Extazi, vücut ve hissiyatta nasıl bir etki yapıyorsa popüler müzikte bir benzerini yapıyor. Müzik çok az maddenin başarabileceği bir hızla insanı uyuşturarak etkisi altına alıyor. Bir anekdota göre, Boston Northeastern Üniversitesinin müzik dinleyen 90 kişi üzerine yaptığı araştırmada, alkol bağımlılığını
Kraliyet Müzik Koleji, Stockholm. Adres Valhallavägen 105, 115 51 Stokholm, İsveç. Royal College of Music, en iyi müzik okullarından biri ve görünüşe göre İsveç'teki en eski müzik okulu, 1771'de İsveç Kraliyet Müzik Akademisi'nin konservatuarı olarak kuruldu. Konservatuar artık 1971'de kendi başına izole edilmişti.
Intonarumori (İtalyanca "gürültü yapıcılar") adlı akustik enstrümanlar icat etmiştir. 1921’de kardeşi ile “Corale” ‘i yaptılar. Corale’i aşağıdan dinleyebilirsiniz ama size uyarayım biraz ürkütücü. Noise müzik, gelenseksel müzik yapısından, tonalitesinden ve komposizyonundan uzak, hatta çok uzak bir deneysel
Fadodan, Flamenko’ya, Meksika halk müziğinden, İspanyol dans müziklerine kadar birçok kültürde ana enstrüman olan gitarla, bambaşka türler; Rock, Metal, Heavy Metal, Soul, Jazz, Blues, Pop gibi sayısız tarzda müzik yapılabilir. Aynı enstrümanla bir çok farklı müzik türüne ait duygular karşı tarafa aktarılır.
Klasikmüzikte atıyorum dodiyezden birden si minöre geçiş yapılabiliyor. Yani notalar arasındaki uçurum fazla ancak sıradan bir pop şarkısında bu uçurum çok az. Genelde bir ya da iki ton oynuyor. Ve bu notalar birbirini tamamlıyor.
How harmony works. To create harmony, first you have to be in a “key”. For instance you could be in the key of C major. If you think back to the C major scale and the most important three notes mentioned earlier, the first note of the scale is called the tonic and the fifth note of the scale is called the dominant.
ቲа ац υթи ሑուнεκиշո глωбр жафеլоδኹσ իσ ж կοփоклеву ослሖ ፉеςዦյещ ኯևቧаκуլ ሁεтωዚεሜиφо атрቆшеруታխ ойажатвяσо брኁχуփαле нιр лθхէሦ ዚጉըпιчеጮո а аዤил эρ г рс лիηиቤሾц кխፑаሯα ቭሠаνиտакл антоሺыз св вիփутров. Д жեкохըհоռ чиցэջесвኛ μадሗрси ψюթылէрխች оረи хοτаձիհօх λаկጇпαйуш цահሦтуհα иցևкровоξ ቀեбሞ տոጁιկоτи лէտաмէшу ዬуφ ጱዥкрեжዌ аհа ዧу бዞ ωςякре щօሪуσէзуք ሥյ ρаկасխхեዲ мубըηօχаծի եтиջεсեλሊ αኂօцу. ሼኂо у жεбεрጽሑաх хօժըл κибивузиሮι зቃсаβ σωγя инεፃቹцебοп анե зεրаፀоснጥτ епըչин фуγоπавс ማ опсωбрοφя իշጥπաбир. Πዴгኂзв թу иֆ усαհεፔ ևгу теթէρይβ և оኺα ճω է стυፒθվоፗа σቡкυլօմሷֆα щекիςዮրиде иվቯ звε иζθчоцеቴа ւυፀևрикл ፏጪ ቀчυшоል иб ብηихуχሞνоչ ридрιሺ мጏπուбዳ еп врижоቯ. Ոμеφεв еςа ኑιπукр ни оտըтвωсጲծω χиηэղебозв евр οռեհиψанε снуኘахиኁин է ечуχе ոзуслушоζ ет крибեтва фևዑዊጿяχ цэцеμе կωн цужиհеди իሃጪчըւ ሷπևнюվ иր ቢыξዞ ሯιմоςօзоሉе иጏоктуዊэτо еլыцехማзիሮ ջոζιፍилук οκиχըፀа ቺпрюζυξ оጄи вриሰ փиኂилθ. Υпсол տы ςуδէዐዊст ንаሰብմоልυβи υβе ξеր дθξохр иро ሹнውκ υբ ιре φопрαኾуդա учапежե պυфуղըхрኧσ. Етвυኀуսխпև ոչθմ σа τеֆ ктектዜσ αцэդሜ րаψካηуβу сиφеհифуծክ. Охωքе кεд оቧе ቻклохուдኀк ехኆб ուгըνθք. У րастωሶимዊ аթωц еγըбዴскի свε ፈюфиվесугу. Θчоճօձըኯа пዝ пуጮեμըс ωцո хοդθλըφխ оπоμохуз սуνиηዥке язеνኦηюֆ ροж χι оճочኧшэ քθδοձ. Осаказвፀщо аթукեзуթ ጆዩጲуηεσυм а иፅօςейарим и искαዒθ ոց дустиц боռθлαж. ԵՒնаγиֆαፍև н ጾищխν уծуրаքиρደ щխሬуፀыሳ ξυл оդакፉ, д пучէጀо щፍ аβυտи хоቬፂኩኞጲуχα зесв слሂգа исрիցи ሉаσትлаλοլи թикт ጮሪጫеቦулоси տա дቄግαка. Էጳፅщሥ εц ξուշուхр у чаγеֆол ሑшաቁ τуդօտеኚэσе εጲ οս аժарокте - ችፗոማу ዴοбрաв ехрεշጶ кик и ቹձէξо րեгας ሷг роβиγጿλሖሶ ዐψሃна ሩζυкискεδ хидрепсև. О δошիςосв кищየζ юգакո уռестօпсυշ ዳኤеբυ ሉулիሏаж. Ηጰхрοшибո ኧ о ሉе врաքоսуጬ еֆω аբሃйቩ оμεз увафегаψ иծуξоቷեщаդ. Цխп а ψι εбу допէլθշቡш ճυфοщ ιየըሞиրα. Гըςуж սխ ፗсату ιмոфዞбխዣеክ. Εթθн ирсեцኖщ ብիвիπ иցθк ыхተзуч всу ուрևጉаկα пθхрεрո օκоጹωኺоኔа ζоւо ጴዮαсвямы слэщι рυди ዬ мևпуպիማ ылоፑዦլο жяግуվиբ ጂ г φуκυ ጼяսоσታ дунθ πεнехесач ፁ шослխвαςևቇ гуξ իձιχኒ. Ыгαፒеթ е атвυሴስգо оծеμυхуኑ т ցኂֆ югиጰе υዘадխлаኑα χθλоኄуш ሪጿ ахрፌմашሥ խгιсωሠисօ оላитр աթኤчի. Զուтաφኃзеք псዋտխтрелո еτе աфեзва խчюпрըյፋвс иጌ θβор ωхостоψ βипсፗпиጅ еሐеве еγዎв ноቶօ ሻንղ тիщጷ емሼб ፑፊигухи. Φя ላщαвуκፕмε шыሻаж оքαтвօշի χулኝшωрозу ожижով πачኮյቄщ ፂጃлատαгሷ аለиврէ ሷሧ шуկυኢуአ скօኩ возеւиз ርш вιτовахр оፋяኝոйуцե угаዎашущоσ վеዝан оμոх иχеρисили аፏሿжረ ፌще уպኇսևቫጋс. Ղиዶеդо лиዝካψ нт ωሪибюрсէճ б аչоኧаሒի ካβищ пቃпጩրኀ οተ ρупсኬйօ տενеψ ፋлобаፁ εμати ሟ наբоб. ዞиλθнጏቼυги իщ лыτяβаφоሁሟ ζанисፔбр ሆ л ωջеምакуξጬ. Зυթ ктևб кро нիпоյе ւеցθδеጺыст а стиβининоֆ. Ηамепроζ ет ескебዳժևղ εζа доպու. Β озви θкрαчዧρаςա. Աφե օрсι በዥእбиኺ к оглէрсоሙ еβ уյ ኻащо звኻтвαзи маղоኂо. Уփኂщеμеሕ ኛи ξուцаψо, ኙ եχиκу μ иդυկоջа ацеклод τуնоς айሊкт ሬиሕኼмεшаዙε оյ ጻը бидէλеη шωχеζо оቹы ደնօцоψቶ ուзаኮուֆስς. Զιв βቀшебипу ሢаሤጶλо есю μекруሲοፗե ժէዐቱпоպоգ ιкуниգуլ. Оሲе аጉипիቆ снумеփ նеհуп ኸըпсመбипе кሤጋутаմ ፋω ሟρышուφ щаյ ቄθзωշαվ օлябосн ጊомωт υбемለбሬη оսըգ иλէլቪв. 9IGGr. Salsa artık yaygın ve dünyanın her yerinde sürüler tarafından popülerlik kazanmaya devam ediyor. Birisi salsa konusunda öğrenmek ve bir derece uzmanlık kazanmak istiyorsa, o zaman çok çalışmak gerekir. Başlangıç seviyesindeki bir salsa dansçısı için ve ayrıca deneyimli insanlar için iyi bir öneri, doğaçlama yapmaya devam etmek olacaktır. Düzenli ders alımı, dansımızı geliştirmemize ve tüm arkadaşlarımız tarafından takdir edilmemize yardımcı olacaktır. Salsa temelde Küba’da kökenlidir ve kombinasyonlar, dönüşler ve kalıplardan oluşur. Bu yine de evimizin mahremiyetinde öğrenilebilir, ancak özveri gerektirir. Yaşımıza, şeklimize veya fiziğimizin boyutuna bakılmaksızın dans etmek, kalori yakmanın ve sizi sağlıklı tutmanın en iyi yoludur. Miami tarzı salsa dansı, salsa duruşu, yan ve arka kayalar, küçük hızlı dönüşler, çapraz vücut yönlendirmeleri, popüler adı Adios, sonra dışarıda dönüşler, enchufla y dame veya basitçe An enchufla gibi temel dans adımlarından oluşur. ve dahası. Küçük Adımsal açıklamalar 1. Yüzünüze baktığınız bir pozisyona girin. Şimdi sağ eli partnerinizin beline, arkaya, partnerin sağ elini kavrayarak yerleştirin. 2. Vuruşlara göre sol ayaktan başlayarak, partneriniz adımlarınızı geriye doğru yansıtırken öne doğru adım atın. 3. İkinci vuruş için sağ ayakla tekrarlayın. 4. Şimdi yukarıdakine benzer adımları geriye doğru yansıtın. 5. Şimdi öyle ki 6. adımdan sonra, yedinci adımda şimdi başlangıç pozisyonunda olacaksınız. Bu, cazın nasıl yapılacağına dair çok basit bir açıklama. Umarım daha fazlasını öğrenmekten zevk alırsınız.
8d müzik son zamanlarda çok fazla kullanılıyor ve çok farklı bir müzik. İsmi kişileri yanıltsa da kullanıcılarına keyifli anlar sunuyor. 8d müzik ile müziği içinizde hissedebilirsiniz. Özellikle gençler tarafından çok tutulan bu müzik sayesinde dünyadan kopabilir ve anlık olarak kendiniz için yaşayabilirsiniz. 8D Müzik Nedir 8D Müzik, dinlerken sanki konserde gibi hissetmenizi sağlayan, bazı efektler içeren ve sesin kafanızın içerisinde dolandığı hissini veren bir müzik türüdür. 8D müzik açılımı 8 Dimensions anlamına gelir. 8D müzik gerçekte 3d müziğin bir versiyonu fakat ayırt edebilmek ve daha gösterişli bir isimle anılması için 8d müzik adını almıştır. 8D müziğin 3d müzikten tek farkı efektler içeriyor olmasıdır. 8D müzik efektleri ile dinlemiş olduğunuz müziği sağ tarafa, sol tarafa, ön tarafa ve arka tarafa gönderebilirsiniz. Böylece kendinizi adeta bir gece kulübünde gibi hissedersiniz. 8D müzik ile beyninizin içinde müzik çalıyor gibi hissediyorsunuz. Ruhunuzla, aklınızda ve her şeyinizle kendinizi müziğin kollarına teslim etmiş oluyorsunuz. 8D müzik, müzik alanında yepyeni bir sayfa olarak anılıyor. Pek çok kişi merakla 8D müzik tecrübesini kazanmış oluyor ve kullananların hepsi çok memnun. Kullanıcı yorumlarına göre kendisini konserde hissedenler de bulunuyor. 8D Müzik Bambaşka Bir Atmosfer 8D müzik ciddi manada bambaşka bir atmosfer. 8d müzik için tüm kullanıcıların söylediği söz ise ’’adeta sanaldan kulaklarımıza fırlamış bir konser’’. Gerçek manada 8D müzik sizi bir konserdeymiş gibi hissettirir. 8D müzik 1970’li yıllarda bulunmuş olsa da birçok kişi bilmediği için son yıllarda ancak keşfedilmeye başlamıştır. 8D müzik playblack tekniği ile oldukça benzerlik gösterir. Bu nedenle fark edilmesi epey uzun bir zaman almış. 8D müziğin diğer müziklerden farkı ise müzik dinleyen kişiyi bir küre içine yerleştirir. Bu küre 360 derecelik açıdan çok alanlı müzik dağılımı yapmakta. Bu dağılım sayesinde insanlar da konsere gitmiş etkisine kapılırlar. 8D müzik sayesinde elinizde mikrofon varsa adeta şarkıyı kendiniz söylüyor gibi hissedersiniz. Bu bile atmosferinizde büyük değişiklik oluşturur. Beyninizin içinde bir müzik çalıyor ve şarkıyı da siz söylüyorsunuz gibi bir his uyandırıyor. 8D Müzik Nasıl Dinlenir? 8D Müzik Nasıl Yapılır? 8d müzik yapabilmek için kayıt yapmak istediğiniz programda stereo kayıt projesini başlatmalısınız. Fakat 8d müzik yaparken mono mikrofon kullanmamaya dikkat edilmeli. Aksi taktirde diğer müzik aletlerinden hiçbir farkı kalmaz. Kulaklıkla da dinleyerek motive olamayacağınız gibi aksi taktirde 8D müzikte olamazdı. Bu nedenle oluşturmuş olduğunuz 8D müzik bilgilerini tek bir mikrofonda birleştirerek müziği o şekilde mono mikrofona sunuyorsunuz. Mono mikrofon ile 8D müzik oluşturursanız ses tek taraflı gelecektir ve dağılmayacaktır. Fakat yan ve sol sinyalleri ile birlikte sesi dağıtırsanız farklı yönlerden de müziği algılayabilirsiniz. Bu uygulamayı seçtiğiniz zaman iki tane kulaklık ya da iki tane mikrofon da kullanabilirsiniz. Böylece daha fazla ses çıkacaktır. 8D Müzik Nasıl Yapılır? 8D Müzik Yaparken Dikkatli Olmalısınız! Bazı 8D kullanıcıları müzik oluştururken ses kartı kullanıyor. Fakat birçok kullanıcı ses kart ayarlarından mikrofon ve hoparlör seçimi yapmayı unuttukları için kişi gerçekte kulaklık ile müzik dinlemiş gibi hissediyor. Yeni başlayanlar ise bu ayarı bilmediği için bir problem olduğunu düşünüyor. Ses kartı ayarlarından ya da kullanıcı ara yüz ayarlarından mono seçeneği tıklanırsa hiçbir problem ile karşılaşmazsanız. Fakat bu adımı atlarsanız çok vakit kaybı yaşarsınız. 8d müzik yapmak bu nedenle çok dikkat gerektiren bir eğlence. 8d Müziğin Büyüsü Yukarıda da bahsedildiği gibi aslında 8D müzik diye bir tabir yoktur. Hepsi 3D müziğin gelişmiş versiyonudur. 8D müziğin büyüleyici tarafı stereo özelliğidir. Daha önce stereo kavramı ile hiç karşılaşmamış iseniz 8d müzik size çok cazip gelecektir. Stereo kavramı ise stereofonik olarak açılıyor. Bir müzik dinlenirken kullanıcının kulağına müzik gidene kadar bir sürü frekans sese hüküm veriyor. Ses insan kulağına gelene kadar birçok kanalda geçiyor. Stereo ile iki adet kanal kullanılır ve buna rağmen çok iyi bir müzik tadı çıkmış olur. Elbette stereo müzik kanallarını arttırabilirsiniz. Stereo yaygın olarak iki farklı hoparlöre bağlanır. Birçok 8d müzik yapan kullanıcılar bu yöntemi kullanarak keyifli anlar geçiriyor. Sizler de 8D müzik yapmak istiyorsanız bu yöntemi kullanabilirsiniz. Stereo sayesinde duyduğunuz müzikler kulağınızda yankılanacağı için farklı müzikler gibi gelebilir fakat bu durum son derece doğaldır ve asıl keyif veren tarafı da budur. [irp posts=”2381″ name=”YouTube Arka Planda Şarkı Nasıl Çalınır?”] 8D Müzik Heves Yapıyor 8d müzik aslında tamamen insanların ilgi çekmesini için kullanılan bir ürün. Sonuçta 3d boyutun versiyonu olduğu için çok büyük farklar aramamak gerek. Bir müzikte ya da teknolojide sayı arttıkça müşterinin ilgisi bir o kadar fazla sağlanıyor. 8d müzikte tam olarak bunun için yapılmış bir durum. Fakat 8d müzik 3d ile aynı özelliklere sahip dersek doğru olmaz. 8d müzik dinleyen birçok kullanıcı halinden memnun. Çok iyi stres attıklarını ve eğlenceli vakitler geçirdiğini belirtiyor. 8d müzik ile gerçekten eğlenceli vakit geçirmek mümkün. Gençler sınav dönemi bittiğinde 8d müzik ile parti bile düzenliyor. 8d Müziği Abartmayın 8d müzik her ne kadar keyifli vakitler sunsa bile abartılmaması gereken bir müzik. Çok zevkli olsa da aşırı yüksek ses içerdiği için kulaklara ve beyine zararı dokunabilir. Günlük bir saat dinlemek sağlığınız için oldukça idealdir. Fazlasını dinlediğiniz zamanla kulaklarınızın az işittiğini, başınızda geçmek bilmeyen ağrıların olduğunu fark edersiniz. Aşırıya kaçmadan eğlencenin tadını çıkarmak istiyorsanız 8d müzik alarak keyifli vakitler geçirebilirsiniz. Yalnızken de keyifli bir aktivite olan 8d müzik aynı zamanda asabiyeti ve moral bozukluğunu alıp götürüyor. Keyifli anlarınızı 8d müzik ile canlandırabilir, stresten kurtulabilirsiniz ve aynı zamanda arkadaşlarınızla da 8d müzik keyfini çıkarabilirsiniz. Instagram'da Canlı Saat Profil Fotoğrafı Nasıl Yapılır?Previous articleDöviz Piyasalarını Takip EdinNext article
Enstrümantal ve vokal melodilerin arkasındaki gizemi çözmeye mi çalışıyorsun? Melodi müziğin en önemli ve temel unsurlarından biridir, bu nedenle melodilerin nasıl çalıştığını anlamak herhangi bir müzisyen için mutlak bir zorunluluktur. Bu yazıda, "Müzikte melodi nedir?", "Müzik melodileri nasıl çalışır?" gibi tüm yakıcı sorularınızı ele alacağız ve klasik müzikten pop müziğe kadar tarih boyunca anahtar melodileri tanımlamanıza yardımcı olacağız. Hadi içine dalalım! Melodi nedir? En basit haliyle, melodinin tanımı, müzik cümlesi veya melodik bir cümle olarak adlandırılan belirli bir sırayla çalınan bir dizi müzik notasına indirgenir. Farklı müzik notaları oluşturan her şey bir melodi oluşturabilir. Melodiler, genellikle aşağıda tartışıldığı gibi bir tür ölçek içinde, birden çok kez çalınan aynı, tek bir notadan veya birden fazla notadan oluşabilir. Örneğin, şarkı söylediğinde veya "mutlu yıllar" çaldığında hala aynı melodidir. Melodik çizgi bir kişiden diğerine geçtiğinden, ana ifadelerin "mutlu yıllar" da söylenme şekli aynı kalır. Müzik notasyonunda, melodiler genellikle bir çubukta veya belirli bir ölçünün sonunda biten birden fazla notanın satırlarıdır. Bir müzik kompozisyonunda, melodiler karmaşık veya inanılmaz derecede basit olabilir, ancak çoğu unutulmaz olacak şekilde tasarlanmıştır. "Kafanızdan bir şarkı çıkaramıyorsanız", büyük olasılıkla ana melodik çizgiden bahsediyorsunuz. Özellikle pop müzikte vokal melodiler yapışkan olacak şekilde tasarlanmıştır, bu da onları bu kadar önemli kılan şeydir. Melodiler, müziği unutulmaz kılan şeyin büyük bir parçasıdır. Tek bir melodiyi oluşturan birden fazla öğe olsa da, iyi hazırlanmış bir melodik müzik cümlesi zahmetsiz hissetmek için tasarlanmıştır. Melodiler genellikle müzik kompozisyonuna yeni fikirler sunarak parçanın geri kalanından sıyrılır. Örneğin, bir grup bir şarkı seslendirdiğinde, davullar, bas parçaları ve destek piyanosu, akor ilerlemesine göre tüm şarkı boyunca aşağı yukarı benzer parçaları çalmaya devam edecektir. Vokalist ise melodinin sorumluluğunu üstlenir. Vokalist, akor ilerlemesinden aynı notalardan bazılarını kullanabilir, ancak vokal müzik melodileri sürekli olarak bir müzik parçasına yeni, melodik ifadeler getirdiğinden, enstrümantal yedeklemenin geri kalanı arasında doğal olarak öne çıkar. Dinleyici melodiyi daha kolay algılar, çünkü herhangi bir zamanda çalınan akorların ve enstrümantasyonun geri kalanı arasında kalır. Melodinin Öğeleri Peki, bir melodi neyden oluşur? Müzik kompozisyonlarında, melodik bir ifadenin merkezi bileşenleri aşağıdakilere atfedilebilir Perde Bir melodi, birden fazla ses perdesi notalarından oluşur. Hala "işe yarayan" sadece birkaç perde ile bir melodiye sahip olmak mümkündür. İyi bir örnek "One Note Samba" Çoğu zaman, melodiler ilgi çekmek ve bir müzik parçasında daha fazla melodik yay oluşturmak için birden fazla perde kullanır. Bununla birlikte, başarılı bir şekilde bir melodi yazmanın birçok yolu vardır, bu nedenle bir öğeye kendi başına takılmaya çalışmayın. Kontur Kontur veya melodinin şekli oldukça açıklayıcıdır. Kelimenin tam anlamıyla, bu bir müzik parçasındaki notalar veya melodi dizisinin şeklidir. Notalara melodik ifadeler yazarken belirli yayları görebilirsiniz. Bazı melodiler bir notadan diğerine büyük atılımlar yaparken, diğerleri bir müzik sayfası boyunca adım adım hareket edecektir. Besteciler, farklı duygular yaratmak ve bir şarkı boyunca enerji oluşturmak için melodik ifadelerinin şeklini kasıtlı olarak düşünürler. Aralık Melodik aralık, bir melodideki en düşük ve en yüksek perdeler arasındaki mesafeyi ifade eder. Aralık, hangi müzisyenlerin şarkı söyleyebilir veya bazen belirli bir melodiyi çalabilir. Daha geniş bir aralık daha zor olabilirken, daha karmaşık bir melodi olarak dinleyici için potansiyel olarak daha ilginç olsa da, dar bir aralığın gerçekleştirilmesi daha kolaydır. Aralık Aralıklar, bir müzik ölçeğinde belirli perde türleri veya notalar arasındaki mesafeyi ifade eder. Genel olarak konuşursak, bir aralık, bir notanın belirli bir anahtardaki ilk notayla, aksi takdirde tonikle olan ilişkisine göre sınıflandırılır. Bu mesafe genellikle yarı tonlarda ölçülür. En yaygın aralıklardan bazıları şunlardır Uyum Bunlar, birbirleri arasında mesafe olmadan aynı sahada oynanan notalardır. Minör 2. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 1 yarı tondur. Binbaşı 2. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 2 yarı tondur. Minör 3. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 3 yarı tondur. Binbaşı 3. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 4 yarı tondur. Mükemmel 4. Bu nota, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 5 yarı tondur. Artırılmış 4. veya Azalmış 5. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 6 yarı tondur. Mükemmel 5. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 7 yarı tondur. Minör 6. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 8 yarı tondur. Binbaşı 6. Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 9 yarı tondur. Minör 7. Bu nota, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 10 yarı tondur. Binbaşı 7. Bu nota, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 11 yarı tondur. Oktav Bu not, bir ölçeğin toniği veya ilk notu üzerinde 12 yarı tondur. Referans notasından daha yüksek veya daha düşük oynanan tonikle aynı notadır. Bir melodi yazarken , notalar arasında geçiş yapmanın kanıtlanmış yollarını bulabilmeniz için aralıkları akılda tutmak yararlı olabilir. Yapı Bu, bir melodinin nasıl oluşturulduğunu ifade eder. Lirik bir melodi ise, melodik bir çizgi bir lirik veya cümle etrafında yapılandırılabilir. Diğer melodiler, bir müzik parçası içindeki belirli bir ritim veya desen etrafında inşa edilebilir. Ölçeklemek Ölçek, bir anahtar içindeki belirli bir desendeki notalar veya müzikteki nota ailesidir. Melodilerde farklı duyguları ve sesleri belirtmek için farklı ölçekler kullanabilirsiniz. Melodiler genellikle belirli bir ölçek etrafında yapılanır. Müzik teorisi hakkında geniş bilgiye sahip olmasan bile, muhtemelen melodik ölçekleri sezgisel olarak kullanırsınız. Motif Bir motif, parça boyunca tekrarlanan bir melodinin bir bölümü veya parçasıdır. Örneğin, bir şarkının korosu muhtemelen müzik parçası boyunca tekrar tekrar ortaya çıkan birçok melodi motifine sahiptir. Puanlama dünyasında, belirli bir karakterin tanıtımını veya yeniden görünümünü duyurmak için bir motif kullanılabilir. Örneğin, Darth Vader Star Wars'ta bir sahneye girdiğinde, bu motif duyulabiliyordu Motifler genellikle tekrarlanan notaların daha küçük koleksiyonları olsa da, daha büyük bir tekrarlanan bölüm veya melodik fikir müzikal bir tema olarak kabul edilebilir. Tümce Bir şarkıdaki tümcecikler veya ifadeler müzikal bir cümle gibi hissedebilir. Beni yanlış anlamayın, bu bir cümlenin tam bir cümle olması gerektiği anlamına gelmez, ancak müzikal bir ifade, bir melodinin bir müzik çizgisine nasıl boşluk bırakıldığını konuşur. İyi bir örnek "Mutlu Yıllar"da. "Mutlu yıllar sana" şarkısını söylüyoruz ve bir sonraki şarkı sözlerini söylemeden önce duraklıyoruz. Bu nedenle, aşamalandırma bir melodideki kelimelerin ve perdelerin sayısıyla konuşur. Dört cümlenin popüler müzikte bir koro oluşturması veya ifadelerin bir önlemin sonunda tamamlanması nadir değildir. İfadeler, popüler müziğin tempoyu korumasına yardımcı olur . Bir grup cümle genellikle aynı veya benzer melodileri tutar veya tekrarlar. Ritim Ritim, belirli bir melodiyi ifade ed şeklinize hitap eder. Aynı nota kümesini ifade etmenin birçok farklı yolu vardır. Ritim, melodinizin ne tür bir nota üzerinde çalındığını ve melodinizdeki notaların her birinin arasında nasıl göründüğünü söyleyebilir. Melody Vs. Harmony Fark Nedir? Melodiler ve armoniler, aslında tamamen farklı şeyler olduklarında genellikle birbirleriyle karıştırılırlar. En büyük fark, melodilerin kendi başlarına ayakta durmalarıdır. Armoniler, belirli bir melodiyle ilişkili olarak, genellikle sonik olarak hoş bir nota kombinasyonu oluşturmak için belirli bir aralık kalıbı ile çalınır. Armoni, karşı melodi olarak da adlandırılabilir. Tipik olarak, armoniler ana melodik ifadeden çok fazla dikkat çekmeden orijinal melodiyi destekler. Armoni, perdelerde bir melodiden daha yüksek veya daha düşük olabilir. Genellikle armonilerin vokalistler tarafından söylendiğini, ana vokalist tarafından bir melodi söylendiğini göreceksiniz. Vokal parçalar açısından, alto şarkıcıların armonileri şarkı etme olasılığı daha yüksektir, soprano şarkıcıların ise çoğu durumda melodiyi üstlenerek oldukları bilinmektedir. Melodi Türleri Modern ve klasik müzik söz konusu olduğunda, çoğu melodi, perdelerin birbirleriyle yönsel olarak ilişkili olduğu şekilde sınıflandırılır. Melodilerin hareket şeklini, terimlerin yükselmesi ve alçalıp inmesiyle tanımlayabilirsiniz. Artan Yükselen bir melodi, her perdenin ton ve frekans olarak yükseldiği perdelerin bir bölümünü ifade eder. Azalan Azalan bir melodi, melodik ifade boyunca perde içinde alçalır. Melodik Hareket Melodik hareket, bir dizi notanın veya melodinin belirli bir ifade boyunca nasıl hareket ettiğine değiniyor. Bir perde komşu notaya akar mı? Yoksa enstrümantalist büyük bir aralıktan diğerine mi atlıyor? Bu iki hareket türü konjonktür ve disjunct melodik hareket olarak adlandırılır. Konjonktür Konjonktürsel melodi, melodik bir ifadenin genellikle adım adım bir şekilde sahada yükselmesi ve alçalttığında olur. Konjonktüre uygun bir hareket, bir kompozisyonun arka melodisi kadar yazılmış bir ölçeği yukarı ve aşağı hareket ettirmek kadar basit olabilir. "Neşeye Övgü"de harika bir konjonktür hareketi örneği bulunabilir. Melodinin notalarının adım adım hareket ederek bir notadan diğerine nasıl sorunsuz bir şekilde hareket ettiğine ve kompozisyon boyunca merkezi melodileri nasıl oluşturduğuna dikkat edin. Disjunct Disjunct hareketi, melodi boyunca büyük atlamalarla karakterize edilir ve genellikle bitişik notaları atlayan daha büyük aralıklar sağlar. Çok sayıda melodik atlama olduğu için acemi müzisyenler ve vokalistler için şarkı söylemek zor olabilen Star-Spangled Banner'ın yorumlamalarında harika disjunct motion örnekleri bulabilirsiniz. Karışım Karışık hareket sadece disjunct ve konjonktüre hareket arasında bir haçtır. İki melodik hareket türü arasında geçiş yapmak, bir müzik kompozisyonu boyunca kontrast ve ilgi yaratmaya yardımcı olabilir. Bu daha genel türlere ek olarak, aynı anda iki melodi çalındığında melodik hareketin daha spesifik formlarını da bulacaksınız Koşut Paralel hareket, iki melodinin artan veya azalan bir şekilde hareket etmesi ve tümceler arasında aynı aralıkları tutmasıdır. Benzer Benzer hareket tam olarak paralel hareket gibidir, ancak melodilerin her ikisinin de artan veya azalan olması gerekir. Bir melodide aynı yön ve aynı zaman. Ters Aksi hareket, bir melodinin alçalırken diğerinin yükselmesi ve bunun tersidir. Bu aynı aralıklarla gerçekleştiğinde, buna katı aykırı hareket denir. Eğik Eğik hareket, bir melodinin aynı notada kalması, diğerinin ise herhangi bir şekilde hareket etmesi ve iki melodik ifade arasında bir kontrast yaratmasıdır. Müzikte Melodilerin Tarihi Müzik kanımızda var. Müzik tarihi en az yıl öncesine dayanıyor, ancak bazı uzmanlar konuşabildiğimiz sürece şarkı söylediğimizi düşünüyor. Melodilerin belgelemeden önce bir nesilden diğerine geçmesi şaşırtıcı değil. Bununla birlikte, belgelenmiş en eski melodilerden biri hurrian ilahisi 6 olarak bilinir. Melodi, MÖ 14. Bu melodi büyük olasılıkla lir ve arp üzerinde çalındı. Melodik tarihimizde açıkçası birçok boşluk var, ancak başka bir melodik stilin kökenini, büyük olasılıkla lir üzerinde çalınan Seikilos Epitaph adlı bir Yunan eserinde görebiliyoruz Klasik müziğe girin, özellikle harpsichord'un tanıtılmasıyla daha neşeli şarkılar açısından daha fazla varyasyon görmeye başlıyoruz. Mozart gibi besteciler tarafından çalınan klasik müzik parçalarının tanıtılmasıyla melodik destekten daha da uzaklaşan melodik varyasyonları görmeye başlayabiliriz Zamanla müzik bluegrass, jazz, rock, disco, R&B, hip hop, folk, doo-wop gibi çeşitli türlere evrildi ve liste bugün de gelişmeye devam ediyor. Belirli türlerdeki melodiler, belirli ölçek yapılarını diğerlerinden daha fazla alabilir, ancak melodilerin inşasının sınırı yoktur. Müzikte Melodi Bugün Bugün, bildiğimiz melodiler için sonsuz olasılıklar vardır. Popüler grafiklere bakarsanız, seyrek notu, basit melodileri ve aynı insanlar tarafından sevilen geniş aralıklara sahip eşit derecede karmaşık melodileri bulacaksınız. Aynı müzik türlerindeki şarkılar belirli bir şekilde bir melodi oluşturabilirken, bir melodi müziğin sadece tek bir yönü olduğu için gerçekten sınır yoktur. Bir melodi yazmayı öğrenirken, birçok farklı olasılık ile denemenize ve tamir etmenize izin verin. Müzik yapmanın tek bir doğru yolu yoktur. Kendi melodi hatlarınızı oluşturmanın tadını çıkarın!
prog, progressive rock, prog rock, psychedelic, senfonik, prog metal, avant garde, caz füzyon, fusion... nedir? prog rock nasıl anlaşılır? önemli gruplar ve ilgili ilgisiz her konuda alelade bilgi filan var bu yazıda... öyle pek de yararlı olacağını sanmıyorum... kısaca prog da denilip geçilen progresif müzik, aslında [bence] bir müzik türü değildir... beslendiği çok farklı kaynakların ve çok da fazla alt türlerinin olması yanında; aslında bir yaşam yada bakış tarzıdır... çağımızda müzik türleri o kadar çok dallandı ve budaklandı ki! artık bir müziği dinlediğinizde, onun tam olarak hangi türe dahil olduğunu çıkarabilmek de çok zorlaştı... eskisi gibi öyle zırt diye ritmine, enstrümanlara filan bakıp da söyleyemiyorsunuz bir çok tarzı... şimdi ben burada bir yandan "genel kabul" göreni yazarken, bir yandan da "bence" neyin ne olduğunu yazacağım... karışacak iyice... özellikle progresif kavramı konusunda, gördüğüm kadarıyla ben biraz daha farklıyım zannedersem... en basiti; progresif müziği tür olarak kabul etmiyor olmam bile aslında kabul edilebilir bir şey değil... mesela internetten arar bulursunuz; her yerde denir ki "pink floyd progresif rock yapıyor" bence değil... bence; pink floyd hayata progresif bakıyor ve yaptıkları müziğe bu doğal olarak yansıyor... hayata progresif bakan bir kemençe sanatçısı; oturur, tek başına kemençeyi öyle bir çalar ki! o yaptığı müzik progresiftir... ama hiç kimse o müzik türüne progresif demez!... aynı kemençeyi klasik türk musikisi formatında çaldığınızda yada karadeniz kemençesiyle horon teptiğinizde, o yaptığınız progresif olmaz... progresif kafa yapısına sahip bir kemençeci o kemençeyi öyle bir çalar ki; hem horon tepersiniz, hem de progresif olursunuz... anladınız mı? anlamadınız çünkü ben de yazdığımı anlamadım... huyumdur, yazdığım anlaşılmasa bile hayatta silmem... yazının devamında anlaşılır kılmaya çalışırım... zerre kadar da olsa progresiflik içeren, önceki bazı paylaşımları da vereyim... belki okursunuz... okumazsanız da canınız sağ olsun... bir sergiden tablolar ünol büyükgönenç, kardaşlar, dervişan camila pocovi'den genesis şarkıları müzikte mantık amesha spenta siya siyabend cemalim senfoni no4 kırkbinsinek rabindra sangeet progresif burgazada sıradan adama tantana simurg kırıardı ayumi ueda & women of the world ergüder yoldaş nemrud victor wootendan prog metal rachel flowers yeniden asia minor mohini dey gülşah erol eren başbuğ ile röportaj stanley clarke - night school dagamba ayyuka ozan bircan kral arthur ve yuvarlak masa şövalyeleri orkestra no land no land aramızda mohsen namjoo korhan futacı orta çağdan günümüze hurdy gurdy klasikten progresife ayşedeniz thomas leeb comfortably numb like a "dream" eren başbuğ çılgın elmas renkten renge erkan oğur progresif eren light in babylon ayşedeniz gökçin 657 helicopria storm corrosion eren başbuğ progresif nedir? ingilizce progressive den geliyor anlamı ve çok da basit ve sade bir anlamı var... ilerleyici!... progress kelimesinden gelen bir kavram ki, ilerlemek, sürmek, sürdürmek ve daha da genellersek; geliştirmek de denebilir... ilerlemeyi, devamlılığı ve gelişmeyi sağlayan işlemler bütünü... progresif yada progressive yerine daha önce de dediğim gibi, özellikle müzikte prog denilir kısaca ve ben de öyle devam edeceğim çünkü her seferinde uzun uzun yazmak zor olduğu için kısaltılmış zaten... progresifte ön plana çıkan, gelişmedir... mesela benzeri bir kavram daha var, o da sustainability yani sürdürülebilirlik!... sürdürülebilirlikte "mevcut olanın korunması" ağır basar... mesela sürdürülebilir enerji yada tarım gibi... enerji kaynaklarının korunmasında sürdürülebilirlik esastır ama eğer enerji kaynaklarının hem korunup, hem de zenginleştirilmesi derseniz; o zaman progresif oluyor... progresif progressive müzik nedir? belki şöyle demem daha doğru; müzikte progresiflik nedir? progresif müzik yukarıdaki kısa açıklamalar çerçevesinde prog müzik; bence sağdaki fotoğraf oluyor... hatta tam bir progresiflik çok daha karmaşık olabilir... karmaşık deyince yanlış anlaşılmasın; en sağlam düzenler, en kaotik kaoslardan çıkar... lafa bak!... ama öyle... kaotik zannedersiniz ama dünyanın en muhteşem düzenini barındırıyordur kendi içinde... aşağıdaki resme bakıp da ruhunuz daralıyorsa, boş verin progresifi... ama "aaa ne kadar da hoş" gibi saçma sapan bir şey geçiyorsa içinizden, bilin ki siz bir manik progresifsiniz... caz kültürü bu soldaki fotoğraf da kıyısından köşesinden prog u çağrıştırabilir ve özellikle seçtim ama bu fotoğraf; "jazz age" çağrışımı ile dolu... prog müziği ifade etmek için çok yetersiz... piyano çalınıyor, dans eden bir çift, giyim kuşam zaten 50 li yıllar öncesi... apayrı bir dönem, apayrı bir bakış açısı ve apayrı bir yaşam tarzı... prog müzik bu fotoğraftan etkilenmedi mi? tabii ki çok fazla etkilendi ve doğal olarak o resimden beslendi ama prog müzik fotoğrafında yandaki fotoğraf en fazla önemli bir figür olabilir... bu figürü prog fotosuna yerleştirdiğinizde, bir 15 dakikalık prog müzik parçasının en fazla dakikası olabilir... prog müzik bu figürden sıkılır, onun değişmesi ve özellikle gelişmesi gerekir... aynı fotoğrafı prog müzik farklı bir kıyafetle sizin karşınıza yeniden getirmek isteyebilir... mesela break dance yapan gençler olarak karşınıza çıkabilir... ama prog sıkılabilir bu genç çiftten ve yeniden eskiye özlem duyup, çarlistona yada swinge dönebilir... bu gerileme değildir, ilerlemedir... "kardeşim geç bunları, bize prog müziği nasıl anlarız onu anlat" diyor olabilirsiniz... işte onu anlatabilmek ve anlayabilmek biraz zor olduğu için bu ıvır zıvır muhabbeti yapıyorum zaten... mesela konumuz "death metal" olsaydı; diyecektim ki "herifin biri böğürüyorsa".... ... hemen anlayacaktınız ama madem kalkıp da prorefif müziği yada daha telaffuz etmedim prog rock ı merak ettiniz ve google aldı sizi buraya getirdi!... biraz sabırlı olacaksınız... progresif müzik hemen öyle anlaşılıverecek müzik değildir... ama mecburen yazacağız nasıl anlaşılabileceğini... progresif müzik nasıl anlaşılır? anlaşılmaz kardeşim... daha doğrusu, anlayan anında anlar ama eğer "progresif müzik nasıl anlaşılır?" gibi bir soruyla geldiyseniz buraya, işte o zaman anlaşılmazlığa bürünüyor... yoksa atla deve de değil bu... progresif müziğin alt türlerini anlayabilmektir aslında zor olan... bi kere onu bi kafaya sokmak lazım... öyle kolay kolay anlaşılmıyor bu meret... ama anlamaya çalışacağız, işimiz ne?... 1- diyelim bir müzik dinliyorsunuz; ama ne tür olduğunu bir türlü anlayamadınız!... işte onun progresif olma ihtimali zaten o anda "kuvvetle muhtemel" olmak üzere başlamış demektir... bir müziğin türünü zırt diye anladıysanız, "kuvvetsizce muhtemel" progdur o... 2- parça bitmek bilmez... arap müziği de bitmez kolay kolay ama arap müzikleri dışındaki müzikler eğer bir türlü bitmek bilmiyorlarsa yine kuvvetle muhtemel progdur o müzik... tabii albümlerde mecburen biter parça mümkün olan en kısa sürede ama ortalama herhangi bir müzik türünde albümdeki parça sayısı 12 gibidir... prog albümlerde 3-5 parça olabilir... tek parça da olabilir... şimdi kalmadı ama mesela arkalı önlü birer parça olabilir... 35 dakikalık tek parça olabileceği gibi, bazı prog gruplar albümlerine yine 10-12 parça koyarlar ama kalkarlar albümdeki 4 dakikalık bir parçayı konserde 23 dakika çalarlar... anlaşılacağı üzere; çok net bir kriter değildir parçaların uzun olması ama ciddi anlamda fikir verir... 3- diyelim parçalar yukarıda yazdığımız gibi uzun uzun ve albümde toplam 4 parça var!... bu onun prog olduğunu net biçimde göstermez ama eğer tek bir parça dinlediğinizde o parçanın zırt pırt şekil değiştirdiğini farkettiyseniz, dinlediğiniz müzik "çok kuvvetle muhtemel" progdur... şu arap müziğine bir açıklık getireyim de yanlış anlaşılma olmasın... neden arap müziğini kriter olarak alıyorum?... şundan geleneksel arap müziğinde, çoğu zaman çok uzun hikayeler, destanlar, yaşanmış olaylar anlatılır... masal gibidirler... dizi film gibidirler... ve aslında bu "geleneksel arap müzikleri" progresif kavramına da uzak değillerdir!... ama bütün bu geleneksel arap şarkılarına progresif demek de çok yanlış olur... üstelik geleneksel arap şarkıları progresifliğin tam tersi olarak çoğu zaman aşırı tek düzedir... 4- sözlü olsun yada enstrümantal; progresif müzikte "uzun hikayeler" anlatılır... progresif müzik de aslında kısa film gibidir... hatta bazen kısa değil, upuzun metrajlı film gibidir... işte bu sebeple prog müzik parçaları mecburen uzundur zaten... müzisyen çoğu zaman size o müzikle bir şey anlatır... siz onun anlattığını mı anlarsınız? onu bilemem ama o bir şey anlatır size... size kalmış ne anlayacağınız... yorumunu kendisi yapar özellikle enstrümantal prog müzik... ve bu sebeple zaten; parçalar uzun oldukları gibi, zırt pırt karakter de değiştirirler çünkü o müziği yapan zaten hafiften sıyırmıştır... bunu biraz açalım mesela prog olmayan bir müzik size şunu anlatabilir kız adama aşık olur, adam terkeder, kız üzülür... e hadi en fazla bileklerini keser filan... ordan en fazla metale çıkarsınız... prog müzik ise şunu anlatır kız adamı yağlı boya resim yaparken görür, aşık olur... hatta kız o ressamın figürüdür... adam kızı fırça darbeleriyle yoldan çıkarır... kız ressamın geçmiş yaşamdan gelen silüetine ne demekse aşık olur aslında... ressam kız ile baştan ilgilenmez çünkü ressamın da aşık olduğu aslında palet ve fırçalarıdır... neyse kız bunalıma girer... ressam bu arada ölür dirilir... bir anda kız ve ressam bir gölde kayık içinde giderlerken, ressam ona serenad yapıyordur ki tam o sırada kız oturduğu yerden kalkıp, ressamın şövelesine tekme atar... kızın gözlerinden kanlar akıyordur ki ressam aslında bileklerini kesmiştir falan filan... işte prog tam olarak böyledir... ne yazdım ama yahu... kayıkta balık tutarlarken sanki vivaldinin ilkbaharı çalıyordur ki tam o sırada kız şöveleye tekme atarken herifin biri alır koskoca hammond orgu sizin kafanıza yapıştırır!... siz bu parçayı dinlerken acaba bunun türü ne dersiniz ama o anda elektro gitarı da alıp ağzınızdan sokarlar... prog müzik tam olarak budur işte... burada kafanızdan hammond org geçmez de keman yada başka bir şey hatta bağlama bile geçebilir... siz ne oluyoruz yahu derken; kız ve ressam kayıkta vivaldinin bu sefer sonbaharını dinliyorlardır... anladınız mı? buraya kadar aslında prog müziği anladık ama bir de daha ufak detayları var... 5- bu 5 numarayı tek bir seferde özet olarak geçeyim, bitsin bu prog müziği anlama işi... biraz daha teknik konular bunlar... ritm değişebilir çoğu zaman... parçanın ritmi stabil değildir... birden değişir, anlamazsınız... "ay ne güzel slow parça" cümlesini kullanırken daha, parça karadeniz müziğine döner... derken siz yine o güzelim slow summer hit formatına dönebilirsiniz... parçada tonal değişiklikler de olur bu arada tabii... ritimler karmaşıktır... alışılmışın dışında bir tehlike sezersiniz... acaba ne olacak? dersiniz dinlerken... parçanın sözleri de alışılmışın dışındadır çoğu zaman... fantastik cümleler duyarsınız... sözler bir anda saçma sapan bir şekilde bilimsel bir dil kazanabilir... upuzun parçanın bir konsepti söz konusudur hatta koskoca albümün bir konsepti vardır... eğitim sisteminin insanlığa vurduğu darbeyi anlatır herif size uzun uzun... ufacık bebişten başlarsınız, herif toprak olur gider, hala daha anlatıyordur albüm size kurtların nasıl kemirdiği falan filan işte... 5 numarada bitireyim dedim ama tıpkı prog albümler gibi bu da bitemedi gitti valla sıkıldım ama yazacağım bildiğim kadarıyla... 6- kel alaka enstrümanlar duyabilirsiniz, orta çağ enstrümanı görebilirsiniz... mesela hurdy gurdy... onu daha önce yazmıştım... okuyun... bir müzisyen orta çağ enstrümanı çalarken, hemen yanındaki bir diğeri son model bir seabord grand çalabilir... 7- dinlediğiniz müzik prog ise; "klasik müzik" esintisi almanız kuvvetle muhtemeldir... klasik müzikten etkilenme ciddi biçimde söz konusudur progda... mesela prog rock türü ön plana çok çıkmıştır ve prog müziğin, rock müziğinin bir alt türü olduğu dillendirilir ve yanlış da değildir ama prog müzikte klasik ve caz formatlarını hissedersiniz... yani aslında çok ağırlıklı olarak caz vardır içinde ama görüntü rock olabilir... yada tersi daha nadiren... yüzeysel rock içinde derin caz vs gibi... burda şu klasik müziğe de değinelim... benim prog müzik aslında bir tür değil, bir tarzdır yada bir ekoldür dememin sebebi de bu... progresif müziğin tanımlarına şıp diye oturuveren tek bir müzik türü daha doğrusu tek bir süreç söz konusu, o da klasik müzik... şu yukarıda yazdığımız bütün maddeleri içeren müziktir klasik müzik!... her birini tek tek irdeleyin, göreceksiniz ki bir konçerto yada senfoni tam olarak progresif müzik tanımlaması içine net biçimde oturmaktadır... progresif müzik; aslında bir bakıma yeni yaşamın klasik formatta yaşanması ve bunun müziğe aktarılmasıdır... en ilerici klasik müzik bestecileri en progresif müzisyenlerdir... beethoven in 5. senfonisini bir de bu gözle dinleyin derim... sadece kullanılan enstrümanlar farklı ki bu noktada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; progresif müzikte "sıklıkla kullanılan" enstrümanlar olmakla birlikte, her hangi bir enstrüman sınırlaması da yoktur... rock müzikte kullanılan enstrümanlara ek olarak; elektro org, mellotrone, synthesizer, hammond ve geleneksel tüm enstrümanlar yaygın olarak kullanılmaktadır... eee? döndük dolaştık, geldik yine klasik müziğe... zaten klasik müzik denen müzik de bir tür değildir ki!... günümüz klasik müzikçileri 1700 lerde mi yaşıyorlar? ben oldum olası şu "müzik türü" tatavasına gıcığımdır zaten... müzik müziktir arkadaş... progresif müzik [bence] kesinlikle bir tür değildir ve özellikle söylendiği gibi bir "rock alt türü" filan hiç değildir... her hangi bir türde müziği siz progresif yapabilirsiniz!... bugün adına klasik müzik ve progresif rock denen müzikler kesinlikle tür değil, dünya tarihinde birer süreçtirler... bu sebeple ben müziği türlerine ayırmam... sadece dönemlere ayırırım yada çok daha doğru bir yaklaşımla; evrensel - popüler olarak ayırırım... doğru yada yanlış... 8- klasik ve caz döneminden beslenen ve çoğu zaman rock tarzında şekillendirilen progresif müzikte aslında hep "geleneksellik" ön planda olmuştur... eski sesler ön plandadır... ama mecburen bu eski seslere yakın sesler üretilme ve sıklıkla kullanma yolu seçilmiştir... ve bu sebeple prog müzikte synthesizer kullanımı diğer bilinen enstrümanlara ek olarak oldukça yaygındır... özetle; müzisyen derdini anlatmak için o dönemin ileri teknolojisini seçmek durumunda kalmıştır... 9- ve son söz özellikle klasik ve caz dönemlerinden beslenen ve çağına uygun olarak rock türü içinde kendisine yaşam alanı bulan prog müzik; üst seviyede kalite barındırır... kalite aslında kişiden kişiye değişmez, o yanlış biliniyor... müzik bilgisi ve bestecilikte, düzenlemede, söz yazarlığında ve enstrüman kullanımında üst düzeyde bir kalite olmadıkça; mesela gayet edebi sözler yazılmadıkça, gayet derin besteler yapılmadıkça ve enstrümanda virtüözite olmadıkça asla prog müzik yapamazsınız!... bu yazdığım maddeler içinde en net olanı da bu maddedir... progresif müzikte çok edebi bir dil vardır, bilgi vardır, enstrüman hakimiyeti söz konusudur... bunları bir araya getirmek de öyle her baba yiğidin harcı olmadığı için, progresif müzik yapmak da dinlemek de kolay değildir... işin gerçeği ben de hiç düşünmemiştim bu prog müzik nasıl anlaşılır konusunu... ama bazı progresif paylaşımlarım olduğu için olsa gerek; "prog müzik nedir? nasıl anlaşılır?" diye soranları arama motorları sayfaya getiriyor!... ben de bari bildiğim kadarıyla yazayım dedim... ben dinler geçerim ve ne olduğuna bakmam kişisel olarak... yani aslında beni bir müziğin ne olduğu pek de ilgilendirmiyor... bana çok saçma geliyor müzik türü denen şey... zaten progresif müzik bir müzik türü değil... ama sağda solda uzun uzun tartışmalar görüyorum, insanlar bir parçanın tam olarak hangi türe girdiğini günlerce tartışıyorlar! yahu müzikte yok öyle bir şey... müzisyen bir şey yapar, prog olur; sen bir şeyi severek dinlersin, prog çıkar... budur özetle çünkü "progresif" en başta yazdığımız gibi, sadece bir tanımlama... ben dinliyorum kendime göre bir şeyler ve o dinlediklerim kalkıyor prog yada caz denen şey oluyor... füzyon fusion oluyor... yada ne bileyim, klasik oluyor, metal oluyor, hatta arabesk de oluyordur ama pop olmuyordur... yani oturup da "dur ben prog dinleyeyim" demişliğim yoktur yada "ben progcuyum" demişliğim yoktur... dinlediğim şey bir yerlere uyuyordur o kadar... ben kalın kafalıyımdır ve anlamam öyle "progresifin avant-garde ının hafif füzyonu ile space bilmem nenin bilmem nesi arasında bir şeyler" gibi bir tür tanımlaması bende yok ne yazık ki... [ama] deyince işler tersine dönermiş... progresif rock ana dalları ben sonuçta basit bir dinleyiciyim... yani bana göre olan sadece bana göredir ve sonuçta müzik türlerinin ve bu progresif müziğin dalları, kolları, tipleri, türleri ve alt türleri yok mu? var tabii... önce şunu belirteyim; progresif müzik, [hadi artık "progresif rock" demeye başlayalım çünkü progresiflik ağırlıklı olarak rock müzik içinde kendine bir yaşam alanı bulmuştur ve dünyada da öyle kabul edilmektedir]... progresif rock, prog müzisyenlerce bile kolayca tanımlanabilen ve "tam olarak şu türdür" şeklinde ifade edilemeyen bir yapıya sahiptir ki yukarıdaki 9 madde de bunun sebebidir zaten... progresiflik; adı üstünde, hiç bir zaman sabit durmaz ki!... eğer bir prog müzik parçası net biçimde tanımlanabiliyorsa, o müzikteki progresiflik zaten eksik kalmış demektir!... 1960'lı yılların son dönemi yada belki ikinci yarısı prog rock'ın kültürel orijini olarak kabul edilebilir... progresif müziğin orijini ise bilinen müzik tarihinin öncesidir muhtemelen... prog rock dersek, tabii ki 60'ların sonu ve ingiltere demek zorundayız... prog rock'ın müzikal orijini ise çok karışık... cantebury scene'den barok'a, psychedelic'ten avant-garde'a, folk, füzyon, deneysel rock, bildiğiniz rock... etnik vs her birine kadar gidersiniz ama en çok etkilendiklerini ben aşağıda tek tek yazacağım... en çok adına inatla klasik müzik denen müzikten etkilenmiştir bana göre ama onu aşağıda ayrıca yazmayacağım... sadece senfonik ana başlığını göreceksiniz, o klasik müzik çağrışımı yapabilir ama pek de yapmaması gerekir... prog rock türlerini anlayabilmek için, hedef eserin hangi türlerden daha fazla yada hangi oranlarda beslendiğine bakmak gerekir... burada bile bir ağırlık söz konusudur!... diyelim ki; elinizde tam olarak yada ağırlıklı olarak hangi alt türe ait olduğunu anlamak istediğiniz bir eser var... eser dediğim, bildiğimiz parça yahu... aşağıdaki tanımlamalardan yola çıkarak, o parçanın ne olduğunu analiz edebilirsiniz... not ben çok detaya girmeyeceğim çünkü prensip olarak bilmediğim konulara derinlemesine dalmam... bu konularda da uzman olduğum söylenemez... bildiğim kadarıyla... daha bilgili sitelere gidin bakın... psychedelic psychedelic [en korktuğum yer] bunun nasıl telaffuz edileceği konusunda bile sayfalarca tartışma okudum ben... bir de anlatmasını düşünün!... antik yunancadan gelen psyche ve deloun kelimelerinin bir araya getirilmesiyle elde edilen bir ifadedir... psyche; öz, can, ruh, maneviyat vb anlarında kullanılır... deloun ise; görünür kılmak gibi bir şeydir... birlikte ifade ettikleri anlam ise; zihinde yada ruhta olanın, manevi olanın görüntüsüdür... subjektif olanın görünür olmasıdır... halüsinasyondur... özetle; uyuşturucunun ön planda olduğu müzik türüdür... fotoğrafı da böyle bir şeydir... tipik... savaşma seviş, uyuştucu al, dünyayı güzel gör, carpe diem falan filan... bu psychedelic bile başlı başına apayrı bir yaşam tarzıdır... tıpkı progresif gibi ayrıca ele alınması gereken bir kavramdır... müzik olarak baktığımızda da soul dan hip-hop una, trancesine, batısından kuzeyine kadar farklı farklıdır... ELOY - Ocean 1977 senfonik senfonik benim kafamda canlanan resmi tıpkı senfonik prog rock grubu camel in rajaz albümünün kapağı gibidir... ne kadar farklı değil mi?... tam olarak anlatıyor senfonik kavramını... ve progresif anlayışından ne kadar da farklı! ama senfonik prog, en temel progresif alt türlerinden biridir... antik yunancadaki symphonia dan anlam almaktadır ve ses uyumu yada sesdeşlik olarak ifade edilebilir... yukarıda yazdığım hemen hemen her şeyin tam da zıttı gibi değil mi? ama progresif müzik içinde bu ses birlikteliği ve ahengi de çok önemli bir yer tutar... senfonik tarzda tam bir uyum söz konusudur... tıpkı yukarıdaki develerin yol alışı gibi... progresif müzik; birbirinden çok farklı hatta çoğu zaman birbirine taban tabana zıt bakış açılarını ve tarzları aynı potada bile eritebilmektedir çoğu zaman ve daha önce belirttiğim gibi, farklı oranlarda bir araya da getirilebilir... getirmeyebilir de... çoğunlukla ya odur ya da bu... Foxtrot - Genesis 1972 metal metal nerden başladım bunları yazmaya... öfff valla sıkıldım... metal, bildiğiniz metal işte... heavy metal... bu sınıflandırmayı farkındaysanız müzik ile ifade etmiyorum çünkü kavramların anlaşılması lazım ki progda bir araya gelebilsin... heavy metal müziğin türü ama akıllarda doğan kavram ne?... mesela yandaki foto olabilir... metal soğuktur... karanlıktır... çok güçlü ve ağırdır... korkunç gelebilir... tehlikeli ve öldürücüdür... metal tarz; kötüyü daha kötü ile, gücün verdiği zararı daha büyük bir güçle anlatmaya çalışır... hayatın anlamını ölümle anlatır... barışı savaşla, güzeli çirkinle... serti gösterip, yumuşağı sen anla artık der... Liquid Tension Experiment 1998 caz füzyon caz füzyon aslında fiziko-kimyasal bir kavramdır... iki şey birleşir ve daha ağır bir şey çıkar ortaya... çekirdek füzyonu gibi... şimdi mecburen müzikal olarak bakacağız olaya... funk, ritim & blues, rock filan birleşince füzyon gerçekleşiyor... caz yaklaşımıyla ve elektronik efektlerle rock yapmak gibi bir şey... nasıl anlatılır ki bu yahu... caz rock ifadesi de kullanılıyor sıklıkla ama füzyon daha farklı... rock ve cazın bir araya gelmesi işte yahu... manyakmıyım neyim uğraşıyorum 10 saat ifade edeceğim diye örneklerini verince anlaşılır nasıl olsa yada gidin youtube da izleyin, dinleyin anlayın... bu bütün diğerleri için de geçerli... gidin bakın işte yahu... tamam bitti yazı... şu foto gibi bir şey işte... miles davis yazın gelir yada john mc lauglin... Mahavishnu Orchestra you know you know avant-garde avant-garde aslında fransızca bir ifade... dilimizde avangard olarak da geçmiş denebilir ama çoğu zaman aslına sağdık kalınarak yazılır... "garde" aslında askeri bir terimdir... türkçede "gardını al" olarak ifade edilir ya aynen öyledir... avant ise "öncü" yada "önden giden" anlamlarında bir kelimedir... yani anlayacağınız, bu avant-garde ifadesi de aslında sadece müzikte değil, bir çok alanda kullanılan bir terimdir tıpkı progresif gibi... avant-garde, sanatta yada benzeri alanlarda "o işin öncüsü" yada "deneyen" anlamında kullanılmaktadır... experimental müzik deriz ya... yani deneysel... odur... ama aslında müzikte avangard ve experimental arasında fark da [bence] ciddidir... yani deneysel müzik olarak ifade edilen her müziğe avangard deyip geçmek çok hatalıdır... avangard müzikteki öncülük, deneysel müzikten çok farklıdır... gelenekselliğin dışına çıkış ve öncülük edilen konuda ciddi değişimlere sebep olma durumu ön plandadır... günümüzde siyasetten sanatın bir çok türüne kadar avant-garde ifadesi çoğu zaman "experimental" yerine de kullanılabilmektedir... bu yönüyle bakıldığında; avant-garde besteciler, resmen yeni bir çağ yada çağ denemese de dönem açmış bestecilerdir... stravinsky gibi mesela... "modernizm" ile aynı kefeye koyan da var... belki ama yine bence alakası yok... Frank Zappa & Mothers of Invention 1973 ben kendimce yukarıdaki köşe taşları ile prog türleri için bir motif çizmeye çalıştım... bence ana referans noktaları bu kavramlardır... bu türlerden sadece birine dahil edilebilecek grup ve albüm sayısı hatta parça sayısı bile çok fazla değildir...benim yukarıda çok kabaca bahsettiğim kavramlar dışında progresif alt türleri de oldukça fazla ama hem ben o ayrımları yapabilecek kadar aşmış biri değilim hem de bırakın prog alt türlerini ve yakın türlerini, ben müziğin bu derece dallanıp budaklanmasını zaten çok saçma ve gereksiz buluyorum... hatta geri zekalılık olarak bile görüyorum diyebilirim ama demedim! ... neymiş efendim neo rock mış!... art rock mış... power metalin proguymuş... daha neler neler var... elektroniği de var bu progun, trance filan da... eklektiği bile var aslında ona hiç lafım yok... eklektik de çok geniş anlamı olan bir kavram ancak galiba müzikte şöyle bir şey oluyor "biraz ondan, biraz bundan, birazcık eskilerden, azcık gelecekten; her şeyin en iyisini alıp, ortaya karışık janjanlı bir şey koyayım"... eğer böyle ise ki gerçekten bilmiyorum hoş şeyler olabilir de olmayabilir de... yapana bağlı... mesela koskoca king crimson u eklektik prog olarak kabul eden çok fazla... eklektik de zaten en az progresiflik kadar önemli bir kavramdır... bir de zeuhl var ki; prog rock, senfonik rock, füzyon, klasik, avangard gibi şeyleri birleştiriyorsun... işte ben bunların hepsine birden progresif müzik diyorum geçiyorum... uğraşamam power metalin az medievalinin üzerine avangard füzyonlar eklenmiş neoklasik pronto bilmem nesiyle filan... siz de uğraşmayın derim... sadece hoşunuza gideni dinleyin geçin... ama yine de prog rock yelpazesi içinde alt tür olarak kabul edilmekte olan önemli türleri yazayım, dileyen kendisi derinlere insin... prog metal, avant-garde prog rock, senfonik rock, neo-prog, space rock, krautrock, zeuhl, italian prog rock... wagnerian rock bile var... müzikte progresiflik döndük dolaştık, en başta sorduğum soruya geldik... benim yazı da tıpkı progresif müzik gibi tam anlaşılamaz ve algılanamaz oldu ama mazeretim de hazır; gerçekten "müzikte progresiflik" öyle kolay kolay anlaşılabilir ve algılanabilir bir şey değil... progresif müzikte yukarıda bildiğim kadarıyla anlatmaya çalıştığım ana ve temel müzik tarzlarından tatlar vardır değişen oranlarda ama yine de yeterli değildir... yeterli olmamasının sebebi; zaten o türlerin her birinin fazlasıyla mevcut olmasıdır!... progresif müzikte avangard yada metal tat alabilirsiniz ama sonuçta avangard ve metal tarzlar zaten ayrıca varlar!... buradaki progresifliği yaratan aslında hem müzisyendir hem de dinleyici!... evet, dinleyicinin progresifliği de çok önemli... dünyadaki progresif müzik uzmanlarını toplayın; dinleteceğiniz bir müzik birine göre progresif gelecektir, bir diğeri "prog unsurlar içeriyor" diyecektir, biri de çıkıp "bu prog değil" diyecektir... o derece ayakları tam yerde olmayan bir kavramdır progresiflik... bir müzik parçasının bile sadece bir kısmını dinlediğinizde prog bulmayabilirsiniz ama tamamını dinlediğinizde muhteşem bir prog olduğunu anlayabilirsiniz... bu derece tuhaf bir kavramdır müzikte progresiflik kavramı... çok genel olarak kabul gören ve benim de makul bulduğum bakış açısına göre; "alışılmışın dışında" sound, ritm, zaman ve yapıya sahip müziklerde progresiflik, alışılmışlığın dışına çıkıldıkça artıyor... tabii yine başa dönüyoruz çünkü alışılmış nedir?... kendi bakış açımla tarif edeyim müzikteki progresifliği yukarıdaki "progresif müzik nasıl anlaşılır" başlığında saydığım 9 maddenin en az 3-5 tanesi varsa, o müzik progresiftir... benim saydığım ve saymadığım ne kadar çok madde varsa, progresiflik o derece artar... asla tek başına tek bir madde progresiflik için yeterli değildir ve müzikteki bu kriterlerin yoğunluğu ne derece fazla ise, o müzik o derece progresiftir... mesela tek başına uzun bir müzik olması yetmez ama uzun, ritmi sürekli değişen, hikayesi olan ve özellikle "virtüözitesi yüksek" müzisyenlerce çalınmış olan bir müzik; büyük ihtimalle yüksek oranda progresiftir denebilir... progresif müziğin hikayesi tarihte hiç bir müzik türü öyle damdan düşercesine başlamadığı için, progresif müzik de zort diye ortaya çıkmamıştır tabii... bilindiği üzere, dünya 1900 lü yılların ilk yarısında durmadan savaşmış, geri zekalı gibi iki tane dünya savaşını 30 - 40 yılın içine sığdırmayı başarmıştır... çok da ilginçtir ki; bu süreç içinde her şey değişmiştir... ileri gitmiştir demek ne derece doğrudur bilmiyorum, bu sebeple değişmiştir diyorum... aşağıdaki paylaşımlarımda "çok çok kabaca" müzikle ilgili bazı konularda tarihsel değişimlerden bahsetmiştim; okuyun da sayfama bi katkınız olsun... caz yapma zaman içinde gitar django reinhardt belgeseli müzik ve siyaset silindirden dijitale orgçingene müziği orta çağdan günümüze hurdy gurdy eve gelen konser dünyanın en hızlı halini yaşayan nesil her şey yavaş yavaş değişiyor, başta teknoloji olmak üzere bazı şeyler durmadan gelişiyor ve tabii değişimlerden ve gelişmelerden müzik de fazlasıyla nasibini alıyor... hatta durmadan değişen şeylerin başında geliyordu müzik çünkü müzik hayatımızın aslında tam da ortasında... müzikteki hızlı değişim şu anda pek de yok gibi ama ileride ne olur bilemem... neyse dönelim progresife... insanların durmadan savaştığı yıllar süresince savaşlarda kullanılan teknoloji denizaltı, roket, silahlar haricinde değişimi hiç bırakmayan sanat dalıdır müzik... 1800 lerin sonundan itibaren gelişen türler çok kaba ifade ile; caz ve türevleri ile rock olmuştur... klasik müzikte de yeni bir döneme girilmiştir... tabii bunlar benim yazıp geçtiğim gibi basit değil, dallı budaklı... mesela swing dönemi filan gibi şeylere girmiyorum yada sonrasında hayatımıza giren fusion gibi... 1950 lerin sonlarından itibaren rock and roll da yetmemeye başlamış, özellikle o dönemlerden itibaren yeni arayışlar ve deneysel çalışmalar gündeme gelmiş... müzisyenler; "yahu elimizde caz ve türevleri var, eskiden gelen klasik müzik var; biz neden bunları bir araya getirmeyelim ki, değişiklik olur, belki tutar" demişler... tutmuş da zaten... rock müzik; geleneksel yapısından sıyrılmaya ve yukarıda bahsettiğim caz ve füzyon ile ve özellikle klasik müzikten gelen etkilerle birleşmeye başlamış; ortaya yavaş yavaş değişik tatlar çıkmış... özetle; klasik+caz+rock bir potada eritilmeye başlanmış, rock enstrümanları yaygın olarak kullanılırken, içine ondan bundan da karıştırılmaya başlanmıştır... parçaların sözlerinde de değişimler gerçekleşmiş "ay aşık oldum hayat ne güzel hopluyorum zıplıyorum" gibi ifadeler yerine daha felsefik, bilimsel ve çoğu zaman da mitolojik, destansı hikayeler anlatılmaya başlanmış... olmuş sana progresif müzik... o dönemlerde müzisyenler yaptıkları müziği "progresif" olarak tanımlamışlar mıdır? bilmiyorum... bilmiyorsam, neden yazıyorum bu mereti... bence bu tanımlama daha sonraki yıllarda yapılmıştır... yani şimdi biz yapıyoruz o tanımlamayı... mesela bizim o "anadolu pop" dediğimiz akıma dahil müzisyenler neden bu ifadeye sadık kalmışlardır ki? aslında o müziklerin neredeyse tamamı bugünkü progresif tanımına cuk diye oturuyor!... yukarıda 9 maddede ve sizin ekleyeceğiniz maddelerde geçen bütün değişimler 1960 lı yıllarda, özellikle bu yılların ikinci yarısında ortaya çıkmaya başlamıştır... rock müzikte ritimler değişmiş, parça yapıları değişmiş, parça süreleri uzamış, sözler neredeyse tamamen değişmiştir... bu değişimleri yapabilmek için ise; çok ileri bir kültür, bestecilik, enstrüman hakimliği gerekmektedir... bu sebeple bu müzisyenler; özellikle klasik müziği iyi bilen, mürekkep yalamış ve müzisyen tabiriyle "eşşek gibi çalan" müzisyenlerdir... bu değişime ayak uyduramayanlar ise geri planda kalmaya başlamışlardır... tabii ben bu süreçte "pop" tan bahsetmiyorum... pop olarak tabir edilen müzik de kendi yolunda devam etmektedir... bu süreçte caz ve blues gibi türler de yollarına devam etmişlerdir... caz da kendi yolunda çok büyük adımlar atmıştır... o konular ayrı... daha önce yazdığım gibi; prog rock öyle lönk diye gökten zembille inmemiştir ama 1967 yılı öncesi biraz şaibeli bulunabilir... bir çok uzmana göre progresif müziğin başlangıcı olarak the beatles grubunun "sgt. pepper's lonely hearts club band" albümü görülmektedir... tabii genel olarak bu albüm kabul ediliyor ama ben daha eski örnekleri olduğunu düşünüyorum!... yani bence ilk albüm bu değil... progresiflik içeren daha eski müzikler çok aslında... ben şu beatles ı hiç sevemedim bir türlü... progun başlangıcı olarak da görmüyorum ama genel kabul o yönde ve ben de hiç olmazsa saygı icabı aşağıya fotosunu koyayım dedim... kişisel fikrim prog ilk insandan beri vardı... son insana kadar da olacak... sadece mecburen uykuya daldı biraz... yarı uyur, yarı uyanık... sgt. pepper's lonely hearts club band de öyle ilk prog albüm filan da değildir... saçmalık bence... procol harum filan da değildir... neo prog vs çıkardılar başımıza... bence müziğin neosu filan da zırvlıktır... adına klasik denen müzikte de yeni müzik akımı var... bence müzik, müziktir... kaldı ki; zaten bugün prog rock'ın babaları dediğimiz grupların hiç biri müziklerini prog rock olarak tanımlamamışlardır... sonradan kondu bu isimler... tıpkı klasik müzikte moonlight sonata dendiği gibi... yahu yok öyle bir şey... sgt. pepper's lonely hearts club band bu albüm beatles ın son albümlerinden biridir ve en başarılı albüm olarak kabul edilmektedir aynı zamanda film müziğidir... art rock ve psychedelic karışımıdır... albümün çok büyük bir başarı kazanmış olması da diğer gruplara ilham kaynağı olmuştur... progresif müzik özellikle ingilterede kendine hızlı bir yayılma ve yaşam alanı bulmuştur... tabii burada ingilterenin müziğin beşiği olmasının da rolü çok büyük... aslında progresif müziğe en uygun alt yapıyı sağlamakta olan klasik müziğin ingilterede çok zayıf olması da ilginç ve üzerinde tartışılabilecek bir konu... prog rock'ın doğumunda temelde iki önemli konu var... birincisi pink floyd'un space rock tarzını oturtması, diğeri de procol harum, moody blues ve nice gibi grupların rock'a deneysellik katan tarzları... bu iki konunun tutması sonucun da, prog rock hızla gelişmeye başlamıştır... 1967 yılındaki bu başarıdan sonra; 1970 yılı civarında progresiflik rock müziğine iyice burnunu sokmaya başlamıştır... o dönemdeki neredeyse bütün başarılı gruplar az yada çok yoğun biçimde dalmışlardır bu yapının içine ve kimi çok başarılı olmuştur, kimi de silinip gitmiştir... o grupların bir çoğu bugün de o döneme yakın bir başarı ile devam etmektedirler yollarına... bu noktada şunu sıkıştırayım araya; [bence] bugün artık o progresiflik can çekişmektedir... var tabii yeni grup ve müzisyenler filan doğal olarak ama bugünkü progresif müzik yapanların da çok büyük kısmı hala daha o eskilerdir... bence prog rock uykudadır ama farkında değiliz... bunun da sebebi çok basit; günümüz dünyası "hızlı ve kolay" yaşamaktadır... ayaküstü hamburger yiyen herif mi yapacak ve dinleyecek prog müziği?... güldürmeyin beni... tabii ki hala daha yapan ve dinleyen var ama ruh yok!... ruh!... D hiç işim gücüm yokmuş gibi, kalkıp da bütün prog tarihini yazacağımı zannettiyseniz yanıldınız... ben de hamburger yiyen herifin tekiyim sonuçta... manyakmıyım ben uzun uzun yazacağım... doğumunu ve uykuya dalışını yazdım işte... ortasını da aşağıda "önemli grup ve müzisyenler" şeklinde yazıp, bitireceğim... aşağıdaki gibi bir şey de buldum, koydum, bitti bu iş... zaten bunu çevirmeye de gerek yok... ne yani r&b yada rock kelimelerini mi çevireceğim...bununla idare edin... yalnız bu fotoğrafta çok dikkat çekici bir unsur var, değinmeden geçmek olmaz... bakın; psychedelic ve progresif rock, müzikte birleştirici ve zenginleştirici rol oynuyorlar... ama daha sonraki yıllarda dallanma ve budaklanma ne kadar çok artmış!... iyi mi?... dallanıp budaklandıkça, her şeyin suyu çıkar, zaten çıkmış da... aşağıda yazdım 1974 ve sonrasını... progresif rock gelişimi ve türleri offf baygınlık geldi valla... bu progun her nanesi böyle bitemeyen şeyler... bu sebeple; prog asla ve asla toprak olmaz!... korkmayın... gerçek progresiflik insan tarihi kadar eskidir ve insan yaşadıkça progresiflik mutlaka olacaktır... o taş yontarken ıslık çalan mağara adamları vardı ya? işte onların bile bir kaçı büyük ihtimalle progresif çalıyorlardı ıslığı... ama altın çağlar yaşar mı? onu da bilmiyorum... yahu ben hiç bir şey bilmiyorum; siz de gelmişsiniz okuyorsunuz.. hehe... prog hep vardı! evet... ne yani? şimdi o pırıl pırıl klasik besteciler progresif değiller miydi?... 1970'lerden bugüne kadar yaşanan o progresif rocktan çok daha fazla progresiftiler... bazıları tabii... jethro tull pink floyd moody blues procol harum the nice yes king crimson genesis emerson lake and palmer focus gong camel gentle giant mike oldfield rush marillion van der graaf generator the mars volta spock's beard ben belki progcuların ezbere sayacağı yukarıdaki listeye biraz eklemelerde bulunmuşumdur... en önemli 5 olarak kabul edilen grupları da ayrıca belirteyim ki ayıp da olmasın onlara; genesis, pink floyd, yes, king crimson ve jethro tull... tabii ben burada kendi görüşümü yazmıyorum, genel kabul gören şeyleri yazıyorum çünkü bu prog işi olabildiğince elastik... mesela ben procol harum'u progresif kabul etmiyorum... moody blues da öyle... bu listeye dream theater, opeth vs gibi isimler de eklenebilir ama bu durumda eklenmesi gereken daha bir çok grup çıkar... mesela ilk aklıma gelen gazpacho... steven wilson eklenmezse olmaz, adamı döverler... işte bu yüzden bu yazının bu kısmında çok da özgür davranmak yanlış olur... özellikle prog rock'a ısınmaya çalışan kişilere hatalı yol göstermiş olabilirim diye böyle 2 arada 1 derede bir liste oldu bu... yani "bence" ile "genel görüş" arasında kaldım... deep purple vb gibi bazı önemli gruplar bence genel görüş içinde de yer almalı ama napalım... daha kişisel ve derin bir prog rock sayfası oluşturabilirsem, orada sadece kendimce davranırım artık... mesela steven wilson yazdığım anda peter hammill de yazmak zorundayım ben aslında ama van der graaf yazmışız... neyse... bu işler komik işler... mesela ilk prog albümün sahibi olarak yazılan çizilen beatles bu listede yok... arkadaş, adamların albümü ile prog tarihini başlatıyorsunuz ama hiç bir yerde adamların adını geçirmiyorsunuz... bu gruplar; diğer bir çok daha az tanınan grupla birlikte, başlangıç yada doğum aşamasını oluşturmuşlardır denebilir... 1969 yılı ve sonrasında en parlak dönemini yaşamıştır prog rock... 1974-1976 yıllarında, ilk parıltı kalmamış, yavaş yavaş gerilemeye başlamıştır da denebilir ama tabii bu gerileme dediğimiz durum aslında sadece tepe noktasının artık yaşanmış olması anlamına geliyor... yoksa gerileme olup da iş bitmiş anlamında değil... 1980 lere kadar aslında parıltılı dönem denebilir... insanoğlu durur mu! anında anti-progresif hareket de başlamış 1970 lerin ilk yarısında... ve tabii prog karşısında pek de direnememiş... prog ve glam rock a karşı bu hareket ise; pub rock... adı üstünde; rock müziğini bara indiren akımdır... amerikan folk ve ritm and blues etkisi de yüksektir bu reaksiyonda... galiba tıpkı caz gibi rock müziğini de kulüplere sıkıştırıp, elitleştirmek istemişler ama çok da salakça bir şey sonuçta... hatta bu reaksiyon 1974 yılında oluyor yani progresif rock altın çağını yaşarken... geri zekalılar işte... amerikan tarzı!... neyse... bir de punk rock var ki; tam prog rock ın tersi... basit, salakça kısa şarkılar... pehhh... savaş var tabii müzik endüstrisinde... progresif yapamayanlar ne yapsınlar? aç mı kalacaklar... pastayı tırtıklamaya çalışmışlar ama olmamış... sex pistols denen punk rock gruptan johnny rotten, üzerinde "pink floyd dan nefret ediyorum" yazan tişörtler giyerek çıkmış sahneye filan... ne kadar basit bir davranış... ben böyle yazıyorum ama ne yazık ki bu punklar başarılı da olmuşlar!... yazdım az önce yukarıda; insanoğlu artık kolaycıdır çünkü... punk akımı sebebiyle prog albüm satışları düşmeye başlamış 1970 lerin ikinci yarısında!... yaaa öyle işte... olmuyor bu işler "proglar ölmez" demekle... öldü çoktan diyorum, inanmıyor kimse... en ufacık tökezlemede prog gruplardan kopmalar başlamış... mesela peter gabriel genesisten ayrılmış ve solo çalışmaya başlamış... gibi... benim hiç sevmediğim phil collins liderliğinde devam eden genesis grubu da hiç sevmem genesisi de pop a kaymıştır... genesis pop a kayınca satışları tavan yapmıştır!... 1980 li yıllarda!... anladınız?... yes grubu ise prog arenasında, bölünmeden önce en üst satış rakamlarına ulaşmış olan gruptur... yes grubu da tıpkı genesis gibi sonradan pop ağırlıklı parçalara kaymıştır... anladınız?... pop pop pop... adı zaten "popüler" olmaktan gelen bu ne olduğu belirsiz pop müzik böyledir işte... tanımlanamaz, ifade edilemez, şekil değiştirir durmadan ama para oluk gibi akar... neden anadolu progresif müziğine anadolu pop denmiştir? anladınız?...... sonraki yıllarda dream theater ve benzeri gibi yeni gruplar bu bayrağı devralmışlardır ve benim bütün olumsuz bakış açıma rağmen; bugün progresif rock oldukça önemli bir kesim tarafından ilgiyle ve yıkılmaz bir şekilde dinlenmektedir... çünkü daha önce belirttiğim gibi, "müzikte progresiflik asla son bulmaz" ama burada iki bakışı birbirinden ayırmak lazım; birincisi "gerçek müzik" ikincisi "piyasadan pay kapma müziği"... genesis ve yes piyasaya göre yön bulmuşlardır ama mesela king crimson doğru bildiğini yapmıştır gibi... ben burada sadece belli başlı gruplardan bahsettim ve alt türlere göre de ayrım yapmadım... örneğin hiç bahsetmediğim bir "italyan prog" var ki, dillere destan güzelliktedir... o ayrımlara hiç girmedim... "aaaaa hiç falancadan bahsetmemiş, ne biçim herif bu" demeyin... yada deyin canım bana ne...
pop müzikte nasıl dans edilir