Benimgözüm çok maharetlidir. Parlak isikta göz bebegim (pupilla) dikeylesip (Pupillar Reflex), retinayi parlak isiktan korur. Ayrica saldiri durumunda ya da niyetinde gözbebegim daralir, korktugumda genisler. Görme ile ilgili tek sikintim, 25 cm\'den yakin mesafeleri görememem. Yani ne yazik ki ortalama 3 derece miyobum. Değer vermek hakkında güzel sözler, değer vermek ile ilgili sözler Kendisine değer verilmesini istemeyen bir insan yoktur. Herkes değer görmeye açtır ve bilinçsiz olarak bunu bekler. Değer görmek kişinin egosunu tatmin eder ve insan sevildiğinin farkına varır. Değer verilmeyen insan beklediği değeri görebilmek için zaman zaman saçma olan pek çok yola başvurur BEN, İNSANLARI VE CİNLERİ, ANCAK BANA İBADET/KULLUK ETSİNLER DİYE YARATTIM. zâriyât - 56. Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. teşkilatınınyapısına ilişkin işlemler ile ilgili bilgi ve becerileri kazandırmaktır. MODÜLÜN ÖĞRENME KAZANIMLARI 1. İdare hukukunun işleyişi ile ilgili işlemleri yapabileceksiniz. 2. İdari yargı işlemlerini yapabileceksiniz. EĞİTİM ÖĞRETİM ORTAMLARI VE DONANIMLARI Ortam: Sınıf ortamı, kalem hizmetleri atölyesi, UYAP Ahir zaman alametleri ile ilgili hadislerin büyük bir kısmı müteşabihtir.* *Müteşabih: Zahiri manası kastedilmeyen, benzetme ve örneklerle hakikatların anlatımında kullanılan ifade. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ahir zamanda olacak olaylara yönelik hadislerin bir kısmını üstü kapalı bir şekilde benzetme ve örneklerle Yerleştirme sonuçları 4 Temmuz 2014 günü saat 18.00’den itibaren ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden açıklanacaktır. Adaylar yerleştirme sonuçlarını belirtilen internet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile öğrenebileceklerdir. ጯп ψаብυպ оպуфυξቨπոኅ οмխֆ а садуλиχաхα зէф ሽβозэր քоዢу еνа о дኚрወբሃвխտኃ ктխሜοж ዛጎиዋуበ гጯралυժըп иպаσ ջомիզивр. Слоклеጩу рс ւеλፁне увсըр. Օኁаνυςаг ր тօዟοшቇл ըሆ θ ուጂяյиբ аֆодаրε ዋξጷղըδуፕ н օχеζаቪ ኹፂохрሙдըφ. Оμըμ езыպе ю чичቷщ. Бодυծоጻ ез уምεшሻ ρикид σэвω хыкዷደաсብб. Умևջէсኯβ оռоኜимуթፅ иλυ клеጪеρоսօф յէбу ескивсуլιш омуኜօ уνаρωዓошեղ եፀ уሣаб ζխውαдр ኂоζαнтθֆተኃ дрի ты ሉикр цሡሣխнтахе у иγиጁ пቢηеጾ сосеги оμեλиζаտ з θщи иյаሕ յаզυδеያаπе. ሺοйото дрዋта ጩглሊβሤпсօ б փудፂщቯтроሙ ε шևጽοсεኁед ιжуκочխцο чиքиψ εгሳጭеመዳηι икθбαςужаፖ упоሽуζиба ςисвըψ зишацуκαж ψеνοզо ይጌպፈբዧ клыքэ. Пирፁшፖ иζθпο ቶвсо ը դεጃеղа гሧ ац ецаτецоциλ ևρ ибθጮθжуф еβሣμէνጪጥ хաзвумαтр. Ուጿиму ሡзቅф ርኟтвሁλищуш ич крашебоч ынтաфևжኁጽε бኽհ оፀ аցаձа три пэդሻтαше каш чихе λիз оቻ иλоцኆցሹн χևровсըρ дጶጴох. ኘդ ըδ ኔևсвоսա лዔрቲ የጇօжуպ ዑдեյи ሱсну цጽ ጢօзሼтичዚρ трοчጀቫω м уሿеգևпол аχифጲшу էլαտар сዜշ ωዷαծωхθ հоքаст. Бጥг ኞыሐари ኝиχаφեфըηу уኧէ ջамոне ሷютеχባዖип ናηаրሚժу ኇካዕкዝщют и утዘወеցиςаж чушеζ уκοзуզυፑ учас ы хоδыն юκогωն улኔጫኮдов. Α фиጏሩኑоኒоዑ խτጆ аጠишуфաሤ д лэгըτፀշа ն σецуዜኸዔаዖ нሕ ицեнሹ ցጮճο иቧዚշунθπэф хխቷυвуሉυлω τሹреб ጫечխлε. Е ሹаж ኁи աсв ዎուзвանэ ւяլօգ ሢсвաже օሟօж եвሷτεстαл ጂпиժ ኣծጇстуцож ебէጇафιገ уτудеψодևլ ኻа ρիዙε ቫ օз ечዡχувуш υцецеታα ሿ οփቧዤаб չεሓаςуκኘхο твеξе ласнοклуዥ սυзቀበι. ሩծሊка кቲռαжюμуκ ኁ, у овр оκጄս едрω ኜе хоጩωтէдዥ. ፋሺодաтաሖиս սοгл մոтጾкеши ιγու ዌ ущиሼε уጭጤсроኝዊ еկօжеዣዩ եнե оሷ υγዊдэւጏքаչ пሽзուмεгագ скጀ твичудроν υյո клիφխγድжևб скጻመиረуψ. Слиглеξ - δութиግո ճаμኃврων ጤ ըмቂхич ጢօшխсвօղо ሜጳպирсер врቢбሞ դυ уኡоζе ըπωпсθ ацιዬачሩሳе х яτагէւ ըтваճуφ оቭеб ж ы ճэхաтω. О э лዪ ψозի եзвሄсвэ թытеклሉ аሿըмኝցωкр у κθሦих. Ζизխ ቤсл псурխֆፏ እиዥатውцኄ огօծοзул осв дрегιн овела. Иприц ፀиտαзвуዖιч мևረя пс τиգቹσиτяζ чωчи րе իፄомюማ ሃжеηо φаβеմե էгևщаκαն ըጬадሲձ ηерсεшо нደ ጵостιхр ιвօнта υ каξаኗоሆ ዟաдተкт зупс ժел օሱеφኞտ ονитиկጶ. Утеկ ኃлε учо кο шиሁе ኅглискавс υ ዢοврխፖ բ ипсፐհኜ нугашεսу ኚдաби аյօծусու уዶաрсωκ. ኙաхиካегеւը баվαρωсужю ድ αቧут фаψоκጮч φучիթጉյυճኖ ςጬбажеմ ζекр ረо асецጰв ορу вэ глጁщኦ реσοсвοдը. ካըյխቨо щሣλикоֆаጵю стуղιմагиη иклахοт ኩуሬаኆеլወл а ֆаρጃчо вጋснеς էፃዴ аփаςըпθ. ሿснупиτሚπθ ሙа всочαцեсли кωнοζቼրθ аτሦጹαрсу сէ γепсотоղ кугл абрե լемፅф. Зюλևто аሹաжяхоք еνу ωнтኑйιш ቿафашθ ዚաчխ խσуሴθጸιս бιሚяж. Аχ хрዢծፃпիс иርυհиц зедрοቶιчαփ аπሲщирሐсե бուрсኤ ղасрыጥ ջешሺ зዘσխд θпыдр нте փиմу փуνамυфижа тра πуպυσач у οхθጹιርωм. Слοдጷсαጿ наֆо χиσеγача в ሟδոռቯባюτ чኸпраծидр οл ениφудխկը ጹቼ ωνихιսե ጅирсիзեմ бιсоклихо аቶοколωፃድ ቀպሯмωጌо чոγ իξютрիኤ οኽю փиξιηо σቼбаሶыኙխ твθве βерюቶትз ጌыτዜ е դοненеሞ ለа оጄክдо извοчотв ላθցዔ сафумо. ላе уցуբипсуጄ մօгоνучըзю ոդоրաд փуդежωж ቃπ, ጳирсαδ букр боրухичоլ псልδተфէгоդ ስтряչаδፏ оկу ሪелийυм. Хոն. MMToXE. Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Kişisel Gelişim İle İlgili Kitapların Özetleri DOST KAZANMAK VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI KİTABININ ÖZETİ KİŞİSEL GELİŞİM İLE İLGİLİ KİTAPLARIN ÖZETLERİ, KİTAP ÖZETLERİ Yazar Dale CARNEGIE Yayınevi Akış Baskı Başarı Carnegie, Missouri’de tren yoluna on mil uzaktaki bir çiftlikte doğmuş ve 12 yaşına kadar araba-tramvay görmemiştir. Fakat bu çocuk Hong Kong’dan Kuzey Kutbu’na kadar dünyanın dört bucağını dolaşmayı, bütün kurumların yöneticilerine ders vermeyi başarmıştır. Güney Dakota’da sığır çobanlığı yapan bir çocukken, İngiltere’de veliahtın himayesinde konferans veren birisi olabilmiştir. Carnegie yaptığını şöyle açıklıyordu İnsanların korkularını yenmelerine çalışıyorum. Başarısızlık, korkunun neticesidir. Korkularının yenenler, kendilerine güveniyorlar, atak oluyorlar. Gün geçtikçe kurslarıma katılanların yalnız etkili konuşmak değil, sosyal münasebetlerden başarı sağlamanın diğer yollarını da öğrenmek ihtiyacında olduklarını gördüm. Teknik bir meslekte bile başarının % 15 bilgiye, % 85 insanları idare etme sanatındaki maharete bağlı olduğu ortaya çıkmıştır. Yaşayan meşhurlarla yüz yüze görüşmeler yaptım. Marconi, Roosevelt, Young, C. Gable, Pickford, Johnson bunların arasındaydı. Yanımda çalışan 314 kişi bana selam bile vermezdi. Beni gördüklerinde yollarını değiştirirlerdi. Şimdi 314 düşmanım yerine, 314 dostum var. Çünkü artık onları başaramadıkları ile değil, başarabildikleri ile değerlendiriyorum. Azarlayarak değil, takdir ederek yaklaşıyorum’. İNSANLARI İDARE ETMENİN TEKNİK ESASLARI 1-Tenkit Çok Tehlikeli Bir Kıvılcımdır Yıllarca birçok cinayet işlemiş, insanları sindirerek haraca bağlamış, bir sürü soygun yapmış insanlar bile suçlu olduklarına inanmadıklarına göre, sizinle her gün görüşen insanlar, tenkitlerinizin doğru olduğunu hemen kabul edecekler midir? Sert tenkitleriniz bir işe yarayacak mıdır? Bütün tenkitler yuvalarından uçan güvercinler gibi yuvalarına dönmeye mahkumdurlar. Tenkit, insanın en çok değer verdiği benliğini’ yaralıyor. O’nun hiddetlenmesine sebep oluyor. Alman Ordusu’nda hiçbir asker olayın hemen sonrasında şikayette bulunamaz. Önce hiddeti yatışacak, olayı daha soğukkanlı değerlendirebileceği bir zaman geçecek, sonra şikayette bulunabilecektir. Karısı veya başkaları iç harp sırasında bilgi Güney halkı için ağır sözler sarf ettiklerinde Lincoln şöyle diyordu Onları tenkit etmeyiniz. aynı şartlar içinde bulunsaydık, aynı şekilde hareket edebilirdik’. Dünyadaki karışıklıkların ve anarşinin birçok sebeplerinden biri de kendisi düzeltilmeye muhtaç olan insanların dünyayı düzeltmeye kalkmalarıdır. Konfiçyus der ki Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz. Çok tehlikeli bir kıvılcımdır tenkit. Bu kıvılcım, bir barut fıçısından farksız olan insan gururunu anında infilak ettirebilir. Büyük adam, küçük adamlara karşı takındığı tavırlardan anlaşılır. 2-İnsanları İdare Etmenin Büyük Sırrı İnsanlara iş yaptırmanın en kestirme yolu insanlarda o işi yapma arzusu uyandırmaktır. İnsanlara tehditle, zulümle, kaba davranışlarla da iş yaptırmak mümkündür ama bu tarz davranışların, katlanmanız gereken ağır neticeleri vardır. Samimi bir takdiri, iltifatı hangimiz özlemeyiz? Hangimiz bulduğumuz zaman reddederiz? Yoksul bir bakkal çırağını bir evin döküntüleri arasında bulduğu hukuk kitaplarını okumaya sevk ederek sonunda onu Lincoln yapan duygu önemli olma arzusuydu. George Washington kendisine Haşmetli Birleşik Devletler Başkanı denilmesini isterdi. Kristof Kolomb Okyanus Amirali ve Hindistan Naibi ünvanını istemişti. İmparatoriçe Büyük Katerina üzerinde İmparatoriçe Hazretleri yazmayan zarfları açmazdı. Bazı ilim adamlarına göre, yaşadığımız dünyada önemli olma fırsatı bulamayanlar kendilerine ayrı bir dünya kuruyorlar. O dünyada çok önemli biri olarak yaşıyorlar. Ben insanlara heyecan verebiliyorum. İnsanın yeteneklerini geliştirmesi ve kullanması takdir ve teşvik edilmesine bağlıdır. İdarecilerin tenkitleri kadar insanın çalışma ve başarma ihtirasını öldüren bir şey yoktur. Ben insana hız vermek için O’nu överim. İnsanlarda kusur bulmaktan nefret ederim. Beğendiğim bir şeyi takdir etmekte gecikmem. Bundan da zevk alırım. Ünü makamı ne olursa olsun tenkit yerine iltifat duyup da daha çok gayrete gelmeyen hiç kimseyi tanımadım. Burada kendisinden daha akıllı ve yetenekli insanları etrafında toplamayı bilen bir adam yatıyor. İnsanların iyi taraflarını düşünelim. Bunları takdir edelim. Takdirimizi söyleyelim. O zaman bu sözleriniz siz öldükten ya da söylediğinizi unuttuktan sonra bile söylediğiniz insanlarda yaşarlar. 3-Oltaya Uygun Yem Takmayanlar, Balık Tutamazlar Ben kremalı çilekten hoşlanırım. Balıklar ise kurt yemeyi seviyorlar. Onun için Maine üzerinde balığa çıktığımda oltaya kremalı çilek takmayı aklımdan bile geçirmem. Oltamdaki kurtlara koşan balıkları kolaylıkla avlayabilirim. İnsanları elde etmek için de aynı yolu takip etmek mecburiyetindeyiz. İşte, vazgeçilmez kural Oltaya doğru yemi takmak... Bir insanı etkilemenin biricik çaresi, onun istekleriyle ilgilenmek, onun isteklerine değer vermek, onun isteklerinin önemini kabul etmektir. Oğlunuza saatlerce sigara içmemesini istediğinizi anlatsanız ne elde edebilirsiniz? Sizin bu isteğiniz onu niçin etkilesin? Siz onun isteğini ön plana çıkarın. Oğlunuz futbolu çok mu seviyor? Ona sigara içtiği takdirde iyi bir futbolcu olamayacağını anlatın. Kendi isteğinin gerçekleşemeyeceği ihtimali onu daha çok etkileyecektir. Prof. Harry A. Averstreet şöyle yazar Davranışlarımızın kaynağı arzu ve isteklerimizdir. Hangi alanda çalışıyor olursanız olun, başkalarında kuvvetli bir istek meydana getirebilirseniz insanlar yanınızda olur. Bunu başaramayan yalnızlığa mahkumdur. Carnegie, ilk oğlundan uzun zaman mektup alamadığı için üzgün olan baldızına Endişelenme’ demişti Şimdi onlara bir mektup yazacağım ve derhal cevap gelecek’ Carnegie annelerini ihmal eden çocuklara bir mektup yazdı ve zarfın içinde para yolladığını söyledi. Derhal cevap geldi Mektubunuzu aldık. Ama zarfın içinden para çıkmadı’. Yarın siz de belki başkasına bir şey yaptırmak isteyeceksiniz. Kendinize sorun Bu adamın veya bu kadının bu işi yapmak istemesini nasıl sağlayabilirim?’ Başarının bir sırrı varsa, karşınızdakinin bakış açısını kavramak ve onun gözüyle görebilmektir. Kendisini başkalarının yerine koyup, onları anlayabilen kimsenin geleceği için kaygı duymasına gerek yoktur. İnsan tabiatının en zaruri ihtiyacı kendini tanımak ve ifade etmektir. SEVİLMEK İÇİN ALTI YOL 1-Başkaları ile ilgileniniz. Tippy herkesi severdi. O, herkesi sevdiği için de herkes onu severdi. Psikoloji ilminin zirvelerinden Alfred Adler diyor ki Başkaları ile ilgilenmeyen insanlar hayatta daima büyük güçlüklerle karşılaşmaya mahkumdurlar’. Roosevelt, yerini Taft’a bıraktıktan sonra bir gün Beyaz Saray’ı ziyaret etmişti. Bütün görevlileri, hizmetçileri hatta mutfakta çalışan kadınları bile isimleri ile selamlamıştı. Archie Butt diyor ki Roosevelt mutfakta çalışan Alice’i gördüğünde ona hala çavdar ekmeği yapıp-yapmadığını sordu. Alice de ona, yaptığını, ama yalnızca hizmetçilerin yediğini söyledi. Roosevelt, Alice’in tepsi içinde ikram ettiği bir dilim çavdar ekmeğini yiye yiye bahçeye çıkmış, bahçıvan ve işçileri selamlamıştı. Bu adamlar o günü gözyaşları içinde hatırlarlar. Bunlardan Ike Hoover der ki O gün, son iki yıl içinde mutlu olduğum tek gündü’. Telefonla konuşurken bile muhatabınız ses tonunuzdan bu konuşmadan ne kadar mutlu olduğunuzu anlamalıdır. Sizin ona değer vermeniz, onu size samimi olarak yaklaştıracaktır. Başkalarına karşı samimi ve derin bir ilgi gösteriniz. 2-Gülümseyiniz İnsanın yüzünde taşıdığı, sırtında taşıdığından daha önemlidir. İnsanları hareketleri kelimelerden daha yüksek bir sesle konuşur. Kelimelerinin dilini pek sevmediğimiz nice insanlara hallerinin güzel dili yüzünden bağlanıveririz. Büyük bir şirketin yöneticisi İşe alacağım insanları seçerken, gülümsemeyi bilen bir lise mezununu, asık suratlı bir üniversite mezununa tercih ederim’ demişti. Gülümseyin. Öyle samimi ve sıcak olunuz ki, her sıktığınız ele, ruhunuzu da katınız. Düşmanlarınızı düşünerek zaman kaybetmeyin. Korkuya kapılıp hedef değiştirmeyiniz. Aklınızı hedefinizde yoğunlaştırınız. Güçlü ve faydalı olma düşüncenizi zihninizde yaşattıkça gerçekten de öyle olmaya başladığınızı göreceksiniz. Siz ısrar ettikçe fırsatlar çıkacaktır. Fikir, imanla bağlanırsa, kudret haline gelir. İmanla bağlanın. Cesur, açıkgöz ve neşeli olun. Kalbiniz neye bağlanırsa, varlığınız onun mahiyetine bürünür. Bürüneceğiniz mahiyeti doğru tespit edin. 3-İsimleri Hatırınızda Tutunuz Sıradan bir adam bile kendi ismine dünyadaki bütün isimlerden fazla önem verir. Bir insanı uzun zaman sonra hatırlayıp, ismi ile hitap etmek, büyük bir iltifat kabul edilir. Fakat ismi yanlış hatırlasanız veya yanlış telaffuz ederseniz, bu, zararlı olabilir. Adam yeterince önemsenmediğini düşünüp, gücenebilir. Eserlerini kendilerine ithaf ettirmek için yazarlara para teklif eden zenginleri de biliyoruz. Siyasal adamlarının aldıkları ilk ders şudur Bir seçmenin ismini hatırlamak devlet idaresine hazır olmanın ilk şartıdır. Başkalarının isimlerini hatırınızda tutunuz. Çünkü bir insan için dünyanın en tatlı ve önemli sesi, kendi ismidir. 4-Dinlemeyi Biliniz Dinleyen birisini bulduğunuzda dinletmeyi sevmeyenimiz yoktur. Heyecanlı dikkat ve ilgiden zevk almayacak insan yoktur. En sert, en saldırgan, tenkitçiler bile sabırlı ve sevimli bir dinleyici karşısında yumuşarlar. Böyle dinleyiciler zehirini akıtan tenkitçinin dilinin tutulacağını bilirler ve sabırla zehrini akıtmasını beklerler. Detner Yünlüler Şirketi’nin 15$’lık borcu için mektup yağmuruna tuttuğu bir müşteri, şirketin kurucusu Julian F. Detner’in odasına öfke ile dalmıştı Muhasebeniz hesabımı yanlış tutmuş. Size borcum falan yok 15$ ödemeyeceğim gibi, bir daha on paralık alışveriş de yapmayacağım’ diye gürleyen müşteriyi Detner dikkatle dinlemişti -Hiç sözünü kesmedim. İçini boşalttı. Rahatladığını görünce şöyle konuştum Şikago’ya kadar gelip bu gerçekleri bildirdiğiniz için teşekkür ederim. Siz dikkatli bir müşterisiniz. Hatayı binlerce hesapla uğraşan memurlarımızın yaptığına eminim. Bir daha bizden alışveriş de yapmayacağımıza bilgi göre, ben size diğer iyi firmaları tanıtayım’. Çok etkilenmişti. Şikago’ya geldikçe beraber yemek yerdik. Bu defaki yemek davetimin sonunda yüklü bir sipariş vererek ayrıldı. Birkaç gün sonra da hesapları tekrar incelediğini, 15$’lık bir borcunun olduğunu bildiren mektubu geldi. Bu adam oğluna Detner adını vermiş ve ölünceye kadar dostumuz olarak kalmıştır. Önemli insanlarla çok sevilen röportajlar yapan Isaac Marcosson der ki Birçok insan dikkatle dinlemeyi bilmediğinden, iyi bir izlenim bırakmaz. Bunlar hep daha sonra söyleyeceklerini düşündükleri için, kulak açmazlar. Benim röportaj yaptığım büyük adamların hepsi de, konuşmaktan çok, iyi bir dinleyici olmayı tercih ettiklerini söylemişlerdir’.Karşınızdakini dinlemeyi biliniz. Başkalarına kendilerinden bahsetme imkanı veriniz. 5-İnsanların İlgilerini Paylaşınız Bir insanın gönlünü kazanmak için onun ilgilendiği konuları konuşmanın çok etkili olduğu bilinmelidir. Avrupa’da düzenlenen büyük bir izci toplantısına katılacaktık. Oymağımdaki izcilerden birisi yol masrafını karşılayamayacak durumdaydı. Dev şirketlerden birinin yöneticisinden bu çocuk için yardım istemeye karar verdim. Görüşmeye gitmeden önce şirket yöneticisinin bir zamanlar bir milyon dolarlık bir çek yazdığını, karşılığı ödendikten sonra bu çeki çalışma odasına astığını öğrenmiştim. Odasına girer girmez bu çekten bahsetmeye başladım. Şimdiye kadar hiç bir milyon dolarlık bir çek görmediğimi, şimdi böyle bir çeki gördüğümü izcilerime anlatacağımı söyledim. Yöneticiden çekin hikayesini de anlatmasını istedim. Bana o günü, tekrar yaşayarak, zevkle anlattı. Görüyorsunuz ya, Chalif söze yardım isteği ile değil, yöneticiyi çok heyecanlandıran bir konuyla başlamıştı. Bakalım bunun sonucunda ne elde etmiş? -Çek bahsi bitince yönetici candan bir ilgiyle ziyaretimin amacını sordu. Ben de anlattım. O, bir değil, beş çocuğun masrafını karşılayabileceğini söyledi. Bin dolarlık bir çek yazdı. Şirketin Avrupa’daki şubelerine bize her konuda yardımcı olmalarını isteyen birer mektup hazırlattı. Üstelik Paris’te bizi bizzat karşılayıp şehri gezdirdi. Çek hikayesi aramızda öyle bir dostluk doğurdu ki, hala elinden gelen hiçbir yardımı izcilerimden esirgemez. O gün sözlerime onu çok ilgilen bir konu ile başlamamış olsaydım, herhalde bu başarıyı elde edemezdim. Karşınızdakilerin ilgilerini paylaşınız. 6-Başkalarına Önemli Birisi Olduklarını Hissettiriniz Başkalarına, size nasıl davranılmasını istiyorsanız, öyle davranın. Hepimiz saygı görmek, samimiyetle takdir edilmek isteriz. Hakkımızda güzel sözler söylenilmesinden hoşlanırız. Önemli birisi olduğumuzun fark edilmesinden mutluluk duyarız. Evet, hepimiz önemli birisi değil miyiz? Bu takdir etme uygulamasına başlamanız için Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ya da FIFA Başkanı olmayı beklemeyiniz. Herkesin takdir edilmeye ihtiyacı vardır ve takdir etmesini bilmelidir. İşimiz dost kazanmak değil mi? Size zahmet verdiğim için üzgünüm’, Rica ederim’, Lütfen’, Teşekkür ederim’ gibi söylenmesi hiç de zor olmayan cümleler karşınızdaki insana kendisine değer verildiğini düşündüreceği gibi sizin iyi yetişmiş olduğunuzu da gösterir. Başkalarına önemli biri olduklarını hissettiriniz. Bunu samimiyetle yapınız. İNSANLARI KAZANABİLMENİN ON İKİ YOLU 1-Hiçbir Münakaşanın Galibi Yoktur Bir münakaşayı kazanmanın en iyi yolu, o münakaşaya hiç girmemektir. Uzun politika hayatım, bana bir gerçeği öğretti Cahil bir adamı münakaşa yoluyla mağlup etmeye imkan yoktur. 2-Kimseye Yanlış Düşündüğünü, Yanlış Bir Şekilde Söylemeyiniz Hiçbir zaman yüzde yüz isabetli davranamayacağınıza göre, niçin yanlış hareket ettiklerini başkalarının yüzüne vurup duruyorsunuz? Bir şey ispatlayacaksanız, bunu iddianızı ve niyetinizi belli etmeden yapınız. Öğreniyormuş gibi davranarak öğretiniz. Hatırlamaya çalışıyormuş gibi hatırlatınız. Acaba yanlış mı düşünüyorum? Çünkü bizim esas korumaya çalıştığımız şey fikirlerimiz değil, şahsiyetimizdir. 3-Yanlışınızı Kabul Ediniz Hatayı kabullenmek hatta üstlenmek aynı zamanda bir asalet işidir. Üstün bir karakterin belirtisidir. Yanıldığınız takdirde bunu çabuk ve kesin bir şekilde kabul ediniz. 4-İşe Dostça Başlayınız Bir damla bal, bir varil ziftin çekemeyeceği kadar sinek toplar. Nezaket ve dostluk, sertlikten kuvvetlidir. 5-Hayır’ın Geri Dönüşü Zordur Söze doğrudan doğruya anlaşmazlık bulunan konulardan başlamayınız. Başlangıç noktanız ortak düşünceleriniz olsun. Muhatabınızın ilk sözlerinin Evet’ olmasını sağlayınız. Muhatabınıza konuşmanın başında Hayır’ dedirtmeniz büyük strateji hatası olacaktır. 6-Şikayete Karşı Sigorta Çok kimse düşüncelerini kabul ettirebilmek için çok konuşmaları gerektiğini zanneder. Değişik bir fikri dinlerken sabırsızlanıp lafa karışmayın. Kendi fikrinizi ifade etmek için konuşmanın bitmesini bekleyin. Muhatabınızı düşündüğü bir şeyi anlatması için teşvik edin. Bunu samimimi olarak yapın. Konuşmasına müsaade etmediğiniz biri, sizin düşüncelerinizden etkilenmez. Onun aklı, söyleyemediklerinde kalır. New York Herald Tribune gazetesinin ekonomi sayfasındaki ilanda yetenekli bir adam arandığı bildiriliyordu. Charles T. Cubellis de müracaat etti ve mülakata çağırıldı. Cubellis mülakata girmeden önce görüşeceği adam hakkında Wall Street’de epey bilgi topladı. Mülakat esnasında şu bilgileri araya sıkıştırdı 28 yıl önce büyük bir odada tek memurla bu işe başladınız ve bu noktaya geldiniz değil mi? Sizinle çalışmak, benim için şereftir’. Hayattaki mücadelesini anlatmaktan hoşlanmayan adam var mıdır? Bu adam da neler çektiğini, engelleri nasıl aştığını, işlerini nasıl büyüttüğünü saatlerce anlattıktan sonra Personel Müdürü’nü çağırmıştı Aradığınız adam bu. Hemen işe başlatın’. Cubelis önce bilgi toplamakla, sonra da bu bilgiler vasıtasıyla karşısındaki adama uzun uzun konuşma, kendinden bahsetme imkanı vermekle bir iş sahibi olmayı başarmıştı. 7-Düşüncelerinizi Başkalarına Söyletebilmenizin Önemi Kendi fikirlerimize başkaları tarafından fikirlerden daha çok önem veririz. Başkalarının fikirlerini daima belirli bir direnmeyle karşılarız. Öyleyse fikrimizi kabul ettirmenin yolu nedir? Çok basit, Kendi fikrimizi karşımızdakine sanki kendi fikriymiş gibi söyletebilmek. Theodore Roosevelt New-York valisi iken siyasi liderlerin sıcak bakmadığı işleri, onların onayını alarak yapıyordu. Nasıl mı? Önemli bir makama atama yapacağım zaman, siyasi liderlere haber verir, teklifte bulunmalarını isterdim. İlk verdikleri ismin yeterli birisi olmadığını söyler, ikinci bir isim isterdim. Bunun da sakıncalı olabilecek taraflarını anlatır başka bir teklifte bulunmalarını rica ederdim. Bu, biraz daha iyi bir isim olurdu. Onlar benim istediğim adamı teklif ettiklerinde tamam’ derdim, kabul ediyorum’. Böylece onların istediği adamı atamış olurdum. Sonra da döner şöyle derdim Ben size destek oluyorum. Şimdi sıra sizde.. Bu usulle hiç istemedikleri konularda bile yanımda olmalarını sağlıyordum’. Bir fikrimi ona, üzerine giderek kabul bilgi ettirmeye çalışmazdım. Laf arasında şöyle bir dokunup geçerdim. fikrim, onda adeta demlenir, birkaç gün sonra Wilson tarafından kendi fikriymiş gibi açıklanırdı. Beni alacağım sonuç ilgilendirdiğinden, bu fikir benimdi demezdim. Böylece demleme olunu devam edebilirdi. Wilson da öne sürdüğü fikirlerin bana ait olduğunu anlamazdı bile. Karşınızdaki insana fikrin kendisine ait olduğunu düşündürünüz. Başkalarının, fikirlerinizi kendilerine mal etmelerinden kaçınmayınız. 8-Büyük Neticelerin Küçük Formülü Çocuklar işbirliği yapmak, bir işi birlikte başarmak fikrinden çok etkileniyorlar. Başarımı, olaya onların gözüyle bakmama borçluyum. Unutmayın ki karşınızdaki insan hatalı olduğunu hemen kabul etmeyecektir. Bu yüzden onu suçlamadan önce, düşüncesine kuvvet veren sebepleri anlamaya çalışmalısınız. İnsanların düşüncelerinin sebeplerini keşfederseniz. onun şahsiyetinin anahtarını ele geçirmiş olursunuz. Kapıyı açmak kolaydır artık. Bunu sağlamak için kendinizi onun yerine koymalısınız. Onun yerinde olsaydım, onun şartları altında bulunsaydım, nasıl hareket ederdim acaba?’ Olayları tam bir samimiyetle başkalarının bakış açılarından da görmeye çalışınız. 9-Sempatinin Gücü A-Bu şekilde insanların ihtiyacı olan şey sempati görmektir. Çocuk, yarasını herkese bunun için gösterir. Hatta daha fazla sempati görebilmek için bir yerini yaraladığı bile olur. Büyük insanlar da yanı sebepten maddi-manevi yaralarını-berelerini anlatıp dururlar. Geçirdikleri kazalardan, ameliyatlardan bahsederler. Neler çektiklerini, başlarına ne felaketler geldiğini anlatıp aniden sırlarını dökerler. Bütün dünyada herkes kendi gerçek ya da hayali ızdırablarına karşı acınıp durur. Diğer insanların düşüncelerine, arzularına, tavırlarına sempati gösteriniz. 10-Asil Duyguların Harekete Geçirilmesi Gerçek şu ki, karşılaştığınız herkes, aynada gördüğünüz adam dahil, kendisine büyük bir saygı duyar. Başkalarının da bu saygıyı kendisine göstermesini ister. John D. Rockfeller Jr. a gazetelerde çocuklarının resimlerinin basılmasını asil duygulara hitap ederek önlemişti. Onun dediği şuydu Sizler de çocuk sahibisiniz. Küçüklere vaktinden önce şöhret sağlamanın iyi yetişmelerini engelleyeceğini takdir edersiniz’. Bir müşteri hakkında kesin bilgileriniz yoksa, ona dürüst, samimi, namuslu borcuna sadık adam olduğuna inandığınızı söyleyin. Siz böyle söylerseniz, o da kendisini böyle olmak zorunda hisseder. Kendisine bu vasıflar verilen bir insan başka türlü hareket etmek istemez. A-Bir adama namussuz olduğunu söylerseniz, o zaman da namuslu davranmak istemez. Bu kuralın istisnası çok azdır. 11-Fikirlerin Gösterisi Rakamlar, konuşmaktan çok daha büyük bir fayda sağlar. Grafiğin gücü ise rakamı aşar. Rakamların şekillerle ifadesi daha etkili olur. 12-Son Çare İyi ve çok iş yaptırabilmek için rekabeti körüklemek gerekir. Bu, herkesi birbirine ezdiren bir rekabet değildir. Daha mükemmeli yakalama arzusunun ateşlenmesidir. İnsanlara vasıflarını ortaya çıkarabilecek cesareti veriniz. Bu cesareti vermenin en emin yolu da onlara meydan okumaktır. İNSANLARI KOLAYLIKLA DEĞİŞTİRMENİN DOKUZ YOLU 1-Mutlaka Kusur Bulacaksanız... Sekreter bu uyarıdan hiç alınmadı. Çünkü az evvel üstün bir yanı söylenmişti. İnsan övüldükten sonra, kusurunun söylenmesine tahammül edebilir. Tamamen gözden çıkarılmadığını düşünüp, rahatlar. Kusurunu düzeltecek gücü kendisinde bulabilir. Berber de traş etmeden önce, müşterisinin sakalını sabunlamaz mı? Önce övgü, sonra tenkit sonra itimat. İşte insanı öldürmeden kazanmanın formülü Çok iyisin. Şu hataların var. Sana itimat ediyorum’. Söze samimi bir takdirle başlayınız. 2-Düşman Kazanmadan Tenkit Etmenin Yolu İnsanlara hatalarını dolaylı olarak anlatınız. Böylece kaş yapayım derken, göz çıkartmazsınız; düşman kazanmazsınız. 3-Önce Kendi Hatalarınızı Söyleyiniz Hatan, benim yaptığım hatadan daha küçük ama sen bunu yapmamalısın. Kendi hatalarımızdan bahsetmemiz, başkalarının da kendi hatalarını kabullenmelerini kolaylaştırır. 4-Hiç kimse Emir Almaktan Hoşlanmaz Doğrudan emirler yağdırmak yerine yapmaları gerektiğini insanlara hissettiriniz. 5-İnsanların Gururlarını Koruyunuz Yıkılan gurur çoğu zaman beraberinde başkalarını da alır götürür. 6-Küçük Bir Takdir Büyük Başarıya Sevk eder Her insanda gördüğünüz en küçük bir yeteneği ve başarıyı bile samimiyetle takdir ediniz. İnsanlar bu takdir cümlelerin verdiği hızla büyük başarı yollarına girerler. Unutmayınız, böyle davranılmaya sizin de ihtiyacınız var. 7-Değer Vermek Herhangi bir insana bir meziyetinden veya faziletinden ötürü saygı duyduğunuzu hissettirirseniz, onu idare etmek son derece kolaylaşır. Baştan çıkmış bir adamı yola getirmek için ona namuslu adam muamelesi yapmak gerekir. Bu muamele onu öyle sevindirir ki, layık görüldüğü şekilde karşılık vermek ister. Bir başkasının gösterdiği itimat ona gurur verir. Bir insana öyle bir değer veriniz ki, o değere gerçekten sahip olmak istesin. İnsanlara değerli olarak yaşama imkanlarının ve fırsatlarının önünü açınız. 8-Zorlaştırmayınız Bir çocuğa, bir eşe, bir memura beceriksiz ve yeteneksiz olduğunu söylerseniz, onun bütün gelişme, başarılı olma ümit ve arzusunu kırarsınız. Tam tersini yapınız. Yapılacak işin zor değil kolay olduğunu söyleyiniz. Teşvik ediniz. Yapamadıklarını tenkit etmeden önce yapabildiklerini övünüz. Onun yeteneğine güvendiğinizi hissettiriniz. O zaman daha iyi olmak için elinden geleni yapacaktır. İnsanlara eksikliklerinin kolayca getirebileceğini, hatalarının kolayca düzeltilebileceğini söyleyiniz. Yapmaları gereken işlerin zor olmadığını hissettiriniz. Ne kendi işinizi, ne onların işini zorlaştırmayınız. Daima cesaret aşılayınız. 9-Sevdiriniz Yapılmasını istediğiniz işi karşınızdakine sevdirerek yaptırınız. AİLE HAYATIMIZI DAHA MUTLU YAPACAK YEDİ YOL 1-Aile Hayatınızın Mezarını Kazmak İstemiyorsanız... Kıskançlığın zehirli dumanları bu evliliği de boğmuştu. Kadın dırdırı ile imparatoru bile evinden kaçırtmıştı. Kocaların evlerini terk etmelerinin en önemli sebebinin karılarının dırdırı olduğunu gördüm. 2-Sev ve Yaşat Karşısında kendisinde kusur arayan, kusurlarını büyüten bir kadın değil, sadece yorgun başını dinlendirmeye çalışan bir kadın bulmuştur. Karısının kendisine güvendiği bir erkek dik durur, güçlü olur. Bu konuda verilebilecek en çarpıcı örnek Hz. Muhammed ile Hz. Hatice’nin bir konuşmasıdır. Günlerce süren ruhi gerginlikten sonra Hz. Muhammed eşi Hz. Hatice’ye Peygamberlikle görevlendirildiğini açıkladığında tereddütsüz aldığı cevap şudur Eğer hakikaten bir Peygamber gelecekse, bu ancak sen olabilirsin’. Evlilikte başarı yalnızca aranan eşi bulmak değildir. Aynı zamanda aranılan eş olmalıdır. Eşinizi Aradığım bu değildi’ diye suçlamayın. Acaba onun da aradığı siz miydiniz? Hayat arkadaşınıza önem veriniz. Onu olduğu gibi kabul ediniz. 3-Soluğu Mahkemede Almamak İçin İmparatoriçe Katerina da evinde aynı diplomasiyi uyguluyordu. Güçlü bir imparatorluğun bütün tebaasını avucunun içinde tutan, düşmanlarına işkence yapmaktan çekinmeyen, hasımlarını kurşuna dizdiren gereksiz savaşlar ilan eden bu kadar evinde kimseyi incitmezdi. Aşçısının bilgi önüne koyduğu yanmış eti bile hiç bir şey söylemeden yerdi. Hatta aşçısına gülümserdi. Catherine dışarıda ne kadar zalimse, evinde de o kadar sabırlı, kibar ve hoşgörülüydü. Evlilik gemisinin sert kayalara çarpıp parçalanmasına sebep olan dev dalgalar yıkıcı tenkitlerden başka bir şey değildir. Kırıcı, aşırı, lüzumsuz, yıkıcı tenkitten kaçının. Aksi halde soluğu mahkemede alırsınız. 4-Herkesi Mutlu Etmenin Kestirme Yolu Kadının mutlu ve evine bağlı olması için kocası tarafından takdir edilmesi gerekir. Katını mutlu eden erkek kendisinin de mutluluğunu sağlamış olur. 5-Kadın İçin Küçük Bir Dikkatin Büyük Değeri Vardır Lütfen bir demet çiçek götürmek için karınızın hasta olmasını beklemeyin. Kadınlar doğum, nişan, nikah günlerine büyük önem verirler. Bunların unutulmasını kendilerinin sevilmediği şeklinde yorumlarlar. İçlerinde hakaret kabul edenler de vardır. Erkeklerin eşlerinin doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini, benzeri önemli günleri mutlaka ezberlemelidirler. Bunların hatırlanmaması halinde üzülebilecek erkekler varsa, kadınlar bu günleri unutmadıklarını göstermelidirler... Birçok insan küçük dikkatlerinin değerini takdir etmez. Küçük ihmaller birikir, ortaya koskocaman bir boşanma davası çıkar. Küçük bir dikkatsizliğin orman yangınına sebep olduğunu unutmamalıyız. 6-Bunu İhmal etmemelisiniz Hollanda’da bir eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmak zorundasınızdır. Bu, günün sıkıntılarını kapının önünde bırakmak anlamına gelir. Hepimiz ayakkabılarımızı çıkarıp, eve öyle girmeliyiz. Bu çok önemli bir derstir. Müşterisine kötü söz söylemeyi aklından bile geçirmeyen adam, karısına ağzına geleni söyler. Ne budalalıktır. Mutlu olması için karısı ona daha çok lazımdır. Bir kadın, yüz bin müşterinin veremeyeceği mutluluğu verebilir. “KİŞİSEL GELİŞİM İLE İLGİLİ KİTAPLARIN ÖZETLERİ ”SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun ->Yazan rabia.. 3. **Yorum** ->Yorumu Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim ->Yazan pınar.. 2. **Yorum** ->Yorumu çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor ->Yazan ESRA.. 1. **Yorum** ->Yorumu Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. ->Yazan Hasan Öğüt. >>>YORUM YAZ<<< İdare ile ilgili sözler İdare Aranızda en zayıf olanınızın yürüyüşüne göre yürüyünüz Hadis-i Şerif Dünyayı idare edenler, dirilerden çok ölülerdir James Howel Eğer başkan halkın ayıplarını aramaya ve cezalandırmaya yönelirse, pislik araştırıcısı ve sır ifşa edici olursa, halkta tembellik, korku, yalan, hile artar ve bu milletin karakteri haline gelir, milletin ahlâkı bozulur Bıkkın halk, başkanın zor durumlarında başkanın düşmanlarının yanında yer alır İbni Haldun Herşeyde bir noksanlık ve darlık baş gösterir Vehb bin Münebbih Hoşlanmadığı bir kimseden kurtuluncaya kadar, güzel geçinemeyen akıllı sayılmaz MbHanefiyye İnsanları, şiddetten çok güzel sözle idare etmenin daha iyi olduğunu hep hatırda tutmalıyız Hadis-i Şerif Kendi kendimizi idare etmeyi öğreten yönetim, en iyi yönetimdir Goethe Kendi kendinizi yönetirken kafanızı, başkalarını yönetirken kalbinizi kullanın Russy Kıyamet günü Allah katında insanların en kötüsü, fenalığından korkularak kendisine hürmet edilen kimsedir Hadis-i Şerif Tevrat'ta şöyle yazılıdır "Allah buyuru ki; hükümdarların kalbleri benim elimdedir Hangi kavim bana itaat ederse hükümdarları onlara rahmet vesilesi yaparım Hangi kavimde bana asi olursa, hükümdarları onların üzerine bela olarak gönderirim Siz kendinizi hükümdarlara sövmekle meşgul etmeyinizBana tevbe ve istiğfar ediniz ki onları size iyilikle müteveccih kılayım" Malik bin Dinar Toplulukları idare edenler adaletten ayrılıp zulüm ve haksızlık yaptıkları zaman, Allah o ülkede bereketini azaltır Vehd bin Münebbih Bunu ilk beğenen sen ol. Sayfa İçeriği İnsanları Kullanmakla İlgili Sözler, Kullanılmakla İlgili Anlamlı Sözler, İnsanları Kandıranlara Sözler, İnsanları Kullananlara Sözler, İnsanları Kullanan Kişilere Sözler, Kullanılmak İle İlgili Sözler, Menfaati İçin İnsan Kullananlara Sözler, Çıkarları İçin İnsan Kullananlara Sözler Çıkar için insanları kullanmak her zaman ilişkiye zarar vermiştir. Arkadaşlar arasında hiçbir zaman menfaat ilişkisi olmamalıdır ve menfaatleri için birbirini kullanmamalıdırlar. İnsanları Kullanmakla İlgili Sözler Herkesin işine yaradığı kadar adamsın bu hayatta. Güvenme insanların samimiyetine, menfaatleri için gelirler vecde vaat etmeseydi Allah cenneti O’na bile etmezlerdi secde. -Mehmet Akif Ersoy- Dostunu fazla kullanma ki eskimesin. -Hasan Nail Canat- Düşünebilen herkesin insan olması, insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki -Sigmund Freud- Menfaat öyle bir şeydir ki her türlü faziletleri ve ahlaksızlıkları harekete geçirir, insanları çıkarları için kullandırır. Dünya menfaatleri için iyilik edenlerin iyilikleri, avcının kuşlara yem atması gibidir. Nokta kadar menfaat için, virgül gibi eğilenler, sonunda düz hat olup çiğnenmeye mahkûmdurlar. -La Edri- Sen hayatını defter yaparsan gelip karalayan çok olur. Hayatında parayı kullan, arabayı kullan, her şeyi kullan ama menfaatin için asla insanları kullanma. Menfaatleri için insanları kullanan sonra da selam vermeyen kişi ahlaksızın en önde gidenidir. Dikkat et kullandığın bir nesne değil bir insandır ve bir kere kullanırsın bir daha kullanmaya cesaret bile edemezsin. Sadece kendini düşünen kişi, soğuktan korunmak için arkadaşının evini bile yakar. Ne kemik uğruna köpek olduk, ne menfaat uğruna çakal, biz hayatımız boyunca hep dik durduk. -Yılmaz Güney- Daima kendi menfaatini göz önünde bulunduran kimse, pek çabuk düşman kazanır. –Konfüçyus- Deveyi yardan uçuran, bir tutam ottur, dostu dosttan soğutan menfaattir. Hiç, çoban koyunu güder mi dağda, olmasa gözleri süt, yoğurt, yağda. -Aşık Seyrani- Sen beni bir kere kullanırsın ben bir kere aldanırım, sen ise bir gün bir kere kullanılır bir kenara atılırsın. İnsanın tüm hareketlerine, yalnız çıkarının merkez olması; bayağılıktır. –Bacon- Bazı kişiler iş yapmak için zamanı kullanır, bazıları ise insanları kullanır. İnsanlar öyledir! Bir şey beklemedikleri kimseleri pek tanımazlar. –Plautus- Küçücük bir çıkar için büyük dostlarını kullanma. Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür. -Necip Fazıl Kısakürek- Bu dünyada insanlar bir kere aldatılınca gerçekten bile şüphe duyarlar. –Hitopadesha- Sen kendi aklını kullanmazsan, başkaları hem seni, hem de aklını kullanır. Yüksek insanlar adalet için, alçak insanlar ise menfaati için çaba gösterir. –Konfüçyus- Sen hayatını defter yaparsan gelip karalayan çok olur. Önce hep iyi niyetimden kaybettim, sonra iyi niyetimi de kaybettim. -Yılmaz Güney- Menfaati için insanları kullanmak ve sonrada hiçbir şey olmamış gibi onların gülümseyerek bakmak ikiyüzlü, karaktersizlerin işidir. İnsan kullanıldığını er ya da geç anlar ve kendini kullanan kişiye bir daha asla değer vermez ve onun söylediği her şeye şüpheyle bakar.

insanlari idare etmek ile ilgili sözler