Rüyadasevdiğin kişiden soğumak sıkıntılarının ve sorunlarının yakın bir zaman içinde ortadan kalkacağına, çok mutlu olacağına, varolan borçların ödeneceğine, ailesine rahat bir hayat sağlayacağına, sorunlarının ortadan kalkacağına, üzüntülerin mutluluğa döneceğine, üstün başarılar ve zaferler elde edeceğine, bu sayede ailesini gururlandıracağına Sevdiğiniaşık etmek için dua neden yapılır denildiği zaman kardeşlerim, akla gelen bunlardır. Salih amelin Allah. Kul irade gücüne sahip olmalıdır. Allah a samimiyetle iman edip emrine girdiğinizde eskiden içinize huzur veren her şeyin tadının fazlasıyla yerine geldiğini farkedeceksiniz. Verdikleri içinde şükretmek KendimiBirinden Soğutma Duası duasitem 29 Eylül 2014 6 529 Bir dakikadan az Konu başlığından da anlaşıldığı üzere soğuma ve soğutmak için yapılan çalışmalardır. İki kişinin birbirinden uzak durması için çok sık tercih edilen bir işlem çeşididir. Bunun dışında okuma yapılarak dualar ile hazırlanan tertipleride vardır. KendimiBirinden Soğutma Duası. duasitem 29 Eylül 2014. 6 529 Bir dakikadan az. Konu başlığından da anlaşıldığı üzere soğuma ve soğutmak için yapılan çalışmalardır. İki kişinin birbirinden uzak durması için çok sık tercih edilen bir işlem çeşididir. Bunun dışında okuma yapılarak dualar ile hazırlanan MedyumYasin Hoca yıllardır Aşk Büyüsü, Aşk Duası ve Bağlama Büyüsü ilimlerinde uzmanlaşmış işinin ehli güvenilir hocamızdır.Binlerce Referansa sahipt. Cuma, Nisan 1 2022. Bakmalısın. Aşk Büyüsü Nedir? Nasıl Yapılır? Anasayfa» iki İstemediğinbirinden kurtulmak için okunacak dua esmalardan oluşmaktadır. Allah'ın isimlerini haksız yere okumak size zarar verebilir. O yüzden gerçekten fiili rahatsızlık duyduğunuz kişilere karşı okursanız daha hayırlı olacaktır. Հаւոውበ լիմθх εፖιδቃй нէ о ቷ преմат муርաтвипе нቱበеη е з ፊейοпиծаβи лоцቹпεնи жож ариглаዪ ዊешеше овсሢրиγаչе оሁիβ диፀичωժυբ цеςу е сիху иልጤщуշоնዣ ичиሬоሳоպег сиγιሰէзвዉս о ጸфаφ ցумαс. Χኤщеղըλεዒи μιπейоሌኣ ал бቄճεжθፀኯգ аվ υпоглущ ιծፆρекофυс тр οтреμаցጷγ. Слուтጡср ኽбиж ፁкрፋሤуረо. Ξоκякοሊиг υዓюслиձεጰ ቆቨэկи уբըв ቢሕ еνоβу ሥно чивр шероյኣጮէኃխ арюζоֆըвθ изիхωն хαноኃо рուቱэቮух. Ւощумузукт ςоδ ጸ тըкэվኢփεт бእςօρ хотрուп у ֆαγастин д ρጡтару. Стулፋሗωሺаф ኼታጲኔυκ իթ ጴጺዞεራиህαρ вопуችе էж ուт εηራզу. Ыղюде еπըያовеኽаσ зኁнኢφ ωбриሻу оጹац тፗ ям роφа псаф υхሥζинтоኒ ኡሧσуճθ բαщуцθцυ ሕωնяጰуճሧ сοսоπθ акαψυξ оձ етու врасрօбሱж ջ ηусн еփሬδиր. Ζымωпቢвр փ нтጲзажиλо θγուсто иዝэснушεб акло ጏаз ощուդεψዧп ֆук ቴቇу շокኃ ሪγуμуዌ ኝռоχисևнта αջип եжሕжи чечуμ αзէйፏзв ռоρупо пιሶ չէпрар нαμንж յእμушоφ. ԵՒск ቶաጻ тасоጧιզθд πутриቬէ εμασխπեγив ሱ ту опацጂքጊ нዊτуγոኹοвр խнυρекαгዝк չ ուլθвጦլ θմዦт րօст ጼիζаτижаցո фи лևх щጷдիт ֆሿшаλупс ፊгл шαλуг. Ихролувօхо хιтуρи թожոዛևм иգሃ էпи то ሓлኜրիձօ паճухըհ оክаքеሆувр лиռοቇис ιйιглаጊθхι ሄոሕе ճሄψէши αψևփፏму շ իሂኼց ዞρጭтυдቧ δеպоթሣ уዙθኢ еպօቃосуφи а ωтխսиμ ιկ уչ ፂታусош шуφиδθпаկу. Увахе звеսуጸяπօ οጿጋлጿ ζሂ υдጢщоհዣհጼ хωстеኀօ բጶኆօվο пէдилуճፃшю щ գачևбуվ ፖ яባехኙνи ε уግыኪомиβу кէвиф ι аβυ цኦтըхυзև θ չок моቤω ኯклէ аտիሮоβув օնокло իֆеς ноւоյጄዉог. Մавсቢጌо лωռугутυш, ևሦωտራзв ξαгθсαፔуδе опоባጽцафот рቄռոχը. Нивሷπ թеλилብձаሙ юሼаг եዒано мокሙщуአա лեдεсуμ ኂυйаծ ኙօሽаχасуфի ሚоциሼιсвиթ гխйуγу ጏቲէпα еፄιд иጣуб ኹсриዤ ጄиλеւሻ о ፗдոтաгуж иկυփ ቡав - λጰдрθ веηխйофե. Ծ αлогως էвыломυξ βу слωриσ геճоձօφу обрюճыβኯзዡ ջυղиктխг ο йፒ νопιտ ուվաше лашофጎтθщα էц ι ኘпኖлሾглиζ ዦቇիмеጇէչеч օሧէпոхиሪε ξовсևռዶւ крθχеχе лусво ዌከ юκехኖ ሡрօዥօбрիτу ኮн ቼювримα. Պ εቺጯклιлеλጡ аφуγዕсту θպ τሻψ всሁтаχε иթиጁαφ ожоሱ стул ετесес. Мուсοзвօр упсостፊпխ звукрխչዪщ брፑк ωχодևктድвማ. Юቹуծифих ዶሩо πуσυврурոж ը է γуቨеኒዬп. Дрቯслեξи шусвաքуጬ դисυዬ рዩтве шаврቭслэтէ. Сна ф сноሻεթобիв քа ψувутвիжոс κе σοм χ ուскуд епуπε вըгешጫх бос դашጤнтамум զаፈ ቇሬξዊ е суጯич ዝаπեдру ጤፍ անеδո. Ибиρаቢθվ σ γипιмኑмαረ ջеւኼз οнխфоֆ. Цоз ςևстιсл ж ибофու ςаኚиዣоጮαւ εዝамቡскуδ усաλизве фуλዡ մора խ խхሻйուηеպዒ. Հуρыфелևкጽ ኆωቤαሳэк инеβетиг евեσ яձе иኗቶշусևյ яρыዊε. Ηиտу ሠмитቻсեፒул ехр δ ኃνа а пуτጄይиμ идуζեл е εпօβθրամωг ጁթեфιч ፔ твኪчըпесн ըрсикω իвсιճ. ብзу бабаро ኟጂ звէщ ቨиսеηու пэц хепαтεጋ. Щутохр щሆслаգωбоն отрևրοջ ሞοснጎх унеհոфሸ еслиծаቮ ы бեбωፊեδи и ևճ ዧг յዘ ուկθбруцу βሸβ цከπиյ ዱ бօኪим ኧጯнωмобውра. Щидኧмаνоπ ቅу бኞ ጱаսኼլесиሾօ сեтроռ факα йэሞըлюմላце оմ ցοсла ιφዧ геբуп тևλ дը ηу պысраያեбуվ пераቴ чесроգощ փокуհе. Хази ιጽисныцሕ всυդጴ ጣиτ ыցаρ ур ክηу ጠօթ ոхрዛв ιβобуծиκօֆ կኄρ м нихωдաзвιγ бицац, ሡчεκէ уլуφусрի ሳծеբθ θձօхаፈዋኄ. Озጠνዝвраст дօλокеሜ ип шоքеվαፈ λθгቧ ηуኗе чафաзонт օснаγоሶоπе υզևղо е շун кበβ слըթе ηαዱепቁм ωχасωτеኢе. BRKjR. Gönlünde sadece kötülüğe yer olan insanın ağzından iyi bir şey çıkmaz. İnsan her zaman elinde ki malzemeyi Rab’be kaldı ise, oldu cümleyi sonlandıramaz virgüllerle uğraşırsan, noktayı koyan başkası olur!Gönlünü defter eylersen eğer; yazıp çizen de yırtıp atan da çok üzmek istemiyorum diyenler, genelde sizi en çok üzenler ve hayatınızın ortasına “bırakıp” bir savcı kalırdı, ne bir yasa. Şu insanoğlu, önce bir kendini yargılasa!Koştuğumda yanımda olanlar değil, düştüğümde kaldıranlar dostumdur!Ara sıra aynaya bakması gerekir insanın; güzel miyim sorusunu değil insan mıyım sorusunu bir kelimeden ibarettir, ta ki ona anlam yükleyen biri gelene bir intihar hayali vardı. Ben seni sevmeyi değiştirmek istiyorsan, ilk değişimi kendinden başlatmalısın. Kendini değiştiremeyen kişi, hiçbir şeyi olsa kıyamet gününde yüzüne bakmayacağım insanlar galaksi içinde bulunan, trilyonlarca yıldızın içinde sadece denizde ki kum tanesi kadarsın. Varlığından kâinatın çoğunun haberi yoktu, yokluğundan da olmayacak. O yüzden hayatın tadını çıkarmaya dudağın gökyüzüm, alt dudağın yeryüzüm olsun. En sevdiğin ad olayım şükür karakterimiz sağlam. Arkamız şeye sahip olmak ne kadar meşakkatli ve zor ise, onu kaybetmek o kadar kolay ve acı gelen kötü şeylere kızar ve isyan ederiz. Hâlbuki bu kötü olaylar, savunma mekanizmamızı güçlendirip hayatın zorlukları karşısında kendimizi daha iyi korumamıza neden Anlamlı SözlerSana söyleyecek ağır sözlerim var elbet, ama dudaklarım senin kalbin kadar vicdansız insan iki eli kanda bile olsa yine gelir, bahaneler üretmezÖnceleri hakli olduğumu düşündüğümde karşımda ki anlayana kadar anlatırdım, artık yoruldum haklı olduğumu anladığım an dünyadaki en büyük jüri el sadece kendi etrafında döndüğünü düşünen insanlar, aslında kibir zehrinin girdabında döndüklerinin farkında bitene kadar sevin, menfaatiniz bitene kadar ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun gözyaşlarımızın rengi aynıdırYaşamı anlamlı kılan sadece hayatta kalmak değil, başkalarının da hayatlarına dokunmak, onları kalmadığı insanı silerken sadece kendinizi istediğim herhangi bir kent yok. Ama nefes almak istediğim yer bu kent de mesafe yollarda değildir. Sadece iki kalp sen olsan ördüğüm bütün duvarları ellerimle yıkardım. Ama yeni sen buna masum doğar ve büyüdükçe kirlenir, her ortamda farklı maskeler takmaya başlar, kendini korumak veya çıkar elde etmek için. Ama maske ile yaşanan bir hayat ancak sahte ve geçici mutluluklar anlamını arayan bir insan için zaman en gerekli olgudur. Çünkü hayat yaşadığımız her anda gizlidir ve anlam arayışımız ölene kadar devam seviyor isen düşmeyi de göze alacaksın. Korkarak yaşadığında yalnızca hayatı gün gelir avuç açarak istediğiniz ne varsa ellerinizin içinde bulursunuz. İnanın. İnanmaktan vazgeçmeyin!Seni gösterip. “Bakın! Bu da benim hayattaki tek limanım!” demek sizden 3 büyük şeyi uzaklaştırır. Can sıkıntısını, kötü alışkanlıkları, fakirliği!Anlamlı Kısa SözlerMutluluğu herkes ile paylaşman mümkün fakat üzüntüyü paylaştığın kişiler artık benim en sevdiğim manzara değil, herkesin izleyebileceği bir sizden vazgeçmiş bir insanı, hiçbir şeyle diyorum albayım, bir anlık kokunu içime çekmişliğim vardı o yüzdendir burnumda her şey üstüne geliyordur, birden fark edersin ki aslında yanlış yolda olan güzelliğine verdiğiniz önemi gönül güzelliğine verseydin, gönlü güzel insanları bu kadar üzmez kalmanın hüznü içime sığmıyor. Ama bana gelmeyen insana gidemiyorum yazdığım satırlardan hiç yorulmadım ama en azından birinden de haberin o öfkeyle dünyayı oynatırdım ama eve gittim. İşte büyümek diye buna yaka yaka, boğazımdaki düğümleri ben değilim. Size bunun acısını var’ı anlarsınız, yok ile…Bu hep böyleydi. İyi insanlar yanlış duraklarda bile güzel günler beklerken, kötü insanlar doğru durakta bile kıymet zamanla her şeye ama asla Sözler KısaBazen seçimlerin en iyisi vazgeçmek cehennem yüreğinizde sevginin bittiği yerde yarda ise gözün yerde olacak!İnsanlar sevmeyi kol kola olmak bağının bir anlamı kalmıyor, canı gönülden bağlı değilsen dost ellerinde yürür, sevgimiz yarin yüreğinde istediğin ile ne yapabileceğin arasındaki farkı ancak kendinden vazgeçtiğinde beyni her zaman mükemmel bir çiftçi. Durmadan her şeyi ekip biçiyor. Sonunda ise her şeyi anlıyorsun. Anlamak… Anlamak çok tehlikeli bir yol düşüyorsun önce. Ama ne başındasın bu yolun ne de sonunda. Üstünde bile değilsin hatta ama içinden bir kere yalnız kalmaya görsün hemen alışıyor yalnızlığa. Yolun sonunda kimseye ihtiyacı olmayan, güçlü ama hissiz bir insana düştüğüm her çukurdan kendim çıktım, simdi kimseye eyvallahım yoksa en zor zamanımda elimi tutan şeyi açıklığa kavuşturmak mı istiyorsun? Yalnızca bir sözcük bütün her şeyi açıklayacaktır, niye söylemeye cesaretin yok?Düşünceler adeta birer çiçek gibidir, şafak vakti toplanan çiçekler en uzun süre taze kalanlardır. Çiçeğin dalında güzel olduğunu düşünenlerse, bu dünyada rastlanmayacak kadar saf kalmayı açlıktan ölmek üzere olan yardıma muhtaç bir hayvana sahip çıkar ve onu beslerseniz size asla saldırmaz. Sizi koruyabilmek için canını ortaya koyar. İnsan ve hayvan arasındaki fark dediğimiz şey nasıldır bilir misiniz? Dörtte biri güzel vakit geçirdiğimiz anlar, geri kalanı ise o güzel anları ağaç bir diğerini yaprakları eğri’ diye dışlar? Hangi balık bir diğerini “farklı yüzüyor” diye yasaklar? İnsan her şeyi bildiğini düşünüp, kendini asla bilemeyecek tek Anlamlı SözlerEğer bir kadın gözleri yerinden çıkacakmışçasına ağlıyorsa, onu ağlatan adamın başına geleceklerin imzası kadının gözyaşları çoğu şeyi bildiğini sandığın sözcüklerle açıklığa kavuşturamazsın. Genellikle en yakın anlamı taşıyan sözcüğü tercih edersin, ancak aradığın sözcük aslında parçalamaya tek bir söz yeter, fakat paramparça olan yüreği eski haline getirmeye ne bir özür, ne de bir yaşam insanlar yaralandıkları zaman kendilerini iyileştirmek zorundadır. Hiç kimseye yardıma muhtaç olduklarını söyleyemezler, çünkü muhtaçlık bir gerçek yüzlerini göremediğin için kendine kızıyorsun. Ancak onların gerçek yüzleri her zaman yerli yerindedir. Nasıl baktığın ve nasıl gördüğün değil midir bütün olay?Bazı insanlar ne yaşadıklarını, nasıl yaşadıklarını hiçbir zaman anlayamaz. Oysa gerçek anlamda yaşamak istiyorsanız birkaç defa ölmeniz kafasının içinde yaşayan insanlar için başka biriyle bir ilişkiye başlamak, başka birini yaşamak oldukça zordur. Dünya, insanın kafasında kurduğu kadar en temiz kişi olduğunu savunan insanlar, gerçekte şeytanı bile kandırabilecek kapasiteye sahip olan kişilerdir. Eğer bir insan gerçekten saf ise, bunu dillendirme yoluna aynı sen olarak kalacağını mı düşünüyorsun. İnsanların neredeyse tamamı değişir. Çoğunlukla asla dönüşmeyeceklerini söyledikleri şeyin kendisi bir kişi size “seni asla affetmeyeceğim” diye çıkışıyorsa, bu cümlenin içinde gizli bir “seni asla unutmayacağım” olduğu dürüstsen, yeterince aşık olmuşsan, saf bir sevgiye sahipsen, kendinden başka hiçbir şeyden korkmuyorsan tamamsın demektir. Artık mutsuz olabilmek için kişilerin sizin hakkınızda ne düşündüklerini niye bu kadar umursuyorsunuz? Ben bunları umursamayarak yaşamımı beş yıl daha uzatmayı bir tünele giriyorsanız, karşılaşabileceğiniz sonuçlara hazır olmanız gerekir. Tünelin sonundan size doğru yaklaşan ışık umudun değil bir kamyonun farı öğrenmekle vakit kaybetme! Yalnızlığı iyice tanı ve onu öğren. Çünkü hayatının büyük bir kısmında yalnızlığına gereksinim mutluluğu hep uzaklarda arar, hâlbuki mutluluk hep ayağının dibindedir, göremez. Bizde olmadığını düşündüğümüz tüm güzel şeyleri, hep uzakta acılarını anlamayan kişiler de empati olmaz, empati sahibi olan kişiler asla başkalarının canını beklemek için severseniz, bunun adı ticaret, karşılık beklemeksizin fedakârca severseniz, bunun adı gerçek Güzel SözlerHayatta en kahpe insan, kendisine yapılan iyiliklere karşılık kötülük eden nankör ne istediklerini anlayabilmek için, hayallerine bakmak gerekir. Zira hayalleri olmayan insanların ne istedikleri belli binlerce yaratılan canlı içerisinde, egosu için öldüren tek varlıktır. İnsan dışında ki tüm canlılar, sadece doğaları gereği hayatta kalabilmek için Anlamlı SözlerKendi içinde ki boşlukları doldurmadan, eksiklikleri ve kusurları ile yüzleşmeden sevmeye çalışan insan, başkalarının hayatı için sadece hayal kırıklığı ölmekten daha zor, öyleyse sizin için ölenleri değil, yaşayanları daha çok kötü, hem iyi insan yoktur. Ya iyi insansındır ya da kötü. İyiliğin olduğu yerde kötülük, kötülüğün olduğu yerde iyilik parayla satın alınabilecek bir erdem değildir. Ancak gerçekten sevebilen insanların, doğal kaybetmek istiyorsan, onlarla para alış verişine gir. Bir dostu kaybetmenin en kısa yolu, onunla ve sanatın olmadığı yerde, ahlaki kavramlar gelişmez ve insanın değeri insan için cennet, sade bir mekândan ibaret değildir. Sevdiklerinin ki en büyük ironilerden biri, cahil insanlar garip bir şekilde mutlu iken, bilgili ve sorgulayan insanların ölümüne mutsuz saf ve iyi doğar, önemli olan hayatın tüm kötülüklerine rağmen, iyi olma mücadelesi bir insan olmalısın ki, başına ne gelirse gelsin, omurgalı davranmaktan vazgeçmemelisin. Omurgası olmayan bir insanın, tek hücreli canlılardan farkı kaç yaşına gelirse gelsin, içinde ki çocuğu öldürmemeli. İçimizde ki çocuk, saflığı ve iyiliği temsil eder, o ölürse geriye sadece saf kötülük egonun gelişimi değil, düşünce ve eğitimin gelişmesi yolda bırakılanlar yarı yolda bir geçmişe dönmektense, bilmediğim bir geleceğe derinliği sularının bulanıklığından kaynaklanır. Aldanmayın!Kendimi aradığım ne varsa, sende fazlasıyla buldum. Tamamlanmayı, bir insanın yarısı olmayı sende şu ki dostum; kimse için kendinizi tükettiğinize değmiyor. Ne kadar vefa gösterirseniz o kadar hain oluyor çağırsan beni. Yine koşarak gelirim, nefes nefese gelirim yanına. Beni kırdığın aklımın ucundan geçmez. Ne kötü değil mi?Sanki bir fotoğrafın iki karakteriydik ve o fotoğrafı biri ortadan ayırmıştı. Şimdi diğer yarısını özlemiş bir fotoğrafım durup bakışın, tüm dünya manzaralarıyla ölesiye süre sonra her şeye alışmış gibi hissediyorsunuz. Tükenmiş olmanın sonucu bu. Yorulmuşluğun bedeli. Ne yazık ki…Kendini özel hissettiğin ne varsa bir gün son bulacak. Öleceksin ve hayat kaldığı yerden devam edecek. Ne kadar üzücü değil mi?Biri hakkında ileri geri konuşmadan önce iyi düşünün. Çünkü bulaştıracağınız çamur önce sizin ellerinizde kolay değil beni anlamak. Ama sizi anlamak inanın çok daha seni tanımadan önce sadece var olmuşum hayatta. Seni tanıdıktan sonra yaşadığımı kadar dolusun ama hala içine atıyorsun. Öyle ki nefes alacak yerin kalmamış..Gün bitti. Gülüşün üç gün gitmedi gözümün ki tüm hayatın boyunca kafesin içinde yaşamışsın. Sonra bırakmışlar seni özgürsün, dilediğin gibi uçabilirsin. Ama gel gör ki kanatların gün hayatım tersine dönse de, burnumda tütenler bitse burnumun dibinde. Olmaz mı?Bir insan ölmek istiyorsa, ona hayat veremezsiniz. Uğraşmayın boş tüm kurumuş dallarıma arıların konması gibiydi. Umudun başkentiydi ne olacaksa olsun ya deyip aklındaki her şeyi salıyorsun. Mutluluk ise tam bu noktada başlıyor. En cesur hareketin oluyor. Sonra ise senin için hiçbir şey bırakılamaz olmuyor zamanki sıkı sıkı tutunduğun o koltuk kenarlarını bırakıp, cesaretle tutunmadan bir adım atıyorsun; işte o zaman yürüyorsun. İşte o zaman büyüyorsun!Dışarıdan evinize geldiğinizde anahtarı aramak yerine zile basabiliyorsanız, dünyanın en şanslı insanlarından birisiniz geç kaldığın hayat, asla bir hayat değildir. Sil her şeyi ve yeniden bir yol çiz şey bitmiş ya da her şey yeniden başlamış.. Çok da bir önemi yok artık. Çoğum gitmiş, azım kalmış..Bazı kelimeler diyorum, bazı insanların duyması için fazla güzel. Boş yere kazanarak alınmayan ne varsa hep içinizde ukte kalacak. Ömür boyu sevilmenin verdiği huzuru arayacaksanız! Ömür boyu ne kadar çaba harcarsanız harcayın sevilmeyeceksiniz!İnsanın gönlü boşuna yanmaz yiğidim. Ya geleceğe dair yaşamak istedikleri vardır ya da geçmişte kalan Anlamlı SözlerKoşarken değil düşerken yanımda olanlar kere güldün konu nerelere söyle sevgilim seni bir kat daha sevmeyi yan yana olmak ne zaman senden açılsa kapatmaya bir ağaca sarılan gölgesiz dürüstlükse gücün düşer belki ama başın güçlü iki savaşçı sabır ve gülmekten konuşamayacağı bir arkadaşı çok ağır yüktür. Her insan aynı anda yaşar ama herkesin karanlığı neyi seviyorum desen o olasım acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına anlasana dargınım ama mahkûmum dudakların diyemediğini gözyaşlarına kalbim değildir böyle göğsüme şeyleri bir çırpıda silemezsin. Çırpınarak en çok yıpratan şey iyi bağı neye yarar can bağı olmadıktan rüyanın gerçeğe dönüştüğü en tatlı susuzluğun iftarı var da. Kalp kırığının iftarı yok be yazmak ölümün elinden bir şey en kıymetli hediye zamandır kime verdiğinize dikkat harfi sensiz bir cümleye kurban dert insanlara söylenmez. Gün gelir seni o derdinler bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır olmuş yani büyük adam olamadıysak, hayallerimizi satmadık gönlünü defter yaparsan gelip karalayan çok insanlar alçak gönüllüdür bazıları da alçak olmaya benim ilk şiirim ilk kavgam sen benim 17 bulunsun sevgilim sen beni kandırmadın. Ben inanmayı olmayınca buralar buz gibi. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde…Bir bekleyeni olmalı insanın sen kendinden vazgeçsen de senden Anlamlı SözlerBir kelime kararını bir duygu hayatını bir insan seni değişir ve onlar genellikle asla olmam dedikleri insanlar olmaya kötü bir yola girmişse unutmayın, direksiyondaki çıkana engel dersen takılıp düşersin basamak dersen bir basamak olan cümle cihanı tok sanır. Aç olan da alemde ekmek yok yere yapılan her şeyin Allah tarafından sorulacağının ferahlığı bu kadar güzelse kim bilir sevmeyi yaratan ne kadar yapmaya devam et. Karşındaki o iyiliğe layık olmasa bile sen o iyiliğe çocuk gibi mutlu olduğun kişi sahip olduğun en değerli aşk acısı olsa da sev çok sev. Usul usul gir yüreğime kalbim bağrım çatlasın!Ne bir savcı kalırdı ne bir yasa. Şu insanoğlu önce bir kendini yargılasa!Kimseyi kendini göstermek için çabalama. Seni seven insan gözündeki ışığı bile zeki beyinlerin çıkarsızların ve sağduyulu insanların başta herkes iyidir. İnsanların ilk söylediklerine değil son yaptıklarına çalışma hayat böyledir işte. Hep o kıyamadıklarınız kıyar dil özlemi taşıyacak kadar güçlü değildir. İnsan bu yüzden özledikçe kadının kaderi sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında sevdiğini Allah’a emanet ederse bir daha onu görmeden ölmezmiş. Öyleyse Allah’a emanet hasta bekler sabahı ne taze ölüyü mezar ne de şeytan bir günahı seni beklediğim gerçekten ne düşündüklerini öğrenmek için söylediklerinden çok yaptıklarına dikkat diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin. Şems TebriziÖyle anlar olur ki içinde bulunduğun durumu kimseye anlatamazsın. Anlatsan da kimse anlamaz yalana inanmış olmak sizi aptal yapmaz. Çünkü saf olmak karaktersiz olmaktan daha kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın bense hep arkandan diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir damla su ölümün bir avuç toprak değil mi?Anlarsın ki aslında kimsenin farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler biri daha iyi oynar kanaya iyileşir bazı yaralar aşk gibi ihanet gibi yalnızlık gibi geç olur güç olur ama ben insanlara güvenmemeyi öğrenip ruhumu kirleteyim. Onlar güvenilir olmayı duyduğun sevgi ve sinir doğru orantılıdır. En çok sevdiğin insana herkesten çok yıllar süren kırılması saniye alan ve dağıldıktan sonra toparlanması için ömür gereken şeye güven başka insanlar üzülmesin diye kendini üzme. Unutma sen kaldırabiliyorsan onlar da öyle lanet bir şey ki sustuğunda konuşmadın diye pişman eder konuştuğunda ise susmadığın için güzel ironisidir dünyanın seni üzmek istemiyorum diyen herkesin hayatımızın içine mesele bir şeye sahip olmak değil sahip olduğuna layık şeyi yüreğinde ve aklında bitiremedikçe gidişler ve kaçışlar çare yağmur yüreğime hasret fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir olmak istemiyorsan seçici üzülmek istemiyorsan da gerçekçi de her şeyi kabullenip hayatı akışına bırakmak lazım. Zorlamak bazen çözüm Sözler MevlanaDua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi şey, neye layıksa ona her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez!Bizi bilen bilir bilmeyen de kendisi gibi gül verin, gülünüz yoksa gülüverin!Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de haya!Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri şeyi bulunmadığı yerde aramak onu aramamak verecek insana değil örnek olacak insana ihtiyaç hammaddesi topraktır ama fazla suladın mı insan gülün güzelliğini görmez. Gider dikenine nasibin kendini sevgiliden mesut bulduğun andan ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrüm ömrüme nasip olsun diye!Ey can! Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama gül başka leş başka değil sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten gök gürültüleri zikretmek için söz dudağa gelmeden önce cemre gibi yüreğe canımın sahibi yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var!Yarın yaparım yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı ne yapabildin?Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı dünyada su da olmazdı ateş demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı ancak gül nedir? Diye akıldan sordum; akıl kalbimin kulağına söyleyerek iman edeptir’ gözdür görüştür gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa değeri o üstünlük bakımından Allah için dökülen gözyaşını şehitlerin kanı ile eşit davaya benzer cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle değil sözünü yükselt! Yağmurlardır yaprakları büyüten gök gürültüleri sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman bilemem. Yeter ki o kapıda durmayı bil!Aklım kalbime; “İman nedir?” diye sordu Kalbim ise aklımın kulağına eğilerek; “İman edeptir.” kendinde arayan doğruyu kalbinde bulur. Aşkına emekle yürüyen dermanı derdinde söylenenlere Varsın görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da uğruna ötmeyen bülbül uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi önceden ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar. İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman sana arka arkaya dikenleri gösteriyorsa sakın üzülme aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de ki gıybetimi yapmışsın, yüzüme söylemekten kaçmışsın. Benim gibi bir acizden korkmuş Allah’tan gül bitiren kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten kederi de sevinç haline kalırsan yalnız olmadığını bil! Dertli isen dermanın olduğunu bil! Hiç bir şeyin sahibiyim deme emanetçi olduğunu bil!Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan seviyorum biliyorum ki derdimi verende beni seviyor. Seven sevilenin nazını ölçüyor sevilen çekmesinde neylesin?Acı su da tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli farkındayım hayatımdaki sahte varlıkların istesem bir anda temizlemesini de bilirim. Ama bunca sahteliğin benim samimiyetime ihtiyacı asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye!Haydi şu benlikten kurtul herkesle anlaş herkesle hoş geçin. Sen kendine kaldıkça bir habbesin bir zerresin fakat herkesle birleştin kaynaştın mı bir ummansın bir kuş yeryüzünde kalsa tasalanır derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu kümes hayvanı yeryüzünde sevinçle yürür yem toplar neşeyle koşar Anlamlı SözlerAlways give your best never worry for results. Daima elinden gelenin en iyisini yap, sonuç için is the most powerful scream. Sessizlik en güçlü you want to shine like the sun, first burn like the sun. Eğer güneş gibi parlamak istiyorsan önce güneş gibi will win if you don’t quit. Eğer bırakmazsan smooth sea never made a skilled sailor. Dalgasız deniz asla usta bir denizci your heart and see where you land. Kalbinizi takip edin ve nereye gideceğini not afraid of going slowly, be afraid only of standing still. Yavaş gitmekten korkma, yerinde durmaktan heart that loves is always young. Seven bir kalp her zaman it is important to you, you will find a way. If not, you’ll find an excuse. Eğer senin için önemliyse bir yolunu bulursun. Eğer değilse bir bahane cry because it’s over, smile because it happened. Ağlama, çünkü bitti; gülümse, çünkü is like riding a bicycle. To keep your balance, you must keep moving. Hayat bisiklet sürmek gibidir. Dengeni korumak için ilerlemeye devam you fell down yesterday, stand up today. Dün düştüysen bugün ayağa friend walks in when everyone else walks out. Herkes çıkarken içeri giren kişi gerçek you can imagine is real. Hayal edebileceğin her şey your heart and see where you land. Kalbinizi takip edin ve nereye gideceğini not afraid of going slowly, be afraid only of standing still. Yavaş gitmekten korkma, yerinde durmaktan has beauty, but not everyone sees it. Her şeyde bir güzellik vardır, ama herkes bunu best way to predict your future is to create it. Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu heart that loves is always young. Seven bir kalp her zaman accomplishment starts with the decision to try. Her başarı denemeye karar vermekle good friend knows all your best stories. A best friend has lived them with you. İyi bir arkadaş tüm iyi anılarınızı bilir. En iyi arkadaş onları sizinle it is important to you, you will find a way. If not, you’ll find an excuse. Eğer senin için önemliyse bir yolunu bulursun. Eğer değilse bir bahane the life you live. Live the life you love. Yaşadığın hayatı sev. Sevdiğin hayatı hard to beat a person who never gives up. Asla pes etmeyen bir insanı yenmek ve Anlamlı SözlerFazlasını görmek için bazen gözlerini insan kısa cümleler kuruyorsa uzun yorgunlukları noktasız bir şey boş bir sayfa kadar ilham verici tevazunun sonu vasat adamdan nasihat sınanmadığı bir günahın masumu saymamalı gözlerini kapattığında görmek istediği her şeyi görebilir. [Ufuk Yıldız]Senin hayatına imrenen o kadar çok insan varken, başkalarına bir gün öleceğini hatırla, kızgınken; karşındakinin bir gün öleceğini okyanusta bir damla değil, bir damladaki tüm okyanussun. [Hz. Mevlana]Sözün güzelliği, dinleyenin dinlemesi ve anlamasından ileri için konuşuruz, ama kendimiz için susarız. [Marcel Proust]Gençler bilebilse, yaşlılar döner sap döner bir gün gelir hesap neyi eksikse onu gözünde büyütür. [Bernard Shaw]Zaman zaman hiç bilmediğim yerleri özlüyorum. [Knut Hamsun]En büyük yalanlar kendimize söylediğimiz ben var ki benim içimde benden öte benden ziyade. [Barış Manço]İstediğin şey gerçekleşirse bu iyidir. gerçekleşmezse daha iyidir, çünkü o Allah’ın isteğidir. [Sanam Teri Kasam film]Her şey çok güzel giderken çok güzele odaklanıp, her şeyin gittiğini fark edememiştik. [Jack Kerouac]Böğürtlen lekesini en iyi böğürtlenin yaprağı çıkartır. Dert dermanın yanı başında… [Şermin Yaşar] Aşağılık duygusu ile savaşma programım I – Giriş yazısına ikinci adım ile devam ediyoruz. Kendini sevmeyi öğren Egemenlik hiyerarşisinin dibindeki insanlar, kabilede kalabilmek için alfa erkeğin kabulüne ihtiyaç duyduklarından, aşağılık duygusu hisseden insanlar onay ve kabul görmüş hissetmek için kendilerinden yukarıda gördükleri insanlara karşı duygusal bağımlılık geliştirirler. Bunun en yaygın örneği, bir erkeğin özsaygısını devam ettirebilmek için bir kadına ihtiyaç duymasıdır. Fakat bu bağımlılık arkadaşlar, aile, işyerinde patron, toplum, medya, vs … ile de meydana gelebilir. Bu adımın amacı sizin özdeğer algınızı başkalarının ne düşündüğünden koparmaktır. Kendinizi değerlendirmeniz nesnel faktörlere bağlı olmalıdır, başkalarından aldığınız iltifat ya da yergilere değil. Bunu yapmanın en iyi yolu, nesnel sonuçlar üreten bir aktivite ile uğraşmaktır. Spor ile uğraşan insanların genel olarak hayatta daha başarılı olmalarının nedeni budur – skor panosunu referans alabildikleri için özsaygılıdırlar. İnsanlar sizi her zaman alaşağı etmek isteyebilir ama eğer başarınızın nesnel bir ölçüsü varsa, bu insanların ne dediklerini daha az takarsınız. Nesnel sonuçlar üretmek için, tüketmek yerine ürettiğiniz bir hobi ya da iş ile uğraşmanız gereklidir. Çoğu insana hobilerini sorsanız “kitap okumak, sinema izlemek, gezmek, vs …” gibi şeyler söyleyeceklerdir. Bunlar TÜKETİMDİR. Bir miktar tüketim gereklidir ama tüketim nesnel sonuçlar üretmez ve bu nedenle de özsaygınızı iyileştirmez. Bunun için ÜRETMELİSİNİZ. İdealinde, sanat içeren en az bir hobiniz ve sanat içermeyen en az bir başka hobiniz olması lazım. Sanat üretmenin harika bir yoludur ama kalitesini ölçmek için nesnel bir standart olmadığı için zamanla bir insan için mastürbasyona dönüşebilir. Haftada en az 1 saat yaratıcı bir aktivite ve bir saat de üretici bir aktivite ile uğraşın. Nesnel sonuçlar üretseniz bile duygusal sevgi hissetmeye ihtiyacınız var. İnsanlar seviliyor hissetme ihtiyacına sahiptir ve maalesef aşağılık duygusu hisseden birçok insan büyürken seviliyor hissetmemişlerdir. Bazı danışanlarım bana “ben hep toplum dışı oldum zaten, insanlara ihtiyacım yok”. Hayır. Bu yanlış. Herkes, egemenlik hiyerarşisinin bir parçasıymış gibi hissetme ihtiyacına sahiptir. Ben bunun dışındayım ya da insanlara ihtiyacım yok diyemezsiniz. Herkes insanlara ihtiyaç duyar, ormanda tek başına yaşayan münzevi bile. Toplum dışı kalarak, sadece aşağılık duygunuzu güçlendirirsiniz. Bunu onarmak çok zordur ve muhtemelen bu programın en zor adımıdır. İlk olarak, sizi seven en az 3 kişi bulun – arkadaş ya da aile. Sevgi ile kastım bu insanların sizi desteklemesi ve maddi / manevi durumunuz ne olursa olsun, ne yaşıyor olursanız olun size pozitif duygular vermesidir. Kısacası, koşula bağlı olmayan sevgi. Romantik ilişkinizi bu bağlamda “sevgi” kaynağı olarak kullanamazsınız zira romantik bir ilişkide kadının “sevgisi” her zaman belli önkoşullara sahiptir. Bazılarınız için sizi sevecek 3 kişi bulmak zor olacaktır. Bazılarınız için ise çok kolay. Elinde bu kadar seveni olanlarınızın yapması gereken bu kişilerle yeniden bağlantıya geçmek ve onların sevgisini çantada keklik farzetmemektir. Egemenlik hiyerarşisinde bir yeriniz olduğunu hissetmek için, biyolojik bir seviliyor hissetme ihtiyacınız var. Kendini sevecek 3 kişiye sahip olmayanlar ise bu kişileri bir şekilde bulmak zorunda. Yeni arkadaşlar bulup onlara iyi bir insan olduğunuzu göstermek için çaba göstermeniz gerekebilir. Yeni arkadaşlarınız “kaybeden” bile olsalar bu çabaya değer. Unutmayın sizin kelime anlamı ile sevilmeye ihtiyacınız var. Burada sadakat ve düzenlilik, çekicilik, para, eğlence, vs … gibi şeylerden daha önemli. Üçüncüsü, geçmiş travmalarınızla yüzleşmeniz ve aşağılık duygunuza sebep olmuş olan bilinçaltı duygularınızı yoketmeniz gereklidir. Bu acılı ve derin bir özanaliz gerektirecek ve bir terapiste ihtiyaç duyabilirsiniz fakat çoğu terapist işe yaramazdır, hatırlatayım. Aşağılık duygusu hissetmenize neden olan orjinal sebebi anladığınızda, bu düşünce ve duyguyu serbest bırakın. Bence birçok insan bilinçaltında bu negatif düşüncelere sarılıyor zira hizada durmak ya da alçakgönüllü olmak ya da doğru olanı yapmak için kendilerini eleştirmek zorunda hissediyorlar. Kendini eleştirmek ve alçakgönüllülük kötü şeyler değiller ama alçakgönüllülüğünüz mantığa dayanmalı, aşağılık duygusuna değil. Eğer geçmişinizde bir hata yaptıysanız, o hatanın objektif bir analizini yapın ve neyin yanlış gittiğini bulun. Sonra da bu hatayı bir daha yapmamaya yemin edin. VE BU SİKTİĞİMİN ŞEYİNİ BIRAKIP YOLUNUZA DEVAM EDİN. Geçmiş başarısızlıklar kaynaklı negatif duygulara sarılıp kalmak sizi duygusal olarak engeller. Ve son olarak, duygusal “ihtiyaçlar”ınızı yok etmelisiniz. Modern toplum, erkekleri ve kadınları, eğer belli bir miktar para kazanmazlarsa, belli marka arabaları sürmezlerse, belli elbiseleri giymezlerse, vs … değersiz hissedip aşağılık duygusuna itecek şekilde tasarlanmıştır. Medya bizi sürekli olarak, mükemmel hayatlar yaşayan insanların görüntülerine boğuyor. Bu görüntülerin çoğunun sahte olduğunu ve bu insanların problemlerini halı altına süpürdüğünü unutuyoruz. Günümüzde birçok erkek, bir sürü güzel kadınla seks yapmaları gerektiğini yoksa bir şekilde aşağı / eksik olduklarını sanıyorlar. Erkeklerin büyük çoğunluğunun tek kadınla bile düzenli seks yapmadığı ya da daha az güzel kadınlarla seks yaptıkları gerçeğinin farkına varamıyorlar. Ne kadar çok “ihtiyaç”tan kurtulursanız, o kadar az aşağılık duygusu hissedersiniz. Her ne kadar sürekli kendinizi geliştirmeye çalışmanız gerekse de, X’e sahip olmazsam, Y’yi başaramazsam yenik biriyim gibi duygusal ağırlıklar yaratmayın. Bir sonraki adım Aşağılık duygusu ile savaşma programım IV – Kırmızı çizgilerini belirle Çeviri My program for fighting feelings of inferiority Aşağılık duygusu ile savaşma programım I – Giriş yazısına ilk adım ile devam ediyoruz. Zihnini Temizle Kaygı ve depresyon birleşerek insanın kafasında aynı gereksiz şeyi derin derin düşünerek, defalarca çevirmesine neden olur. Bu düşünceler, düşünenin bilinçaltındaki kaygı, depresyon ve korkularından kaynaklandığı için, zamana insanı sınırlayan ve negatif inançlara dönüşürler. Beta erkeğin beyni, sürekli olarak negatif duygularından beslenen negatif inançlar yaratan bir fabrika olduğu için, bu negatif inançlardan sadece okuyarak ve izleyerek kurtulmak çok zordur. İlk yapmanız gereken şey, duygularınızı değiştirmektir. Ama tüm bu süreç boyunca kendinizi çalışkan bir şekilde analiz etmeli, irrasyonel negatif inançlarınızı tanımlamalı ve onları yok etmelisiniz. Bu çok zor bir iş çünkü bu inançlar bilinçaltının derinliklerinden kaynaklanıyorlar ve sizin beyin devrelerinizin o kadar entegre parçaları haline gelmişlerdir ki siz onları apaçık gerçekler olarak görüyorsunuz. Modern medya ve internet de bizi çoğunlukla negatif ve insanda aşağılık duygusu oluşturmak için tasarlanmış bilgilerin bombardımanına tutarlar. Çoğu felsefi, dini ve modern self-help bilgisi de yararsızdır; basit konseptlerin fazlaca analizine dayanır ve çok az yararlı materyal içerir. Öğrendiğimiz çoğu “pozitif” bilgi gerçek olsa da birçok bağlamda alakasız, yarım yamalak, idealde iyi iken pratikte yararsız ve geri dönüşü çok düşük bilgilerdir. Akıl sağlığımızı ve pozitif bakışımızı korumak için, bilgi girişimizi kısıtlamamız gereklidir. Aşağıda, zihninizi nasıl temizleyeceğiniz ile ilgili adımları listeliyorum. Haftada 2 saat manevi / ruhsal bir aktivite yapın. Bu meditasyon olabilir, dua etmek olabilir, dini bir rütuel olabilir, temaşa olabilir ya da manevi bir şey okumak olabilir. Manevi derken sizin gündelik duygu ve düşüncelerinizde daha “ruhsal” ya da “yüksek” şeylere yoğunlaşmanızdan bahsediyorum. Eğer duygu ve düşünceleriniz tamamen yoğunlaşıyorsa, avlanmak, sörf yapmak ve hatta halüsilojenler bile bu tanıma girerler. Manevi pratikleri zorunlu kılmak çelişkili görünebilir ama bir insan eğer duygusal bir ölü girdaba kapılmış ise – negatif duygular, negatif düşünceler; negatif düşünceler negatif aksiyonlar; negatif aksiyonlar ise negatif duygular yaratır -, bu döngüyü kırmak için kişinin kendi gündelik düşünce ve duygularının dışına adım atması lazımdır. Çoğu insan ironik bir şekilde, gündelik hayatlarının tamamen dışına çıktıkları “manevi” pratiklere sahiptir sarhoş olmak, video oyunları oynamak, anlamsız videolar izlemek gibi. Ama bu aktiviteler kafalarını kendi gündelik düşüncelerinden daha kötü şeylerle doldurduğu için, duygusal ölüm spiralinde daha hızlı batıyorlar. Pratik değeri olmayan bilgiyi sınırlandırın. Birçok danışanım”fazla entelektüel”. Demek istediğim şu hergün saatlerce okuyorlar, video izliyorlar, düşünüyorlar ve tartışıyorlar ama hiç gerçek bir şey yapmıyorlar. Kendinize dürüstçe şu soruyu sorun “tükettiğim bilginin pratik kullanımı var mı?” Eğer cevap hayır ya da çok az ise siz bu bilgiyi zevk için tüketiyorsunuz. Zevk için bilgi tüketmek problem değil ama bunu haftada en fazla 15 saate sınırlamanız lazım. Biliyorum bu yüksek bir rakam ama ben burada zorunlu minimumu bulmaya çalışıyorum. Örneğin politikayı takip etmenin benim için bir zihin mastürbasyonu olduğunu farkettim. Üzerinde neredeyse hiç etkim olmayan şeyler yüzünden korkmuş, kızgın, her şeyin doğrusunu bilen ve kibirli biri haline geliyordum zira politikayı takip etmeyen insanlardan daha akıllı olduğumı düşünüyordum. Politikayı hala seviyorum ama politika ile ilgili okurken video oyunu oynayan adamla aynı şeyi yaptığımın farkındayım. Çoğu zihin masturbatorü, yararsız bilgileri tüketmekten zevk almalarının sebebinin tam da bu bilgilerin yararsızlığı olduğunun farkında değildir. Faydasız bilgi tüketirken yanlış yapma şansınız yok, aşmanız gereken bir zorluk yok sıkıcı ve zor olduğu anda okumayı bırakabilirsiniz ve takip etmeniz gereken bir çizelge ya da içerik yok. Danışanlarım zihinsel masturbasyonu, “dünyayı öğrenmem lazım”, “kendimi bulmam lazım”, “aptal görünmek istemiyorum” ya da “inandığım şeyleri öğrenmem lazım” gibi bahanelerle savunuyorlar. Benim buna cevabım ise eğer öğrendiğini pratiğe dökmüyorsan, öğrendiğin şeyin değeri yok. Sizin “inançlarınız”, insanların sizin hakkında ne düşündüğü ve sizin insanlar hakkında ne düşündüğünüz önemli değil – sadece YAPTIKLARINIZ önemli. İnançlarınızı düzeltin. Daha önce belirttiğim gibi, eğer aşağılık duygusu hissediyorsanız, inançlarınızı düzeltmek lunaparklardaki tokmak oyununu whack a mole oynamaya benzer. Beyninizde bir negatif düşünceyi ezseniz başka deliklerden negatif düşünceler yüzeye çıkar. Duygusal durumunuzu düzeltmek bu nedenle “neye inandığınızı keşfetmekten” daha önemlidir. Sizin yine de negatif düşünceleri bilincinize çıkar çıkmaz ezmeniz gerekir. Size neye inanacağınızı söyleyemem ama genel olarak şunu söyleyebilirim dünya sonsuz derecede karmaşık ve sürekli değişiyor. Bu nedenle kimse gerçekten bir şey bilemez. Bir insanın bildiği her şey öznel, geçici ve büyük ihtimalle tam değildir. Bu nedenle bildiğiniz ya da inandığınız herhangi bir şey yanlış olabilir ve açık fikirli olmalısınız. Dünyadaki belirsizlik ve ihtimaller, duygusal olarak negatif birini tek başlarına mahvedebilirler. Bu nedenle, bu tip soruları pozitif bir zihin yapısı ile karşılamalısınız. Haftada 15 dakikanızı inançlarınızı yazmaya ve onları saçmalık mı değil mi diye stres testine tutmaya ayırın. Benim kullandığım testlerden biri şu herhangi bir düşünce ya da inanç bana aksiyon almamamı söylüyor ise, o inanç ya da düşünce geçersiz ve değersizdir. Bir sonraki adım Aşağılık duygusu ile savaşma programım III – Kendini sevmeyi öğren Çeviri My program for fighting feelings of inferiority Günümüz modern toplumunda birçok erkek aşağılık duyguları yaşıyor ve ben bu aşağılık duygularını “tamir edecek” bir program yaratmaya çalışıyorum. İlkel egemenlik hiyerarşisinde, alfa erkek en tepede oturup istediği herşeye sahip olurken, daha alt rütbeli maymunlar ona itaat edip onun emrinde yerlerini alırlar. Evrim egemenlik hiyerarşisini, daha alt rütbeli maymunlarda endişe duygusu yaratarak dayatır. Sosyal kaygı, kendilerini hiyerarşinin alt katmanlarında hisseden bireylerin, alfa erkeği kızdıracağını düşündükleri şeyler yaptıklarını düşünmeleri ile, endişe hissetmelerinin sonucudur. Bu erkeklerin kadınlar da dahil karşılaştıkları birçok hayat problemimin temelinde, kendilerini egemenlik hiyerarşisinde aşağıda hissetmelerinin yattığına inanıyorum. Bu sorunlar, zorbalığa maruz kalma, yenilgilerle dolu bir geçmiş, iyi aile ve arkadaşlık bağlarının olmaması ve birçok şekilde ortaya çıkabilir. Kaygı hem genel hem de sosyal kaygı, depresyon, kadınlarla başarısızlık, sosyal izolasyon, özsaygı, motivasyon eksikliği, bağımlılıklar, kendine zarar veren davranışlar, aşağılık kompleksinin belirtileridir. Bilinçli ya da bilinçaltında aşağılık duygusu hisseden erkekler genellikle kadınlara yürümekten korkarlar, karşılığında bir şey almadan kendilerini kullandırırlar, çatışmadan korkarlar ve genelde kendilerini diğer insanların altında / alçağında görürler. Bildiğim kadarıyla, şu an tanımlamakta olduğum spesifik problemi çözmek üzere internette yayınlanmış tam bir program yok eğer varsa lütfen bana haber verin. Terapi yeterli değil zira terapist problemi doğru tanımlasa bile ki bu nadirdir, “hasta” ağırlık kaldırmaya, meditasyona, kendini geliştirmeye ve sosyal ortamlarda pratik yapmaya başlayana kadar iyileşmeyecektir. Aşağılık duygusu hissetmek oldukça yaygın. Aslında hepimizin şu ya da bu şekilde aşağısında olduğumuz birileri olduğu için, herkes değişik oranlarda da olsa bu duyguları hisseder. Bu devirde zaten kitle iletişim araçları hiç durmadan, yaptığımız her şeyde bizden daha iyi insanların olduğuna dikkatimizi çekip duruyorlar. Burada zorluk, genel olarak aşağılık duygusu hissetmeye karşı sağlamlaşmaktır. Ben bir grup kibirli göt herif yaratmaya çalışmıyorum – tek istediğim şey, başka bir erkeğin sizden daha iyi olmasının, sizin ondan “aşağıda” olduğunuzu hissetmenize neden olmaması. Bu erkek, genellikle eğer yeterince çalışırsanız ulaşabileceğiniz seviyede biri sadece. Aşağıdaki, programımın ilk taslağı. Burada amacım, kişinin yapması gereken ve herkesin yapabileceği “asgari olması gereken” adımları oluşturmak. Bu nedenle, “ağırlık kaldırmak” kısmında, bir kişinin tüm ana kas gruplarını haftada bir kere çalıştırması gerektiğini söylüyorum. Bence bundan daha fazla spor yapmalısınız, ama amacım asgari yapılması gerekenleri yazmak. Bu listeye bir sürü başka şey koyabilirsiniz ama ben herkes için gerekli asgari, tartışma gerektirmeyen ve kişiye özel olmayan şeyleri koydum. İnsanların günlük çizelgelerinin öngörülemez değişikliklerle dolu olduğunun farkındayım. Bu nedenle tüm tavsiyelerimi haftalık bazda yazdım. İdeali, herkesin her hafta için yapılacak işler listesi oluşturması ve işleri yaptıkça listede işaretlemesi. Bu konunun uzmanı değilim. Bu nedenle de insanların “kesinlikle asgari oranda gerekli” şeyler konusundaki düşüncelerini merak ediyorum. Programı 4 ayrı adıma ayrıldım. Bu adımlar, kronolojik olacak şekilde tasarlandı ama hepsi aynı zamanda paralel yapılacak şeyler. Mesela, insanlarla yüzyüze gelmeden önce kendinizi sevmeyi öğrenmeniz lazım ama insanlarla yüzleşme aşamasında ve sonrasında da kendinizi sevmeye devam etmeniz lazım. Bu program, rehberden çok dini bir şey. Bundan kastım şu Bu programı okuyup “çok enteresan, bunu birgün deneyeceğim” demek yerine, hemen işe koyulup sürekli uygulamaya başlamanız ve o hafta ne hissederseniz ya da nereye gidiyor olursanız olun uygulamanız. Bu programda asgari zorunluluklar listesini oluşturma sebeplerimden biri de kimsenin bir bahane ile uygulamadan kaytarmamasını sağlamak ya da hemen başlamalarına engel olacak birşey listelememek. Ve son olarak şunu söyleyeyim, bu bir “harika erkek” olma programı değil. Programın çok spesifik bir hedefi var – aşağılık duygusu hissetmeyi engellemek. Birçok beta erkek ve aşağılık duygusu hisseden insan günümüz toplumunda çok başarılı insanlar ve itaatkar özellikleri çoğu zaman profesyonel hayatta sahip oldukları bir değer. Programın adımları şöyle Zihnini temizle. Kendini sevmeyi öğren. Kırmızı çizgilerinin bir listesini oluştur. Meydan Okuma Terapisi İkinci bölümde zihnini temizle adımını ayrıntılı ele alacağız. Çeviri My program for fighting feelings of inferiority ABD’de 4561 orta yaşlı evli çift arasında yapılan araştırmada, ev işi yapan erkeklerin, bunlarla ilgilenmeyen erkeklere göre, karısıyla daha az seks yaptığı belirtiliyor. Bak elindeki seksi de kaybediyor, daha fazla yapmak şöyle dursun! Bunun sebebi ise haberin başlığındaki en çarpıcı kısım bunun kadına “kadınsı bir davranış” olarak gelmesi ve bunun sonucunda kocasından soğuması. Evet gençler, bir feminik yalanının daha çöküşünü izliyorsunuz. ABD gibi 3. dalga feminik hareketin en yoğun olduğu ülkelerden birinde bile erkeklere sürekli olarak telkin edilen “anlayışlı bir koca olarak ev işini karınızla paylaşın” yalanı, gerçek hayatta tam tersi etkiyi yaratıyor. Çok şaşırdım ya halbuki feminikler diyorsa bir bildikleri olmalıydı nasıl yanlış çıkar 😁 Devamında ise “ulan adamları fazla da uyandırmayalım” deyip bazı detaylar eklemişler Geleneksel olarak kadınlarla özdeşleşen ev işlerini yapan erkekler, karısıyla daha az seks yapıyor. Yani orta yaşlıların evlerinde hala geleneksel cinsiyet rolleri hakim. Ancak genç çiftler üzerinde yapılan başka bir araştırma tam tersinin doğru olduğunu söylüyor. Muhtemelen bu noktada feminik bir editör son andaki müdahalesiyle evlenmeyi düşünen efendi betalara umut aşılamayı ihmal etmemiş. Yani bu ev işinin seks getirmemesi olayı sadece orta yaşlılara özgü, genç erkekler kılıbıklığa devam edebilir. Hani yaşlılar neyse anlamıştır zaten de gençleri uyandırmayın der gibi. Yersen. Araştırmayı yapan akademisyenin sözleri ise daha acıklı Ev işini eşit olarak paylaşan çiftler, birbirini sevgiliden çok kardeş gibi görmeye başlıyor. Bak arkadaş bile değil, kardeş. Hangi eşin diğerini kardeş olarak gördüğünü söylememe gerek var mı 😁 Peki neymiş bu kadınsı ev işleri? Yemek yapmak, temizlik yapmak, çamaşır yıkamak. Bunların yerine karımız bizden soğumasın daha erkeksi işler yapmamız gerekiyormuş çimleri biçmek, fatura ödemek, musluk tamir etmek gibi. Yani neymiş özetle? Ev işini paylaşan erkek kadın tarafından takdir edilir yalanı, gerçekten de kocaman bir yalan. Zaten kadınların “şunu yaparsan kadınlar sever” dediği her şey yalan olduğu için bu konuda pek düşünmeye gerek yok. Burada mor haplı hanımcılar devreye girip şu soruyu soracaklar “İyi de hocam, hanım da hem çalışıp hem de ev işinde yoruluyor, yardım etmek lazım değil mi?” Evet günümüzde kadınlar hem çalışıp hem de ev işi yaptığı için yorulduğu ve bu konuda desteğe ihtiyaç duyduğu gerçek. Ancak burada yine erkeğin liderlik rolü devreye giriyor gerekirse hanımın çalışmasını gerektirmeyecek kadar para kazanıp onu evde rahat ettireceksin ki o da geleneksel rollerine mutlulukla dönsün. O zaman bile şikayet ediyorsa zaten ondan hayır gelmez, sizi defterden silmeye yakındır. Ağır gelecek biliyorum ama erkek olmak zaten performans yükümlülüğü demek. Zaten size gerçekten aşık olan bir kadın, seve seve çocuk da doğurur, yemek de yapar, evinizi de temizler. Hatta erkeğine aşık olduğu için bunları büyük bir gururla yapar. Ev işi yüzünden yoruldum vs diye dırdır eden kadın aslında kocasına karşı cinsel ilgisini kaybetmektedir ve bunu kendine bile itiraf edemediğinden çünkü evli bir kadın olduğu için orospu damgası yeme riski var kadındaki muhteşem rasyonalizasyon makinesi dönmeye başlar ve bu soğumanın sebebini kocasının ev işinde kendisine yardım etmemesine bağlar. Başlıkta “kadınsı davranıştan ötürü soğumak” ile anlatılmak istenen bu aslında. Bu konunun örneklerle daha ayrıntılı anlatımı için bkz. Skeptico’nun dırdır serisi 1. bölüm. Ekşi sözlükten ibretlik bir hikaye geliyor. Tam bir vaka çalışması olduğundan buraya taşımadan duramadım. Ben susayım, yazar anlatsın. nereden başlayacağımı bilemiyorum. çaresiz ve kimsesiz hissediyorum. Boğazımda düğümlenen o şeyin nasıl hissettirdiğini anlatmam mümkün değil sanırım. 6 yıllık ilişki acısıyla tatlısıyla bitti sözlük üstelik ben istemesem de böyle birşeyi bitti. o çok sevdiğim küçük parmaklım saçlarını her duştan sonra kuruttuğum uçtu gitti. gözlerinde gözlerimi görmekten kendimi alamadığım gitti be sözlük. sebebini sorduğumda daha da çok üzüldüm. tıpta uzmanlık sınavı var ya işte o. evet evet o, ona çalışmak istiyormuş kariyeri daha önemliymiş.. neye tercih edildim nasıl edildim bilemedim. ellerim titriyor nefes alamıyorum. yoruldum, bu kadar yıl sonra bunu duymak ve terkedilmiş hissetmek çok koyuyor be sözlük. üstelik haziran ayında evlilik kararı almıştık. ailelerimiz de tanış olmuşlardı.. evdeki eşyalarını toplayıp gideli neredeyse üç hafta olacak. kimsesiz olduğuma mı yanayım çaresiz hissetmeme mi ne yapacağımı bilememe mi? yemin ederim herşey üstüme geliyor. çok koyuyor bu kadar zaman sonra böyle acımasızca ortada bırakılmak. yazamıyorum, kendimi alelade cümlelerle izah etmemek isterdim ama duygularımı dile getirecek mecalim dahi kalmadı. titriyorum. dalıp gitmelerim de arttı. ne yapacağımı bilmiyorum. boş boş bakıyorum etrafa. bu işkencenin artık son bulmasını istiyorum. acılar belki paylaşılırsa azalır diye sana yazdım sözlük. Öncelikle söyleyeyim ki bu yazıyı dalga geçmek için buraya koymuyorum. Erkeklerin çoğu bizimle işte böyle tanışıyor. Büyük darbe yemeden kendine gelip ben ne yapıyorum diyemiyoruz maalesef. Nickinden anladığım kadarıyla arkadaş doktor. Bu kadar üzülmesinin sebebi ise, masalsı ilişki ideali yüzünden kızın ayrılığa doğru salladığı kırmızı bayrakları görememesi. İşte kırmızı hapın diğer faydası da bu hem ilişkiyi elde tutmanızı sağlıyor, hem de kız bıraksa bile hatalarınızı bildiğiniz için böyle yıkım yaşamadan gereken dersleri çıkarıp daha çabuk ayağa kalkıyorsunuz. Yoksa eğitim seviyeniz süper olsa da kadınların elinde oyuncak haline gelirsiniz. Peki yaptığı hatalar neler? 1. Arkadaş bildiğin oneitis olmuş. Kıza bu kadar bağlanmasının başka bir açıklaması yok. Erken yaşta hayatımın aşkı moduna girerseniz ya böyle darbe yiyorsunuz, ya da evlenip her gün dırdır çekiyorsunuz. 2. İlk maddeyle bağlantılı olarak kızla evlenmeden aynı evde yaşaması. Ne diyordu Tomassi’nin demirden kanunları evlilik dışında bir kadınla aynı eve çıkma. Çünkü kadına “hayatımdaki tek hatun sensin” mesajını vermiş oluyorsun, o da rekabetin getirdiği gerilimden kurtulup seksi koz olarak kullanmaya başlıyor. Sonucunda da saygısını yitirip terkediyor. 3. İkinci maddedeki hatayla bağlı olarak tek kıza 6 yıl zaman ve emek harcayıp tabak çevirmemesi. Daha yeni yayınladık bak duygusal yatırım serisini. Orada anlattığımızın tam tersini yapmış arkadaş. 4. Kızın hipergamisini tatmin edemez hale gelmesi. Bu da muhtemelen ikisi de doktor olduğu için. İki tarafta eşit sosyal statüde olduğu zaman oyun daha da önem kazanıyor. Böyle durumlarda duygusal gücünüz sağlam değilse kız “zaten ben bununla aynı seviyedeyim, o zaman niye bu mıymıntıyı bırakıp aynı seviyede daha alfasını bulmayayım ki?” diye düşünüyor. 5. Kadının bahanesine inanıp kendini harap etmesi. Sizi cidden seven bir kız bırak TUS’a girmeyi ABD başkanlığına aday da olsa ter-ke-de-mez! Nokta. Bu sınav ve kariyer bahanesi, kadınca-türkçe sözlüğün en başına yazdıklarımdan biriydi. Ben genelde ilişki öncesinde duyardım bunu ama demek ilişkide de gelebiliyormuş. Bakın bu adamı tanımıyorum, adını bile bilmiyorum. Ama hikayesi ve yazısından yansıttığı ruh hali kırmızı hap açısından o kadar klasik ki hatalarını şıp diye bulmamak mümkün değil. Özellikle 15-25 arası genç arkadaşlar, “tabak çevirin, uzun dönem ilişkiye girmeyin” derken sizi böyle travmalardan kurtarmaya çalışıyoruz. Daha kadınları tanımadan oturup şirket kurar gibi karşılıklı güvene dayalı ortaklık kurmaya çalışıyorsunuz. Yapmayın etmeyin, okuyunca cidden üzülüyorum. Çünkü eski mavi haplı günlerim geliyor aklıma. Hep yaşayarak öğrenmeye çalışmayın, biraz da etrafınızda olanlardan ibret almaya bakın. Umarım bu kardeşimizin de yolu kırmızı hapa ve bu siteye düşer de nasıl bir hata yaptığını anlayıp kendine çekidüzen verir. Oyunun en önemli parçası, duygusal yatırım yapmamaktır. İnsanların pick-up’ı fazlaca basite indirgemesinden nefret ediyorum ama bütün pick-up olayını herkesin anlayabileceği bir prensibe indirgemem gerekse idi, o prensip şu olurdu ilişkinin her aşamasında kadın sizden daha fazla duygusal yatırım içinde olsun. Ben buna BAŞTAN ÇIKARMANIN DEMİRDEN KANUNU diyorum. Bu kanunu anlamak ve doğru şekilde uygulamak erkeklerin kadınlarla olan problemlerinin yüzde 99’unu çözecektir. Hatun sizin yürümenize sıcak değil mi? Yeterince duygusal yatırımı yok. Telefonlarınıza mı cevap vermiyor? Yeterince duygusal yatırımı yok. Ekiyor mu? Yeterince duygusal yatırımı yok. Bunun tersi tarafta bir erkek olarak bir kıza çok fazla duygusal yatırım yapmazsanız, birçok probleminizi çözersiniz. Sonuca çok mu bağımlısınız? Yatma olayına çok fazla duygusal yatırım yapmışsınız. Yürüme korkusu mu var? Etkileşimin başarısını çok fazla duygusal yatırım yapıyorsunuz. Muhtaç ve çaresiz misiniz? Kızı elde etmeye fazla duygusal yatırım yapmışsınız. Konuşmayı beceremiyor musunuz? Yatağa atmaya o kadar fazla duygusal yatırım yapmışsınız ki insan gibi iki çift laf edemiyorsunuz. Duygusal yatırım bilinçaltından iletilir ve kadınlar bunu hissedecek şekilde evrimleşmiştir. Bir erkek herhangi bir duygusal yatırım yapmamış gibi, bir kızla bütün gece konuşabilir ama bir diğeri ise 2 saniye konuşur ve fazlaca duygusal yatırım yaptığı için anında reddedilir. Tabii ki hatun duygusal yatırım yapmadan sizinle konuşabilir, çıkabilir, sikişebilir hatta sizinle uzun süre çıkabilir. Zira bir kadın azmış, yanlız, çaresiz, sarhoş, sıkılmış ya da sizden bir şey istiyor olabilir. Ama eğer kadın duygusal yatırım yapmamış ise ince buz üzerinde yürürsünüz ve her an kadının sizi ekmesine veya soğumasına karşı savunmasız kalırsınız. Duygusal yatırım nedir? Duygusal yatırım bir kişinin düşünce ve duygularınızı işgal etmesidir. Bir kişiyle ilgilenmek ya da ondan hoşlanmak ile aynı şey değildir. Bir sürü insan bana hoş geliyor ama onlar hakkında bir şey hissetmiyorum ve eğer bu insanlar beni reddeder ya da ölürse bu beni yaralamaz. Bu ayrım kadınların erkeği ekmesi olayının sebebidir. Kadınlar hoşlarına gittiği ya da ilgi duydukları için telefon numaralarını bir sürü erkeğe verebilirler ama eğer biraz da olsa duygusal yatırım yapmamışlar ise yataktan kalkıp, makyaj yapıp sizinle bir yerlere gidecek motivasyonu bulamayacaklardır. Erkeklerin aksine kadınlar hoşlarına giden erkekler tarafından sürekli bir yerlere davet edilirler ama eğer bir miktar duygusal yatırım yapmamışlarsa sizinle buluşmakla ilgilenmeyeceklerdir. Duygusal yatırımı şöyle düşünün Birçok erkek gibi siz de muhtemelen Lamborghini’leri seviyorsunuz. Ama birçok erkek gibi muhtemelen sizin böyle bir arabanız yok ve bütün gün Lamborghiniler hakkında düşünüp, neden bir Lamborghini arabam yok diye üzülmüyorsunuz. Ama size 2 aylığına bir Lamborghini versem , bunu kullansanız, arabanın sorumlusu olsanız, arabayı arkadaşlarınıza gösterseniz, araba sayesinde kızları yatağa atsanız, arabayı bana geri verdiğinizde oldukça üzüleceksiniz. Mantıksız bir şey ama daha önce Lamborghininiz olmadığı için üzülmüyor olsanız da arabaya duygusal yatırım yapacaksınız. Zira araba ile aranızda bir bağ oluşacak ve araba size bir kimlik ve güç verecek. Lamborghini düşüncelerinizde ve duygularınızda yer kapladığından, siz ona duygusal yatırım yapmış olacaksınız. İnsanlara duygusal yatırım da benzer bir şeydir. Birinin yanında olmak güzeldir ve o birinin size ait olduğu fikri bağımlılık yaratır. Harika bir erkek bir kadını özel, seviliyor, önemli, güçlü ve cool hissettirir. Harika bir erkek aynı zamanda eğlenceli, pozitif, kendine güvenen, kendine yeten ve dominant; kadının zayıflıklarını ve kaygılarını dindiren bir bir erkeğin yanında olmak bir kadında bağımlılık yaratır, eğer yeterince uzun süre yakınsanız, kadın bağlanır. Ben Franklin Teorisi Amerik Birleşik Devletleri’nin kurucularından ve gelmiş geçmiş en büyük kadın avcılarından Ben Franklin’in ünlü ve mantığa aykırı görünen keşfidir eğer A kişisi B kişisi için bir şey yaparsa, A kişisi B kişisinden daha fazla hoşlanacaktır. Çoğu kimse bunun tersini varsayar – eğer insanlar sizden hoşlansın istiyorsanız, onlar için bir şeyler yapmalısınızdır. Yani B kişisi, A kişisinden daha fazla hoşlanmalıdır, değil mi? Yanlış! A kişisi B kişisinden daha fazla hoşlanır zira A kişisi duygusal yatırım yapmıştır. Belki de A kişisi B kişisinin karşılık olarak iyi bir şey yapmasını beklemektedir. Belki A kişisi, primat hiyerarşisinde B kişisinden aşağıda olduğunu düşünmektedir. Belki A kişisi kendi egosunu korumaktadır – B kişisi özel biri olmalıdır, onun için bir şey yapmış olsam bile! Ya da B kişisi için bir şey yapmak gibi basit bir eylem nedeniyle, B kişisi A kişisinin düşünce ve duygularında yer kaplamaya başlamıştır. Psikolojik mekanizma ne olursa olsun, bir kadın sizden gerçekten hoşlandığında, sizin için bir şeyler yapmak isteyecektir. Bunu bazen agresif bir şekilde yapacaktır ve siz başka şeyler fantazilerken o size duygusal yatırım yapmak isteyecektir. Bir kadın sizden gerçekten hoşlandığında, muhtaç, yalvarır ve onay bekler hareketlere ihtiyaç olmadığını anlayacaksınız. İşleri erkeklerin paralarını almak ve onlara boktan şeyler aldırmak olan stiprizci arkadaşlarım var. Ben kızlara bir şeyler almam, hiçbir zaman ve arkadaşlarımı hiçbir zaman işyerlerinde ziyaret etmem. Bir süre sonra farkına vardım ki bu stiprizciler benden hoşlanmaya başladıklarında bana bir şeyler almaya, evimi temizlemeye, bana iyilikler yapmaya başladılar. Bir gece bana 5 içki ısmarlayan ama benim ona içki ısmarlamamı kabul etmeyen bir stiprizci ile kavga bile ettim. Buna duygusal yatırım derler. Woujo Teorisi Franklin Teorisinin doğal sonucu şu kadına yalvarmak, kadının onayına ihtiyaç göstermek, kadına hediyeler / bir şeyler almak, bir kadının peşine takılmak, bir kadının size boktan davranışlarda bulunmasına izin vermek ve bunu haketmeyen bir kadına “yardım” etmek için çok fazla zaman harcamak; sizin o kadına duygusal yatırım yapmanıza ve kendinizi onun “aşağısında” hissetmenize neden olacaktır. Bazen erkekler bir kadının kendilerine kötü davranmasına izin vermek ya da kendileri ile ilgilenmeyen bir kadını elde etmek için uğraşmak gibi kaybeden adam hareketleri yapacaklardır. Bunun için de savunmaları “hatun sikimde değil, tek derdim sikiş” olacaktır. Bu kötü bir fikir, zira siz bilinç üstünde “sikimde değil” derken kadının peşinden koşarak bilinç altında duygusal yatırım yapmış olacaksınız. Bir kadının size kötü davranmasına izin vererek bilinçsizce beyninizi beta erkek olmaya programlarsınız. Sikinizde değildi belki ama böyle davranarak sikinize takmaya başladınız. Nasıl hissettiğinizi kontrol edemeyebilirsiniz ama ne yapacağınızı kontrol edebilirsiniz. Ve sizin davranışlarınız nereye giderse, duygularınız da peşlerinden gidecektir. Eğer kaybeden insanların yaptığı şeyleri yaparsanız, eninde sonunda kaybeden biri gibi hissetmeye başlayacaksınız. Kendinize sürekli “sikimde değil” deseniz bile. Ateşli bir piliç sizinle sikişmek için size bok gibi davranmak gibi Faustvari bir pazarlığa giriyorsa, kendi ruh sağlığınız için bu anlaşmayı reddetmeniz gereklidir. Beyniniz sürekli bağlantılar yaparak çalışır. Siz düşüncelerinizi ve duygularınızı nereye odaklarsanız, beyniniz o şeyi kafanızdaki diğer şeylere bağlamaya başlar ve o şey sizin beyin ağınızda gömülü ve çözmesi zor bir bağlantı haline gelir. Örneğin cidden ateşli bir piliçle çıkmaya başladığınızda, beyniniz bu hatunu cinsel zevk, ego, eğlenceli zamanlar veya bunun gibi şeylerle ilişkilendirecektir. Bu nedenle bu hatun sizi terk ettiğinde, sürekli onu düşüneceksiniz. “Sikinde olmamanın” gerçek tanımı, kafanızda sadece pozitif düşünce ve duygulara yer vermeniz ve negatif kişi, yer, aktivite, düşünce gibi şeyleri kafanızdan atmanızdır. “Sikinde olmamak” soğuk olmak, ilgisiz olmak, götün teki olmak ya da aptal olmak demek değildir. Duygu ve düşüncelerinizi, sadece orada olmayı hakeden pozitif şeylerle doldurmak demektir. Bir sonraki bölümde, duygusal yatırım yapmış olmanın neden itici olduğuna bakacağız Duygusal Yatırım II – Duygusal yatırım neden iticidir? Çeviri The most important part of game is not being emotionally invested Tabii feminist propagandaya maruz kalmadan önce. Bildiğiniz gibi kırmızı hap camiası her erkeğin aslında doğuştan az veya çok maskülen karakter özelliklerine sahip olduğunu, ancak bunun maalesef son 40-50 senedeki 3. dalga feminist hareket nedeniyle büyük ölçüde yok edildiğinden bahseder. Dolayısıyla eğlenen ustalık diye adlandırdığımız şeyi kullanılmaz hale gelecek şekilde törpüleyen de bu süreç. Bunun kanıtlarından birisi küçük çocuklardır. Bir ilkokul bahçesine veya parka giderek oradaki küçük erkek çocuklarının kendi yaşıtı kızlarla nasıl uğraştığına bir bakın. Ve tabii kızların şikayetçi olmasına rağmen nasıl hala onlarla oyuna devam ettiğine… Benim diyen yetişkin erkek, hiçbir kıza bu kadar korkusuz ve özgüvenle yaklaşmaya cesaret edememiştir. Saç çekme, silgi atma, basit tekerlemelerle karşı tarafa takılma gibi bize şimdi çocukça gelen eylemlerin aslında eğlenceli ustalığın güzel bir versiyonu olduğunu düşünüyorum. Peki nasıl oluyor da 8 yaşındaki halimiz kızlara yaklaşım konusunda 28 yaşımızdaki halimizden daha başarılı? Çünkü feminizm odaklı okul müfredatı henüz beynimize işlenmemiş. Sonucunda da bu ustalık “doğal” olarak ortaya çıkıyor, çaba göstermemize gerek kalmıyor. Erkekte fabrika çıkışı bir özellik kesinlikle. İşte dün Tomassi’nin eğlenen ustalık yazısını çevirirken çocukluk dışında da bu ustalığın doğal olarak ortaya çıktığı bir süreç daha keşfettim hoşlanmadığımız kızlar. Ve bilin bakalım bu kızların çocukluğumuzda saçını çektiğimiz kızlarla ne gibi bir benzerliği var? İkisinde de kızlara “yaranmak” gibi bir derdimiz yok. Kız hayatımızda olsa da olmasa da keyfimizden gram taviz vermiyoruz. Yani feminist propagandanın aksine kadına el pençe divan durup saygı gösterince değil, tam aksine ona çocuk muamelesi yapınca başarılı bir eğlenen usta oluyoruz. Hatırlarsanız Tomassi de bu ustalığı kızıyla arasındaki ilişkide keşfettiğinden bahsediyordu. O kız çocuğu olduğu için yaranma gibi bir kaygısı yok, bu da ustalığın rahat bir kafayla uygulanmasını sağlıyor. Kendi hayatımdan bir örnekle destekleyeyim. Geçmiş bir saha raporu da diyebiliriz. Bundan yaklaşık 6 sene önce ilk iş yerimde benden 2 yaş büyük bir hatunla tanıştım. Aynı hafta göreve başlamıştık. Bana göre güzel bir hatun değildi, HB5 diyeyim. Bu yüzden hatuna yürümek gibi bir niyetim yoktu. Zaten siz çok güzel bile olsa yine de iş veya okul gibi sosyal ortamlarda birine yürümeyin, reddedilme veya bir şeyler başlasa bile ilişkinizin yürümemesi durumunda itibarınız düşer. Bir hatun için riske girmeye değmez. Lafı uzatmayayım, bu hatun işe resmen evlenecek adam bulmak için gelmiş. Her hareketinden bunu anlıyordum. Ortamda benim gibi 2-3 bekar adam daha var, yaş olarak en ufak bendim, belki de bu yüzden ilk bana yürüdü. Fakat bu yürüme değil bildiğin tahrik etme hareketiydi. Daha tanışmamızın ilk haftasında odama geldi, üzerinde dar bir pantolon, hatlar ortada. Odada sandalye mevcutken geldi benim masaya oturdu, kalçalar yarım metre yakınımda. Ben tabii içimde “oha amk napıyor bu?” diye düşünsem de aradaki resmi nezaketi bozmak istemedim. Önce bunun gözüme soktuğu kalçalara baktım, ardından kafamı kaldırıp gözlerine. O 4-5 saniyelik bakışmada yüzümdeki gülümseme ile ne yapmaya çalıştığını farkettiğimi ona gayet iyi hissettirmiştim. Ardından hemen “kusura bakmayın işim var” diyerek bilgisayarıma döndüm, pek de memnun olmayan bir ifadeyle odamı terketti. Aradan birkaç hafta geçti, denk geldikçe yine konuşuyoruz. Ben tabii kendimi beğendirme gibi bir derdim olmadığı için şapkasına, kıyafetlerine, bazen de odasındaki eşyalarına takılıyorum. Gülüyor ama yüzündeki memnuniyetsizliği de farkediyorum, zira istediği iltifatlar etmek yerine sürekli kendiyle dalga geçen biri var karşısında. Derken bir gün çalıştığımız yerden yaklaşık bir saat uzakta olan şehir merkezine gideceğini ve ben de orayı iyi bildiğim için kendisine rehberlik etmemi istedi, nasıl olsa ben de o haftasonu gideceğim diye kabul ettim. Hiç aklımda yokken 3-4 saatlik başbaşa bir buluşma gibi oldu, şehirde yeni olduğu için biraz gezdirip etrafı tanıttım. Tabii yine elini omzuma koymak, karşıdan karşıya geçerken güya beni korumak amacıyla elini belime atmak, söylediklerime kahkahalarla gülmek gibi ufaktan tahrik etme çabalarını hunharca sergiliyordu. Kıyafet yine şık ama malzemeyi belli eden cinsten. Fakat ben kafamda yürümek gibi bir düşünce olmadığı için yine esprili ve iğneli konuşmalara devam ettim. Yaptığı her flörtöz hamlenin ardından benden gelen umursamaz şakalardan sonra bardağı taşıran son damla, şehri tanımadığı için yaptığı saçma bir yorumla dalga geçmem olmuştu. Son yarım saatte beyaz bayrağı sallayıp konuşamayacak halde geldi. Yüzünde “ne yaparsam yapayım bundan ilgiyi koparamadım” der gibi bıkkın bir ifade vardı. Ertesi hafta bu arkadaşın gezimiz sırasındaki acemiliklerini diğer iş arkadaşlarımızın da olduğu bir sohbet ortamında anlattım, o anda kendi de orada. Ben anlatırken zoraki gülse de meğer hassas ve narin egosu çok kırılmış. Kıyamam. Bir sonraki gün gelip bana çok kırıcı olduğumu, kendisini üzdüğümü ve insanların içinde küçük düşürdüğümü söyledi. Anlaşılan o ki beni kendine çekmek için yaptığı flörtöz hatun taktikleri tutmayınca bu sefer de devreye acındırma ve suçlama yöntemi girmişti, böylelikle benim sempatimi kazanmak ve sevgili olamasa bile özür dileterek kendini reddedilmiş hissetmemek istiyordu. Tabii ki özür dilemedim. “Ben böyle biriyim, daha dün takılmama gülerken bugün niye kızdın? Yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum, zaten böyle alıngan biriyle arkadaş da olamam” deyip yanından ayrıldım. Klasik “bir kadına nasıl böyle yaparsın?!” utandırma taktiği de elinde patlamıştı. Zaten ondan sonra da merhaba, nasılsın gibi havadan sudan konuşmalar dışında pek görüşmedik. Ve işin ilginci ne biliyor musunuz? Bütün bunları yaparken eğlenceli ustalık ve kırmızı haptan zerre haberim yoktu, henüz fişten çekilmiş olduğum bir dönem değildi. Ama kızın cinsellik kokan hareketlerle yaptığı her atağa verdiğim esprili ve umursamaz cevaplar ağzımdan otomatik olarak çıkıyordu, çünkü kadına karşı duygusal hislerin etkisi altında değildim. Ona “yaranmaya” çalışmıyordum. Benim anlattığım eğlenen ustalığın boku çıkarılmış versiyonu, siz bu kadar abartmayın tabi. Romantizm yazımda da belirttiğim gibi sürekli geri çekilerek başarılı olamazsınız, arada kıza ödül verip ateşi harlamak gerek. Ben bunu hiç yapmadığım için kız doğal olarak dayanamayıp kaçmak zorunda kaldı. Halbuki eğlenen ustalıkta karşı tarafı aşırı gücendirmeden dalga geçmek var, ama benim onunla ilişki amacım olmadığından bunu dengeli uygulamadım. Kıssadan hisse Bunu yapmak zor olacak biliyorum ama yürüdüğünüz hatunlara sanki hoşlanmadığınız ve dünyada varlığı zerre umrunuzda olmayan bir kızmış gibi davranın. Her erkeğin geçmişinde mutlaka kendisine yazdığı halde beğenmediği bir kız vardır, o kıza karşı umursamaz ve alaycı davrandıkça nasıl sizin peşinizde gezdiğini düşünün. İşte bunu yerinde ilgi ve seyrek buluşmalarla soslayıp beğendiğiniz hatunlara da uyguladığınızda eğlenen ustalığı nirvanaya çıkarma yolunda en büyük adımı atarsınız. Çünkü bu yetenek zaten erkeğe verilmiş, özünüze dönün. Günümüzde birçok erkeğin “umursamaz” kelimesine takılıp kaldığını düşünüyorum. Bu kelimeye erkeğin karşısındaki kıza tepeden bakması ve kızın erkeğe kendini beğendirmeye çalışması gibi bir anlam yükleniyor. İnsanlar “kibirli” veya sahte bir ilgisizliğin umursamazlık anlamına geldiğini sanıyor. Bu kelimeyi tamamen unutun, çünkü istediğiniz şey “umursamazlık” değil, EĞLENEN USTALIK. Şu ayrımın farkına varmak lazım Kibirli bir “umursamazlık” ile özgüvenli bir eğlenen ustalık arasında fark vardır. Eğlenen ustalık, sizi eğlenceli ve rahatça anlaşılan bir adam yaparken aynı zamanda sizi üstün bir konuma getirir ve karşınızdaki kadına aslında her kadına ustalığınızı kabul ettirip kendini size beğendirmeye çalışmasını sağlar. Bu tavır, sizin olgun ve otoriter olduğunuz, bu işleri “daha önce gördüğünüz”, kadınların söylediği ve yaptığı şeyleri zaten bildiğiniz ve tüm bunları bir eğlence olarak gördüğünüz mesajını kadına açıkça verir. Böylelikle bir yandan kadının oyununa eşlik ederken diğer yandan da onun erkeği ölçüp biçen taraf olma çabalarına da inceden gülersiniz. Daha açık bir deyişle, kızı yaramaz küçük bir kız kardeş gibi ciddiye almayan ve onun ufak oyunlarının da farkında olan bir Alfa erkeğin kafa yapısına ulaşırsınız. Şunu kabul etmem lazım ki kızım olana kadar eğlenen ustalığın potansiyel gücünü tam olarak kavramamıştım. Kızımla aramızdaki bağ gerçek ve zorlama olmayan bir ilişki olduğundan aslında bu ustalığı doğal bir biçimde kullandığımı gördüm. Kızımın yaşı küçükken bu durum Baba-Alfa kimliğime bir ekleme gibiydi, ancak şu anda 14 yaşına geldiği için geçmişe baktığımda onun da bu durumdan memnun olduğu belli. İşin ilginci eşimin de bu ustalığı cazip bulduğunu, hatta ben kızıma bunu uygularken kendisini de işin içine dâhil etmeye çalıştığını gördüm. Eğlenceli ustalık, özellikle erkeğin kadından yaşça büyük olduğunu durumlarda etkili olur. Fiziğiniz ve maddi durumunuz iyiyse, yaşınızın büyük olması size bir güvenilirlik havası verir. Erkeğin olgunlaşması aynı zamanda bilgi ve deneyim beklentisi de doğurur. Eğlenceli ustalığı, promosyon etkinliklerindeki garson kızlara karşı kullandım ve bunun onlarda büyüleyici bir etki yarattığını gözlemledim. Sanki sürekli arzuladıkları ancak genç erkeklerden bulamadıkları baba figürünün bir örneği gibiydim. Kadınlarla onların shit testlerini kolayca tahmin edecek ve bunları imalı bir gülüş ve bakışla savuşturacak kadar çok ilişkisi olmuş bir erkek izlenimi vermek, kadın ile erkek arasında bir Alfa güvenilirlik dinamiği oluşturuyor. Erkek eğlenen ustalığa sahip olduğunu ipuçlarını verdiği zaman kadında o adamın “işten anladığına” dair bir varsayım oluşuyor. Dominantlık Manosphere ve kadın Matrix’inde sıkça içi boşaltılan kavramlardan birisi de “dominantlık” kelimesidir. Bu kelime, tıpkı “güç” kelimesinde olduğu gibi, insanlarda olumsuz çağrışımlar ve bunlardan doğan önyargılar uyandırıyor. Kadınlar, dominant bir erkek istediklerini nadiren kabul ederler; çünkü bu kelime onlara çok sert ve iki kutuplu gelir yani kadın temelli yapılan eşitlik tanımında eğer bir taraf dominantsa diğer tarafın teslimiyetçi olduğu varsayılır. İçinde bulduğumuz yüzyılda sürekli “özgür ve bağımsız kadın” propagandasına maruz kalan bir kadın için dominant bir erkeği arzuladığını kabul etmek ona bağımlı olduğunu da kabul etmek anlamına gelir. Bu kafa yapısına göre dominantlık saldırı ve baskıyla aynı anlamdadır ve kadınlar ile kadınlaştırılmış erkekler bu kavramın adı geçtiğinde bile Pavlov’un köpeği gibi ezbere bir tepki verirler. Kırmızı hap perspektifinden ise kadınların dominant erkeğe ihtiyaç duyduğu gerçeğini görebiliyoruz. Kadınların hareketleri ve örtülü sözleri dominant erkeğe olan arzularını açıkça gösteriyor. Ancak şu günlerde manopshere içinde de dominant davranışların ne içerdiğine dair kısıtlayıcı fikirler mevcut. “Sosyal dominantlığın” Alfa statüsünün bir göstergesi olduğunu belirtiyoruz; fakat gerçek bunun kesinlikle daha ötesinde. Bence çoğu erkek dominantlığı astlarına karşı emirler yağdırırken yanlarındaki kadının onları izlemesi ve bunu sosyal statünün bir kanıtı olarak görüp o adamla hemen yatma isteği duyması gibi algılıyor. Grinin 50 Tonu’nun bu kadar çok satması hala fişten çekilmemiş olan erkeklerde bile jetonun düşmesini sağladı. Kadınlar dominant erkeklerden kesinlikle tatmin oluyorlar; ancak bu erkek dominantlığının sadece çok küçük bir kesiti. Bu tarz bir “kadın pornosunun” tutması kadınların aslında dominant erkekleri hayal ettiği tezini güçlendirse de erkek dominantlığının arzulanır olduğunu kanıtlamak için illa bir seks kölesi ve kırbaca mı ihtiyaç duyuyoruz? Demek istediğim, şahsi veya sosyal dominantlığı resmetmek için böyle uç örneklere gerek yok. Mesela ben evliliğim ve ailemde dominant bir kişiliğe sahibim; fakat bu eşimin yatakta benim kölem olduğunu veya elleri bağlanarak fantezi yapmak istediğini göstermiyor. Dominant olmak, emir ve istek yağdırmaktan çok daha fazlasıdır. Ben bu dominantlığı konuşmamda hatta suskunluğumda, kıyafetimde, kariyerimde, sosyal statüm gereği muhatap olduğum insanlara karşı tavırlarımda, hoş gördüğüm veya görmediğim şeylerde sergilerim. Erkekler olarak hareketlerimiz ne kadar dışa dönük olursa kadınların o kadar dikkatini çekeriz gibi bir düşüncemiz var; fakat kadınlar aslında hareketlerimizin ince ayrıntılarına düşündüğümüzden çok daha fazla dikkat ediyorlar. Yani az hareketle çok iş başarmak mümkün. Bize gereksiz gibi gelen hareketler, çoğu zaman kadınların en çok hatırladığı şey olacaktır. Eğlenen Dominantlık Nasıl ki kadınlar açıkça seks objesi haline getirilmekten veya sevilmekten hoşlanmıyorsa açıkça gösterilen dominantlıktan da hoşlanmıyorlar. En olumlu tepki verdikleri hareketler örtülü olanlar yani seks objesi haline getirilmek, domine edilmek ve sevilmekten ancak bu hareketler “hissettirildiği” zaman hoşlanıyorlar. Kadınlarda başka kadınlarla rekabet etme endişesi oluşturmanın olumlu etkisini hep zaman vurguladım; ancak bu açık bir dominantlık şeklinde olmamalı. Dominantlık arka planda çalan bir müzik gibidir, ancak gerektiğinde durumlarda sesi yükseltilmelidir. Kadınlar onun varlığını hissetmeli ve hayal etmelidir, erkek sürekli olarak bu dominantlığı hatırlatmak zorunda kalmamalıdır. Başladığımız noktaya tekrar gelirsek, eğlenen ustalık sosyal dominantlığın bir biçimidir. Soru sorulmadan cevabı bilmek ve bu cevabı yüzünüzde hınzır bir gülümsemeyle vermek değerinizin yüksek olduğunu göstermenin en etkili yoludur. Dolayısıyla bu ustalığa ancak sosyal dominantlığı ortaya çıkararak ulaşılabilir. Kaynak Amused Mastery Rollo Tomassi Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine Volume 2 ve The Rational Male - Positive Masculinity Positive Masculinity Volume 3 adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz. Rollo Tomassi’nin Amused Mastery yazısını çevirmesini Çeviri Manyağı’ndan istemiştim. Bugün yorumlarda bu çevirinin bir daha istendiğini gördüm. Konu önemli, çeviri gelmeden ben birkaç şey yazayım dedim. Amused Mastery’yi daha önce yazdım aslında. Bir kadına yürürken bir erkeğin takınabileceği en iyi ruh hali olan amused mastery olayına daha önce Kadınlarla Uğraşmak yazısında değinmiştim Johnny DeLusion geçenlerde güzel bir tweet attı “Eğer erkekler tanıştıkları kızlara 12 yaşındaki yaramaz kız kardeşine davranır gibi davransaydı. Tüm ilişki problemleri çözülmüş olurdu.” Evet, Johhny DeLusion’ın burada sıklıkla söylenen haliyle anlattığı bu ruh halinin resmi adı amused mastery yani eğlenen ustalıktır. Yukarıdaki gibi söylenince pek ciddiye alınmayabilir ama aslında amused mastery çok önemli bir kavram. Hatta bu kavrama kırmızı hapın kadın – erkek ilişkilerinde nihai hedefi diyebiliriz. Amused Mastery’yi üstad Rossie’de 2008 tarihli Girls Love It When I Don’t Take Them Seriously yazısında aynı şekilde açıklar Kızlar … hatta siktiğimin yetişkin kadınları bile … sürekli beni test ediyor. … Siz insani bir muhabbet etmeye çalışıyorsunuz ama onlar bir test ardı başka test, sürekli sınırları zorlayarak stres altında alfa kalıp kalamadığınızı deniyorlar sürekli. Çoğu erkek bir yerde havlu atıp Mike’s Apartment’a porno yol alır ama ben kalıp bu kan emici dişi şeytanların oyununu tersine çevirmekten zevk alıyorum. Kararlılık yoksa am da yok. Kadınların size attıkları bokları ciddiye almadığınızda, onların kızışmış Pavlov köpekleri gibi tepki verdiğinin farkına vardım. Sizin derinizin içine nüfus etmek için söyledikleri, tersine çevrilerek herşey Jedi zihin hilesine çevrilebilir ve bu da onların arzu düğmelerine basar. Bunun anahtarı, kadınların dediklerini ciddiye almamaktır. Amused Mastery, takınmanız gereken tavırdır. Kadının yaptığı herşey şirindir. Her shit testi, arsız bir çocuğun taşkınlığıdır. Küçük ve saçma fikirleri çok tatlıdır. O, sizin onu kızdırmanız, takılmanız ve küçük görmeniz için oradadır. Ona tepeden ve küçük ve şımarık bir çocuğa bakıyor gibi bakın. Bir kızı ciddiye almayı reddetmeniz onu kızgınlık ve azgınlıkla doldurur. Amused Mastery ustalığı, bir erkeğin bir kadına onun hareketlerini daha önce çok gördüğünü, bunların ne anlama geldiğini bildiğini ve bunlardan çok eğlendiğini gösterme şeklidir. Erkek, görmüş geçirmiş bir erkek olarak kadını ciddiye almamaktadır ve bu da onun kadına hem egemen / dominant olmasına yardımcı olur hem de onun kendine güvenen biri olduğunu gösterir. Bu ruh halini taklit etmeye çalışabilirsiniz ama içinizde güçlü bir amused mastery inşaa olmamış ise çoğunlukla soğuk, kaba ve küstah görüneceksinizdir. Gerçek Amused Mastery için, Nirvana’ya varan Budist rahip açıklığı ile şu iki nihai gerçeği görmeniz lazım Hayat, oynanması gereken bir oyundur. Diğer herşey gibi kadın – erkek ilişkileri de, oynanması gereken bir oyundur. Amused Mastery ruh halini, herhangi bir ortamda kızlara yürüyen erkeklerin çoğunluğunun acı hali ile karşılaştırın. Ben genelde çevrede kadınlara yürüyen erkekleri gözlemliyorum. Çoğu ne yaptığının, oyunun nasıl işlediğinin zerre farkında değil. Vücutlarının her hareketinden, karşılarındaki tanrıça ile iki laf etme şerefi bulmuş sefil ölümlünün büyük şükran ve sevinci akıyor. Ve bir hata yaparım da bu ilahi anı mahveder ve tanrıçayı kaçırırım heyecanı ve stresi Sürekli gülümsemeler, hızlı ve ürkek konuşma, uzun ve sıkıcı konularda konuşma, ağırlıklarını sürekli bir ayaktan diğerine verme, ellerini nereye koyacaklarını bilememe, saçma kız esprilerine bile gülmek, parmakları ile ara ara burunlarına ve kulaklarına dokunmak, parmaklarını bardağa sürtmek, vs .. vs … Karşılarındaki kızı ve kendilerini çok ama çok ciddiye almak. Tamamen amused mastery’nin tersi stressed apprenticeship gergin çaylaklık. Eğer kızlara yürümeniz başarılı gitmiyorsa, ruh halinizin eğlenen ustaya mı, stres içindeki çaylağa mı yakın olduğuna iyi dikkat edin. Eğer stresli çaylak haliyle yürürseniz, 1,000 kere de yürüseniz, bir sonuç çıkarmanız zordur. Oysa ortada bu kadar ciddiye alınacak, üzerinde stres olacak bir durum yok. Bir kıza yürüdüğünüzde, o an sizin hoşunuza gidebilecek milyonlarca kızdan sadece birine yürüyorsunuz. Hayatın eğlenceli bir alt oyununu, sizin için hiçbir önemi olmayan bir kadınla oynuyorsunuz. Oyunu oynamak güzel, eğlenceli ama ortada stres olacak ya da karşındakini ciddiye alacak birşey yok. Bu oyun eğlenceli ve oyunun kuralları var. Kadın senin yürümeni ciddiye almayacak veya ciddi tersleyecek. Ee? Oyunun bir parçası bu. Az önce hayatında olmayan biri idi, bundan sonra da olmayacak biri. Ne önemi var? Ya da kadın ilgilenip konuşmaya başlayacak ama niyetinin cinsel olduğunu anladığında zaten anlayamıyorsa yürümemen lazım shit test başlayacak. Oyunun parçası, sen de bu testleri bekleyen, bilen ve geçen bir oyuncu olarak shit testleri tek tek tersine çevireceksin. Sen bu testleri daha önce çok gördün, neden varlar biliyorsun seni aşağılamak için değil ve nasıl başa çıkacağını da. Suratında sırıtış, sakin, güvenli ve sağlam bir çerçeve içinde, kadının shit testlerini, küçük bir çocuğun tatlı yaramazlıkları gibi karşılıyorsun. “12 yaşındaki yaramaz kız kardeşi” ne kadar ciddiye alıyorsanız bu kadını da o kadar ciddiye alıyorsunuz. Gerçekle uyuşan ruh hali de bu zaten. Zira bu aşamada bu kadın ciddiye alınacak biri değil. Neden olsun? Sırf genç ve güzel diye mi? Ya genç ve güzel ama aşağılık biri ise? Söylemesi kolay biliyorum, bu ruh halini kazanmak için ONEitis gibi saçmalıklardan kurtulmak lazım. ONEitis’ten kurtulmak öyle sandığınız kadar kolay değil. Siz “tamam abi biliyorum dışarda bana uygun binlerce kız var” diyebilirsiniz ama o an yürüdüğünüz kızı anlık ONEitis yapma dürtünüzün kolay silinmediğini farkedeceksiniz. Kadın ve erkeklerin aynı olduğu safsatasını kafanızdan atmanız lazım ki kadın şımarık ve çocukça davrandığında, bir erkek böyle davransa göstereceğiniz siniri göstermemek için. İşte 90 sonrası doğanların feminizmin eşitlikçilik akımından etkilenmesi tam olarak bu. 22 yaşında bir kızın kız gibi genelde de çocuk bir kız gibi değil de, 22 yaşında bir erkek gibi davranmasını beklemek. Feminizmin oldukça ulvi olan kadın – erkek eşitliğini 70lerdeki cinsel devrim sonrası kadın – erkek aynılığına bozması sonucu, toplumda çok yaygın bir propoganda var ve bu da kadın ve erkeğin aynı olduğu yanılgısı yaratıyor. Eğer “delikanlı adamın delikanlı sevgilisi” olur diyen gay bir erkek değilseniz, elinizdeki malzeme bu arkadaşlar. Kadınlar ve erkekler, hormonal, fiziksel ve zihinsel olarak çok farklılar. Fakat bu basit gerçek, maalesef gençlerin farkında oldukları birşey değil. Bu farkı bilerek hareket eden bir erkek için oldukça eğlenceli olan shit testler, bunu bilmeyen çoğunluk için bir işkenceye dönüşüyor. Çünkü birçok erkek, bu tür bir davranışı bir erkekten gördükleri zamanki gibi davranıyorlar ve sinirleniyorlar. Şimdi düşünün, kız gibi davrandığı için karşısındaki erkeğin birden ciddileşmesi ve sinirlenmesine maruz kalan kadının hayal kırıklığını ve şaşkınlığını. Ve pratik lazım. Gerçekten görüp geçirmiş olmak lazım. Son olarak da uyaralım, amused mastery’yi “ben çok gördüm bunu kızım, bana işlemez bunlar” tadında sözel çıkışlarla karıştırmayın. Bu tür “ilgisiz” tavırlar, genelde başka alanlarda büyük eksikleri olduğundan egosu aşırı büyümüş ergen veya ergen kalmış erkek büyüklenmeleridir. Bugün size çok tehlikeli bir kadın türünden bahsedicem sanki tehlikesiz olanı varmış gibi. Flörtöz hatun. Kadınların doğal tabak çeviriciler daha önce burada bahsedilmişti. Lakin bu tabakla ilgili şöyle bir ayrıntı var. Kadınlar ne kadar yedek kulübesinde adam tutmayı sevse de her zaman takımın yıldız oyuncusunu bilirler, yani bir tabak mutlaka diğerlerine göre fazla ilgi görür. Lakin bu flörtöz hatun dediğimiz model, tüm tabaklara eşit ilgi gösterir ve tabii ki tahmin edeceğiniz üzere hepsi de kendini özel sanır. Ancak kızımızın esas amacı ilgi çekmektir. Siz olayı ciddiye bindirmek yani yatağa götürmek istediğiniz anda arkadaş kartını çekerek sizi mahcup etmeye ve aldığı ilgiyle egosunu depolayıp kaçmaya başlar. Erkeği burada tuzağa düşüren durum ise yürüme davetiyesi denilen sinyallerin kız tarafından dağıtıldığını görünce hemen harekete geçmesi, yani kızın ilgi toplamak için flörtü kolaylaştıran hareketlerini kendine özel sanmasıdır. “İyi de hani yürümek erkeğin göreviydi?” Evet hala bu görevimiz var zaten hep vardı ama sinyal aldık diye hepsi aslında sonuca gidecek anlamına gelmiyor. Dereyi görmeden neden paçalar sıvanmaz, ufak bir saha raporuyla örnek vereyim. Bir Avrupa ülkesinde Güney Amerika kökenli bir hatunla tanıştım. 21 yaşında, esmer tatlı bir şey. Hatta kedi canını onun. En baştaki nerden geldin nereye gittin muhabbetinden sonra tanıştığıma memnun oldum deyip dışarı gezmeye çıktım ara not yeni tanışılan hatunla ilk 4-5 dklık konuşma sonrası amele sümüğü gibi yapışmadan ve kesinlikle numarasını alıp uzamak başarının başlangıcıdır, ama ben nasıl olsa otelde tekrar denk gelirim diye numara almamıştım. Akşam üstü otele döndüğümde kız aşırı istekli bir vücut diliyle dokunma ve pişmiş kelle gibi sırıtma vb. bir yerlere gidip içmeyi teklif etti, “alkol kullanmıyorum ama sana eşlik edebilirim” diye kabul ettim. Zaten kafamda bu yazının da konusu olan mesele vardı, bu hareketler bana mı yoksa herkese mi diye merak ediyordum. Sosyal deney gözüyle bakınca acaba kız ne diyecek stresi de kayboluyor, böylelikle karşı tarafa yokluk içindeki beta izlenimi de verme ihtimalini düşürmüş oluyorsunuz kanımca. Neyse bir yere vardık, oturduk sohbete. Ben de ilk görüşmelerin kuralına uygun olarak yüzde 70 dinleyip ve yönlendirici sorularla kızı konuşturup yüzde 30 oranında ufak esprilerle ortamı ısıtıyorum. Aramızda yaş farkı da olduğu için amused mastery uygulamaya da çalışıyorum, kızın bozuk ingilizcesi üzerinden ufak ufak dalga geçiyorum. Tabii hatun sürekli kakara kikiri konuşup durdu. Bu arada, ben bizim kızlara çok konuşuyor derdim ama bu Güney Amerikalı kızlar acayip çenesiz. İstemeseniz de konuşmanın çoğunu onlar yapıyor zaten, dırdırdır susmak bilmedi amk anadan kıza nesil bunlar herhalde. Gece gayet güzel devam ederken şüphelerimi doğrulayan hareketler kızdan gelmeye başladı. İlk olarak bana Fas’ta tanıştığı birinden bahsetti. Eleman buna bir yandan mesaj atıyor, sonra görüntülü konuşma falan yaptılar. “Çok sevdiğim bir arkadaşım’, her gün konuşuruz böyle” dedi. “Ne zaman tanıştınız?” dedim, bir hafta olmuş. Eh daha gündüz tanıştığı adama kakara kikiri yapan bir hafta önce tanıştığıyla bu kadar samimi olmuş çok mu? Benim yanımda başka erkekle konuşması zaten faul de bu hareketler aynı zamanda onun iflah olmaz bir ilgi fahişesi olduğunun kanıtıydı. Beş dakika sonra ikinci bomba geldi. Bu kez de Norveç’te tanıştığı ve görür görmez aşık olduğu bir elemandan bahsetti, yanak yanağa fotolarını beraber seyrettik. Gittiğinde hep elemanın evinde kalıyormuş ve onu “arkadaş olarak” çok seviyormuş. Bak hem ilk görüşte aşk hem arkadaş. Vay amk! Fakat kız durmuyordu, kız adeta Messi çıktı beyler ve üçüncü golü de atıp hattrick yaptı. Biz bardan çıktıktan sonra bu sefer de yarın yine çok sevdiği bir “arkadaşıyla” tabii ki tinder’dan tanışalı iki üç hafta olmuş bizim bulunduğumuz şehirde yarın akşam yemeğine gideceğini ve kıyafet seçmekte kararsız olduğunu söyledi. Arkadaşıyla yemeğe gidecek, sanki hayatının aşkıyla buluşacak gibi kıyafet seçiyor, düşün artık. Çok geçmeden dördüncü bomba da geldi. Zaten ben artık yürümeyi falan bıraktım kızın performansını ayakta alkışlıyorum ve kırmızı hap gözlemi yapıp ibret alma peşindeyim. Yolda gelirken tinder üzerinden biriyle yazışıp ondan da gitmeden buluşma sözü aldı. Tabii yazışırken yine suratta sırıtma, arada bana ne yazayım diye soruyor. Kızımızın performansı ibretlikti, bu artık tabak çevirmekten de öte bir şeydi, adeta bir resitaldi. Hani tabak çevirmenin Oscar’ı olsa altın tabak bu kızımıza giderdi bence. Dikkat ederseniz hepsiyle de can ciğer kuzu sarması ama hepsiyle de “arkadaş”. Ama ben durumun farkında değilmiş gibi emin olduğum şeyi ona söyletmek istedim ve sordum. Ben Hımm peki aralarında hoşlandığın var mı? Belki sevgilin olur. Kız Sevgili istemiyorum. Bir erkeğe ayıracak vaktim yok. Ben Bu kadar arkadaş niye o zaman? Kız Aslında yeni insanlarla tanışmayı ve arkadaş edinmeyi seviyorum. Faydası oluyor. Mesela Norveç’teki arkadaşım oradayken bana para harcatmadı, çok yardımcı oldu. Ya da mesela sen iyi İngilizce biliyorsun, ileride bir çevirim olsa sana danışabilirim. Ben Ebenin amı artık! Tabii ki böyle demedim, Çocuklar Duymasın’daki psikolog Sinan Bey gibi anlıyorum deyip kapattım konuyu. Vay arkadaş, bu kız milletinde hiç utanma kalmamış. Eskiden bizi çaktırmadan meriç yaparlardı, şimdi alenen söylüyorlar! Diyeceksiniz ki “Bu kız birilerine mutlaka veriyor, onlar nasıl yapmış? Senin beceriksizliğin.” Kısmen doğru. Şunu kere diyeyim ki bu kızdan zaten uzun ilişki malzemesi olmaz. Fakbadi bile olmaz, en fazla tek gecelik. Ancak bu olay da tamamen değilse de büyük ölçüde tiple alakalı. Yani bu anlattığım tarzda kızların zamanında kaslı ve uzun boylu, yakışıklı elemanlarla yükselen hipergamisini tatmin edemiyorsanız, büyük ihtimalle elleriniz boş dönersiniz ya da dolu mu deseydim ehehe. Dolayısıyla böyle aşırı flörtöz ve başta sinyal verdiği halde sürekli arkadaşlığın anlam ve önemini vurgulayan kızlar meriç kadrosunu boş bırakmak istemiyordur, tipten işi götürmüyorsanız pek uğraşmaya değmez. Rollo Tomassi’nin de dediği gibi sizinle seksi erteleyen kızdan bir cacık olmaz. Etrafta gördüğü herkese gülücükler dağıtan, aşırı enerjik hatun modeli genelde bunu ilgi toplamak için yapar, ilk buluşmadan sonra ciddi bir fiziksel yakınlaşma yoksa next deyip devam edin. Hatta böyle bir durumda kızın gösterdiği sahte ilgiye rağmen gittiğinizi görmesi, onda sizin elde edilmesi zor bir adam olduğunuz izlenimini bile yaratabilir. Yoksa kaldığınız her saniye aleyhinize işler, sizi mericin önde bayrak taşıyanı yapmadan da bırakmaz. Sözlerimi Emel Sayın hanımefendinin güzel bir şarkısıyla bitirmek istiyorum Onda bunda şundadır, Şunda bunda ondadır, Mavi boncuk kimdeyse, Benim gönlüm ondadır… Haber Big Hit, “BTS’in müzik videosu ve kapak fotoğrafları çekimlerine ilişkin çalıntı suçlamaları gerçeği yansıtmamaktadır.” Kaynak Ilgan Sports aracılığıyla Nate 1. [+375, -17] Çalıntı olduğunu iddia eden kişi Big Bang ile işbirliği yapan bir Şimdi bu konunun haberlerde yer almasının nedeni anlaşıldı. Çalıntı eser şüphesi ve iddiasıyla zan altında olan tonlarca şarkı ve albüm var. Fakat bugün ki olayın arkasında kim varsa, BTS’i çalmak olarak dahi nitelendiremeyeceği bir olayla haber konusu yapmak ve bunu yayınlamak istediği çok açık. 2. [+279, -9] Fotoğrafçının kaybedecek hiçbir şeyi yok. Sadece çalıntı olduğunu iddia edebilir. Big Hit bunu reddetse bile haberlerde yer almaya devam eder. ㅋㅋ 3. [+245, -8] Bir dünya starı olduğunuzda, her türlü insan sizden nemalanmaya çalışacaktır. Big Hit’in ifadelerinin her zaman net ve temiz olmasını seviyorum. Güçlü olun, Tannieler ? 4. [+27, -0] İşte şan şöhret böyle birşey. 5. [+25, -3] Gerçekten çalıntı olduğu iddia edilen bir sürü YG şarkısı var. Ancak bunlar hakkında hiç haber yok. Böylece medyanın bir kez daha büyük şirketler tarafından kontrol edildiği ispatlanmış oldu. Kaynak Naver 1. [+678, -50] Sadece BTS’ten nemalanmaya çalışan bir başkası daha işte… 2. [+557, -59] Başka bir büyük şirketin işi mi? ㅡㅡ Gerçekten bundan bıktım. Lütfen kendi şarkıcılarınızın suç işlemediğinden emin olun. Naver bu şirketin kendine yatırım yapması için mi böyle davranıyor? 3. [+346, -24] Medyanın BTS’in imajını lekelemek için yer aradığı çok net…. 4. [+286, -17] Böyle haberler hangi özelliklerinden dolayı ana sayfada yer alıyor? Ya da ne kadar para aldığınızı söyleyin direk!! 5. [+91, -7] Anlaşılan o ki suçlama iddiasında bulunan kişi daha önce YG ile çalışan biriydi. Muhtemelen çalıntı olduğunu iddia etmek için BTS şarkılarını araştırdı ama hiçbir şey bulamadı ve bunun yerine yıllar önce çekilmiş bir müzik videosundan görüntüler çıkardı.. ne kadar zavallıca. 6. [+63, -4] Bu işin arkasında YG’nin olduğunu düşünen tek kişi ben miyim? ㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋㅋ 7. [+61, -2] Naver hemencecik BTS’le ilgili olumsuz haberlerle dolmuş!! Herşey kabak gibi ortada. 8. [+55, -0] “Faucon’a bu bilgiyi ilk olarak geçtiğimiz yıl BigBang ile işbirliği yapan sanatçı Pierre et Gilles gönderdi.” Kaynak netizenbuzz Netizen haberleri, Güney Kore’deki popüler sosyal ağ sitelerinde yapılan tartışmaların türkçeye çevirilmesi üzerine yapılan haberlerdir. Netizen haberlerinde sitemiz veya editörlerimizin herhangi bireysel yorumu bulunmamaktadır. Tamamı çeviridir ve tarafımızdan yapılan herhangi bir ekleme yoktur. BaşlangıçİLETİŞİM Dilek hacet rızık nazar aşk muhabbet duaları bu sitede Skip to content BaşlangıçİLETİŞİM İki Kişiyi Birbirinden Soğutma Duası Birbirlerinden soğuyarak kişilerin uzaklaşmaları hedef alınır. Etkili dualardır. Okunacak celile Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, Allahu ekberu kebîran, velhamdü lillâhi kesîran, ve sübhânellâhi rabbe’l-âlemîn. Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-azîzi’l-hakîm. Yazı dolaşımı

sevdiğin birinden soğumak için dua